ADALET ‘SOS’ VERİYOR, İKTİDAR SAVAŞLARI DEVAM EDİYOR
HİKMET SOFU

MENDERES’İ İDAM EDEN EMİR KULU MAHKEME…
‘KAÇ İSMAİL KAÇ!’, ERGENEKON, PARALEL YAPI, pkk BİTTİ Mİ?
İKTİDARIN GÖREVİ ADALETİ YAŞATMAKTIR…
Adalet mekanizması ‘sos’ verirken Başbakan’ın zafer sarhoşluğuna kapılmış danışman kadrosu, Sayın Başbakan’ı ve iktidarı geriye dönülmesi imkansız bir çıkmaza soktuklarının farkına varabilecek, hatadan dönebilecekler mi acaba?
 
FETHULLAHCILARLA EL ELE VERDİ TSK’YI TEMİZLİYOR
Oslo’da başlayıp Kandil ve İmralı’dan sonra Ankara’ya konuşlanan ve Cumhurbaşkanı Gül’ün Türkiye’nin 1 numaralı meselesi ilan ettiği ‘Birlik ve Kardeşlik Projesi’ olarak adlandırılan ‘Çözüm Süreci’nde(!?) hiç kimse kalmamış gibi pkk ve BDP’yi Kürt vatandaşlarımıza temsilci(!?) atayan iktidar, aynı zaman zarfında Ergenekon(!?) ve Balyoz davalarına da sahip çıktı. Bu davaları heyecanla destekledi. Başbakan ‘Ben bu davanın savcısıyım’ dedi. ‘Davaların arkasında siyasî irade var’ görüşü yaygınlaştı. Kamuoyunda Başbakan Erdoğan, Fethullahçılarla el ele verdi TSK’yı darbecilerden temizliyor algısı oluşturuldu…
 
TSK’YI, YARGIYI, KAMUYU FETHULLAHÇILARDAN TEMİZLİYOR…
17-25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrası Ergenekon(!?)-Balyoz davaları ile Gezi olayları kumpasmış gibi gösterildi, paralelcilerin işi dendi ve Fethullahçıların üzerine atıldı… Şimdi de iktidar bir ‘cadı avı’ başlatarak, Perinçek-İP-Aydınlık-Ulusal kanal, 28 şubatçılar ve Ergenekon(!?)-Balyozcularla el ele el ele vermiş TSK’yı, yargıyı, kamu kurumlarını, ‘paralel yapı’dan -Fethullahçılardan- temizliyor algısı oluşturuldu… Ergenekon davaları için de iktidar ‘Milli orduya kumpas kuruldu.’ ‘Biz yapmadık, cemaat yaptı!’ diyerek suçu ‘hizmet’ e yüklemeye kalktı…
‘Özel Yetkili Mahkemeler’i kaldıran Başbakan Erdoğan, Fethullahçı polisleri(!?) içeri alma operasyonundan bir gün önce yaptığı konuşmada, ‘özel mahkemeler’ kurulduğunu söylüyor ve şöyle diyor: “Herkes Hizmet’e karşı mücadelemizi biliyor, yeni hâkimler atadık, yarın göreve başlıyorlar ve bunlar paralel devlete karşı mücadelemizi yürütecekler, bize yardımcı olacaklar.”
 
‘NE İSTEDİLER DE VERMEDİK Kİ?’… ‘HİÇBİR ŞEY VERMEDİK’
Yine Başbakan başka bir konuşmasında da-‘ne istediler de vermedik ki?’ dediği Fethullahçılarla ilgili olarak, ‘hiçbir şey vermedik’ diyor, ‘inlerine gireceğiz’ diyor ve yıllarca beraber yürüdükleri yoldaşlarınca kandırıldıklarını, saflıklarının kurbanı olduklarını ilan ediyor…
Tüm bu gelişmeler karşısında bazı vatandaşlarımız, ‘Yoksa AKP iktidarı paralel yapıyla kavga eder görünerek devleti parti devletine mi dönüştürmek istiyor?’ endişesini yaşıyor…
T24’ten Arzu Yıldız (5.8.2014) şöyle diyor: “Herhalde yolsuzluktan darbe çıkaran iktidar çok yakında horozu yumurtlatıp öküzü buzağılatabilir.”
 
‘KAÇ İSMAİL KAÇ!..’
Türkiye’de adalet mekanizması ‘sos’ veriyor… Adalet’i en başta iktidar olmak üzere, muhalefet ve adalet çalışanları tüketiyor… Millet olarak biz de bu tükenmeye ne yazık ki yardımcı oluyoruz… Oysa adaletin olmadığı yerde ne ot biter, ne ateş yanar ne de baca tüter!..
Toplumun bir hukuk toplumu ve devletin de bir hukuk devleti olduğuna inanmak istediğimiz Türkiye’de soru şu olmalı: ‘Kaç İsmail kaç’ sözlerinin yankılandığı bir mahkeme salonunun hakimi ve savcısı ne kadar bağımsız, tarafsız ve adildir?
Böyle bir mahkeme salonunun Menderes ve arkadaşlarını güya yargılayan(!?) emir kulu Yassıada mahkemelerinden ne farkı olabilir? Başta Sayın Başbakan Erdoğan olmak üzere hemen hepimiz Yassıada mahkemelerinden ve Salim Başol’dan şikayetçi değil miydik? O zaman bu çifte standart niye? O zaman bu çifte standart bize yakışıyor mu? Yoksa intikam peşinde koşacağız diye ne yapacağımızı mı şaşırdık? Bizim, adaleti tesis etmek, zulmü durdurmak gibi bir görevimiz yok mu?
 
İKTİDAR-FETHULLAH ORTAKLIĞI NİYE BOZULDU?
Allah aşkına doğru oturup, adil olalım ve doğru-dürüst konuşalım! Paralel yapı yok mu? Paralel yapı suçsuz mu? Paralel yapının bu hale gelmesine ‘ne istediler de vermedik ki?’ diyen iktidarın katkıları neler? Burada iktidarın kandırıldık demesi iktidarın kabahatini kapatabilir mi? İktidar ve ‘paralel yapı’ ortaklığını kim, niçin, niye bozdu?
Eğer iktidara ters düşmeselerdi Fathullahçıların kendi adlandırmalarıyla ‘hizmet hareketi’ ‘paralel yapı’ olarak suçlanacaklar mıydı? ‘Vatan haini’, ‘casus’, ‘haşhaşin’ damgası yiyecekler miydi?
 
pkk-kck PARALEL DEVLETİ ÖLDÜ MÜ?
Peki, pkk-kck’dan ne haber? pkk-kck paralel devleti ne alemde? Hani şu pkk’ya asker(?) toplayan, pkk güvenlik güçleri oluşturan, Türkiye içerisinde askeri eğitim yaptıran; vergi(?) toplayan; savcı-hakim atayıp pkk mahkemeleri kurarak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını yargılayan pkk-kck paralel devleti nereye gitti? Bitti mi? Davasından vaz mı geçti? Hadi iktidarı ve devleti uyuttu diyelim, ‘akil adamlarla’ Türk Milleti’ni de mi uyuttu?
Hani şu ‘“Kuzey Irak’ta özerk bir Kürdistan kuruldu. Başşehri Erbil’dir. Kuzey Suriye’de özerk bir Kürdistan kuruldu. Başşehri Kamışlı’dır. İran’da da özerk bir Kürdistan kurulacak. Başşehri Mahabad olacak. Türkiye’de de bir özerk Kürdistan kurulacak. Diyarbakır’ın ismi değiştirilerek “Amed” yapılacak. Başşehir Amed olacak. Bu 4 başşehir Avrupa Birliği’nde olduğu gibi yanlarına Ermenistan ve Ürdün’ü de alıp, sınırları da kaldırarak ‘ortak para birimine’ geçecek ve ‘Büyük Kürdistan Birliği’ hayat bulacak.” diye sayıklayan Osman Baydemir ve arkadaşları bu hedeflerinden vaz mı geçti?
Hadi bunlar iktidarı ve devleti uyuttu diyelim, ‘akil adamlarla’ Türk Milleti’ni de mi uyuttu?
Fethullahçı paralel yapısına ‘hayır!’ diyelim, ‘tamam, tamam’ da… Peki, pkk-kck paralel devletine kör müyüz? Yoksa çözüm süreci(!?) içerisinde pkk-kck paralel devleti eriyip şerbet mi oldu?
 
BİZE ‘HUKUK DEVLETİ’ GEREK!
Hz. Peygamber’in, kanunu zayıflarına uygulayan, güçlülerine uygulamayan toplumlar için kıyamet -toplumsal yıkım- haberi veren buyruğundan ders alır mıyız? Kulaklarımıza küpe yapar mıyız? Yoksa çıkarlarımız(!?), koltuklarımız(!?) daha mı önemli…
Peki, Kanuni’nin yolunu kesen ve Kanuni’yi ‘kanun’a şikayet eden köylüyü hatırlıyor muyuz? Kanuni Sultan Süleyman yanlış yaparsa, O’nu ‘kanun’a şikayet edecek, hakkını yasal yollardan arayacak ve hakkını alacak bir vatandaş… Fazla söze ne hacet! İşte tarihe adını altın harflerle yazdıran ecdadımızdan evrensel bir adalet örneği… İşte adalet, işte adalet karşısında dokunulmazlığı olmayan Fatih ve Kanuni! İşte Fatih’e dokunabilecek donatıda bağımsız yargı, işte ‘hukuk devleti!..’
Tarihimizden ders alarak toplumumuzu ‘hukuk toplumu’, devletimizi ‘hukuk devleti’ yapmamız baş şart!..
 
ÖNCE ADALET, HER ŞEYİN BAŞI ADALET!..
‘Adalet mülkün temelidir.’ ‘Küfr ile olur ama zulm ile olmaz.’ Adalet çökerse devlet biter…
İKTİDARIN GÖREVİ, DEVLETİN VAZİFESİ ADALETİ TESİS ETMEK VE YAŞATMAKTIR…
‘Cüzdanı ile vicdanı arasında sıkışmış adalet’ istemediğimiz gibi, vicdanı ile iktidar arasına sıkışmış bağımlı adalet de istemiyoruz… Türk Milleti’nin isteği; ‘Türk Milleti adına’ karar verecek bağımsız, tarafsız, adil adalet mekanizması…
Kendi iç dünyasında adalet, kendine karşı adalet, başkalarına karşı adalet, herkese adalet. Güvenilen adalet mekanizması…
Doğru, dürüst ve güvenilir…
Adalet müessesesinin kararlarının herkesçe doğru, dürüst ve güvenilir olunduğuna inanılmak...

Bu konuda 1.6.2014'te çalışmasını bitirdiğim ancak internet ortamına koymayı atladığım bir başka yazımı internete taşıyarak eleştirilerinize sunuyorum. Lütfen bakınız: 'HUKUK, DEVLETİN GÜCÜNÜ SINIRLAR'



Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.