Bana göre; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Taksim’de yapılan etkinlikte yaşanan olaylar kötüydü ve düşündürücüydü. Ezan başlamadan birkaç saniye önce polis barikatına karşı başlatıldığını söylenen, düdük, davul, ıslık sesleri, ezanla birlikte yükseltilmeye başlanması düşündürücüydü. Hırslı ve kendinden geçercesine hareketlerde bulunan bu gurup sanki cahillerin organize etmiş olduğu bir karnaval gibiydi. Haberlerde bunun böyle olduğunu izledik. Bu durum herkese üzüntü oluşturdu ve itirazlara sebep oldu.

Bir gün sonrasında bu hareketlerin ezan ile ilgili olmadığını, kendilerini engellemek isteyen polislere karşı yapıldığının açıklamasını yapmış olmaları bile bu durumdan kendilerinin de rahatsız olduklarını göstermektedir.

Kaldı ki ezan, Türkiye gibi Müslüman toplumların olmazsa olmazlarındandır. Müslümanların olduğu her yerde, o ilahi çağrı yapılır ve yasaklanamaz. Kıyamete kadar da dinmeyecek, okunmaya devam edecek Allah’ın izniyle. Ezanın sahibi Allah’tır. O, onu koruyacaktır.

Benim esas üzerine durmak istediğim konu kadın haklarının marjinalleştirilmesi, basite indirilmesi ve saptırılmasıdır. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarındaki söylem ve pankartlardaki ifadeler esas üzülecek durumlar olduğunu düşünüyorum. Yıllarca emek verip elde ettikleri hakları basite indirgemeleri, birikimlerin basite indirgemelerine sebep olmuştur.

 

Belki, birebir şahsım görmedi ama basında yazılanlara baktığımda insana; bu istenenler hangi Türk kadının hakkı sorusunu sorduruyor, sormasına sebep oluyor.. Başlarının üstüne koymuşlar, “or…” pankartıyla ne demek istiyorlar? Bu hangi kadın hakkı..? Bir başka kartın birisinde “namus mu? Kirletmeden duramam” yazıyor. Ve pankartın altında zil zurna dans eden kadınlar… Bunu erkek yapsa, tecavüzcü erkek der dünyayı başına yıkardık değil mi?

Bir başka ilginç pankart; “Erilliğinize meme uçlarımızla başkaldırıyoruz.” Her yere cinsel organlar çizilmiş, her pankarta meme resimleri olduğu yazılıyor.
Yıllarca, kadını cinsel meta haline getiriliyor diye mücadele etmiyor muyduk? Bu kadın vücudunun ideolojik meta haline gelmesidir.. Bu arada da kapitalist sömürüye son sloganı atıyoruz.. İlginç, yine pankartlardan biri ne diyor bakın; “Fahişeyim, feministim.”  Bir pankart da “Yılın en sürtüğü.” Allah aşkına bu hangi Türk ve Müslüman kadın hakkı oluyor? Bu söz hangi eşitlik hakkı; kimi kime eşitliyor? Eşitlik istiyoruz ya… Hangi eşitlikle “istersem bedenimi satarım”a geçildi? Sürtüklükte eşitlik nasıl oluyor acaba… Bu nasıl bir aşağılanma? Kimi kime satıyorsun? Sen bir insansın/kadınsın, eşya mısın ki, satılıksın..
Bana göre en ilginç pankart da şu: “Kadına özgürlük  sevişiriz cenabet gezeriz tayip sanane yaşasın laiklik” (Tayip küçük harfle ve ne bitişik yazdım zira gerçeğinde öyle yazılmış). Bir başka ilginç olanı; yazının hemen yan tarafında altı ok ve hemen altında CHP yazılmış.. İlginç ve çok garip…

İşin bir başka yönü; bu etkinliğin içinde CHP İstanbul İl Başkanı ve bir milletvekilinin de bulunması. Yukarıda bahsedilen gibi kadın haklarıyla ilgisi olmayan söylemlerin yanında oluyorsun bir de üstüme gidiyorsunuz böyle bir şey olamaz dediğin ezan konusunda yapılanlara engel olmuyorsun. Islıkları, gürültüleri, davul seslerini bir sustur da bize iftira atıyorlar dediklerinizi utandırın. Nerede o düzgünlük..


CHP kuruluşundan bu yana, alfabeden kılık kıyafete, hukuktan ezana kadar uygulamalarını/icraatlarını “halka rağmen” yapmıştır. Bu konuda halkı en çok yaralayan, 18 yıl ezanın Türkçe okutulması uygulaması olmuştur. 

Allah’a çok şükür ki, 1950 genel seçimlerini Demokrat Parti kazanmış ve merhum Adnan Menderes önderliğinde ezan tekrar aslına dönmüştür. Bu vesileyle de Adnan Menderes, halkın gönlünde bitmeyen, düşmeyen bir yerdedir. Böylece de, darbeler hariç CHP’ye halk bir daha iktidar yüzü göstermemiştir. Bu taksim olayında CHP ile birlikte HDP de var. Geçmişte Türkçe ezan okunsun isteyen CHP’liler olduğu gibi Kürtçe ezan okunsun diyen HDP’liler de oldu. Yanlış hatırlamıyorsam, bu partinin adı BDP iken Kürtçe ezan okunmasının uygulamasını da yaptılar ama tutturamadılar ve vazgeçtiler.

Anladığım kadarıyla bu iki parti, “sandık ittifakı” dışında ezanı sabote etme hususunda da ittifak olmuştur. Batı’da Türkçe, Doğu’da Kürtçe ezan.. Allah korusun.. Çok kullanmak istemesem de işte sana “Beka Meselesi…”
Hoş kalın. 21 Mart 2019, Anamur. İsmet Kadıoğlu.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.