ADALET GÖZYAŞI DÖKERKEN, ADALET MAKAMINDAKİLER NE YAPIYOR?
HİKMET SOFU
 
HAŞİM KILIÇ: ‘BU FİİLİ DURUMUN BİR HUKUK DEVLETİNDE OLMAMASI GEREKİR’
Anayasa Mahkemesi eski başkanı Haşim Kılıç, Yargı başkanlarının Cumhurbaşkanı ile ziyaretlere katılmasına, “Böyle bir dönemde Yargıtay, Sayıştay ve Danıştay başkanlarının böyle birlikte seyahat etmesi fevkalade zarar verici ve yargıya gölge düşürücü bir davranıştır.” dedi…
Bir haber sitesinin 28.05.2016 tarihli haberine göre, Haşim Kılıç, Cumhurbaşkanına da şu göndermeyi yaptı:
“Partisiyle bağlantısının resmen olmasa bile devam ettiğini hepimiz görüyoruz, bu bağın devam etmesi çok rahatsız edici. Bu fiili durumun bir hukuk devletinde olmaması gerekir. Kaymakamları karşınıza alıp, ‘Anayasa’yı, yasaları bir tarafa koyun, siz kendiniz bir karar verin’ gibi bir değerlendirmeye tabi tutarak hukuk devleti üzerinde onarılması imkansız zararlar açmak bence bir cumhurbaşkanı için olmaması gereken şeyler.”
 
ADALET CUMHURBAŞKANI İLE ANADOLU YOLLARINDA: ‘DEMİR ASA, DEMİR ÇARIK’
Mayıs ayında Yüksek Yargı başkanları Cumhurbaşkanı ile Rize’de çay topladılar. Kırşehir’de Ahilik Haftası şölenlerine katıldılar…
Cumhurbaşkanı, bir AKP’li başkan gibi davrandı, konuştu, fotoğraf verdi... Yüksek Yargı Başkanları da alkış tuttu… Eleştirileri Yargıtay Başkanı ‘resmi gezi’ diye niteledi...
AKP iktidarı Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay’ın yetkilerini sınırlandırmak ve yeniden yapılandırmak için yasa üzerinde çalışırken bu ziyaretler Başkanların tatile çıktığı izlenimini oluşturdu...
 
KUTULMUŞ: ‘YARGI CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINA BAĞLIDIR’
Numan Kutulmuş kaş yapayım derken göz çıkaracak müthiş bir gaf daha yaparak tarihe geçti…
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, 30 Mayıs’ta Çankaya Köşkü’nde basına yaptığı açıklamada Yüksek Yargı ile ilgili şöyle dedi:
“Yargı kurum ve kuruluşları Cumhurbaşkanlığı makamına bağlıdır. Yüksek yargı mensupları başkanları Cumhurbaşkanı çağırdığı zaman toplantıya katılırlar, yadırganacak bir husus değildir. Cumhurbaşkanı ne bu toplantılarda onların yargı faaliyetlerine müdahale etmiştir ne de çay toplama faaliyetlerine katıldıkları zaman yargı bağımsızlıklarını ihlal etmişlerdir.”
Kutulmuş, bunu bilgi yetersizliğinden mi; yoksa Cumhurbaşkanı ve Yüksek Yargı Başkanlarını kurtarmak için mi söyledi tartışmaları ve eleştiriler üzerine bir gün sonra bu açıklamasını düzeltmeyi tercih ederek şöyle demek zorunda kaldı: “Açıklamamda, ‘Türkiye Cumhuriyeti’nde yargı, kurum ve kuruluşları da nihayetinde son olarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en üst makamı olan Cumhurbaşkanlığı makamına bağlıdır’ demişim. Bağlıdır kelimesi fazla olmuş ama burada, ‘bağlıdır’dan kastım, ‘gözetir’, ‘ilgilidir’ tabiri manasındadır.”
 
CİRİT: DEVLET PROTOKOLÜNÜN GEREĞİ
Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la birlikte Rize ve Kırşehir’deki programlara katılmasına ve Erdoğan’ın konuşmasını alkışlamasına yönelik eleştiriler üzerine yaptığı yazılı açıklamada şu cevabı verdi:
“Bahse konu edilen gezilere ve toplantılara katılmam, resmi kurum ve kişiler tarafından, temsil ettiğim makam nedeniyle devlet protokolünün gereği olarak şahsıma yapılan davetlere icabet etmekten ibaret olup, gezi ve toplantılara yönelik yapılan haber ve yorumlar insani ve vicdani olmaktan uzaktır. Bu resmi gezi ve programlarda devletimizi ve milletimizi temsil edenlerle birlikte olmak son derece doğal karşılanmalıdır. Bu gezi ve programlarda gurur ve onurla temsil ettiğim Yargıtay’a zarar verici herhangi bir hareketin olması söz konusu değildir.” … “Kurumumuzu yıpratma ve kamuoyunda algı oluşturma amacını güden bu haber ve yorumların devam etmesi halinde yargının saygınlığını korumak amacıyla gereken yasal yollara başvuracağımı tüm kamuoyunun bilgilerine saygıyla sunar, asılsız haberlerin takdirini kadirşinas halkımızın yüksek öngörüsüne bıraktığımı belirtmek isterim.”
 
ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANI ASLAN DAVETE KATILMAMIŞ…
Cumhurbaşkanı, Rize ve Kırşehir gezileri için Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’a da davetiye göndermiş. Ancak Arslan’ın, yargı bağımsızlığı ve saygınlığı yıpranır endişesiyle davete icabet etmediği basına yansımış…
 
FİİLİ DURUM, YASAL OLMAYAN BİR DURUM!..
22 Mayıs 2016’da AKP Genel Başkanı seçilen Binali Yıldırım şöyle demişti: “Yapmamız gereken en önemli iş, fiili durumu yasal hale getirmek…”
Rıfat Albuz da şöyle yazmıştı: “Erdoğan olmadan bu dava olmaz, bu dava olmadan da Yeni Türkiye kurulamaz!” (Ahmet Rıfat Albuz, Kongre ‘Erdoğan’ dedi, Yenişafak, 23.5.2016)
Adalet Bakanı ve AKP’nin 3. Olağanüstü Kongresi divan başkanı Bekir Bozdağ: “Sayın Cumhurbaşkanım, biliyoruz ki fiziken aramızda olamasanız da manen aramızdasınız. Halkımızın dediği gibi, partimiz ‘Tayyip’in partisidir ve Tayyip’in partisi olarak kalmaya devam edecektir.” demişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da şöyle demişti: “Kısa zamanda Cumhurbaşkanı'yla siyasi kadrosu arasındaki iklimi olumsuz etkileyen bu çarpık uygulamanın giderileceğine inanıyorum”
 
‘ALIŞACAKLAR’
Yargı başkanlarının gezilerine katılmasına gelen eleştirileri yanıtlayan Erdoğan, “Yargının da yasamanın da yürütmenin de cumhurbaşkanıyım. Bunlara alışmadılar, ama alışacaklar” dedi. Cumhurbaşkanının açıklamaları şöyle:
“Siyasi parti genel başkanı değilim. Yüzde 52 oy alarak seçilmiş bir cumhurbaşkanıyım. Yargı organının da cumhurbaşkanıyım, yürütmenin de yasamanın da cumhurbaşkanıyım. Böyle bir yaklaşımın içine giren bu muhalefet hala siyaseti öğrenemedi. Önce siyaseti öğrenmesi lazım. Bunlar Tayyip Erdoğan birine selam verse hesabını soracaklar. Bunlar boşa yoruluyor. Yargının başkanları ile temsil noktasındakiler ile seyahatleri rahatlıkla yaparız yasal ahlaki teamül olarak yanlışı yok. Bunlara alışmadılar bunlar ama alışacaklar. Daha çok böyle devletin milletin kaynaştığı şeyleri görecekler. Halkımızla beraber çay topladık. Güzel de bir seyahat oldu.”
 
AKP’DE BİR ALLAH ADAMI YOK MU?
Haşim Kılıç’ın dediği gibi, bir Cumhurbaşkanının kaymakamlara, ‘Anayasa’yı, yasaları bir tarafa koyun, siz kendiniz bir karar verin’ demesi ne kadar hukuki?
TBMM’nin, Cumhurbaşkanının, iktidarın ve yöneticilerin, ‘yargı’ya talimat verircesine söylemleri veya imaları veya ‘bizim aldığımız kararlara uygun dava açın ve karar verin’ demeleri, demokratik hukuk devleti kurallarına ne kadar uygun?
Yasama’nın, yürütme’nin ve yargı’nın birbirlerinin sahalarına girmeleri demokratik hukuk devleti ile ne kadar bağdaşır?
İktidarda ve AKP içinde, ‘yahu bizim bu yaptıklarımız düpedüz hukuksuzluk!’ diyecek bir Allah’ın kulu hukuku bilen yok mu?
“Koltuk için, AKP iktidarı için, ‘adalet’i katlediyorsunuz, lütfen robotlaşmayın, uyanın!..” diyecek bir insan yok mu?
Hoş! Doğruları söylemek için illa AKP’li olmak şart mı?

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.