İktidar, Türkiye’de devlet olduğunu, iktidar olduğunu, hukuk olduğunu, adalet olduğunu dosta düşmana gösterebilecek mi?
İktidarın Nevruz kutlamalarını 19 Mart yerine tam gününde 21 Mart’ta yapmaya izin vermesi BDP, DTK, pkk ve kck’lıları çıldırttı. 18 Mart günü Diyarbakır ve İstanbul’da kanunsuz göstericiler çevreye büyük zararlar verdiler. Verilen zararın sadece İstanbul’da 1 milyon lirayı aştığı ifade ediliyor. Gösteriler bugün ve bugünden sonra da devam edecek gibi görünüyor. Bugün Batman’da ve Yüksekova’da yapılan gösteriler bunun işareti… Şimdi iktidara bir görev düşüyor: Bu zararı göstericilerden ve göstericileri tahrik edenlerden tazmin etmek, suçluları bulup yargılayarak cezalandırmak… Türkiye’de devlet olduğunu, hukuk olduğunu, adalet olduğunu göstermek… BDP, yasal bir parti gibi davranmasını ya öğrenmeli, ya öğretilmeli…
DEMİRTAŞ BU TAHRİK KONUŞMASINI TÜRKİYE DIŞINDA HANGİ ÜLKEDE YAPABİLİR?
Demirtaş 17 Mart’ta yaptığı açıklamada tam bir tahrik üslubuyla konuşuyor: ‘Yarın (18 Mart) Emniyet müdürlüklerinin, karakolların içinden çıkmasınlar.’ (Kürtler için) “evde oturma zamanı değil, meydanları, alanları doldurma dışında bir seçeneğimiz yoktur. Bütün Ortadoğu halklarını, Kuzey Afrika'nın geleceği belirlenirken, Türkiye'de yaşayan Kürt halkı bu dönemde sessiz kalırsa 100 yıl daha köle gibi yaşayacaktır.”
Demirtaş yaptığı açıklamada tam bir tahrikçi gibi konuştu: “…evde oturma zamanı değil, meydanları, alanları doldurma dışında bir seçeneğimiz yoktur. Bütün Ortadoğu halklarını, Kuzey Afrika'nın geleceği belirlenirken, Türkiye'de yaşayan Kürt halkı bu dönemde sessiz kalırsa 100 yıl daha köle gibi yaşayacaktır. Bütün hesap budur. Çocuklarımız, torunlarımız bizim çektiğimiz acıları çeksinler istemiyorsak, bu gidişatı durdurmak zorundayız. Bizler bir halkın kendi kaderini kendi elleriyle belirleme hakkını asla başkasına teslim etmeyeceğiz.”
“Valilik, emniyet suç işliyorsa, bizim tavsiyemiz yarın suç işlemeye devam etmesinler. Emniyet müdürlüklerinin, karakolların içinden çıkmasınlar. Gerginlik çıkmasın. Gerginlik yaratan kendileridir. Halk kendi nevruzunu kutlayacaktır.”
DEMİRTAŞ: ‘YARIN KARAKOLLARDAN ÇIKMASINLAR’
DHA’nın 17.3.2012 tarihli haberine göre Van milletvekili ve DTK Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk ile Diyarbakır’da BDP il binasında basın toplantısı düzenleyen BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş yaptığı açıklamada, İstanbul ve Diyarbakır'da valiliklerin izin vermemesine rağmen nevruzu kutlayacaklarını söyledi.
Polislerin karakollardan çıkmamasını isteyen Demirtaş, Diyarbakır'daki nevruz alanındaki ses cihazlarına el konulduğunu belirterek, "Valilik, Emniyet suç işliyorsa, bizim tavsiyemiz yarın suç işlemeye devam etmesinler. Emniyet müdürlüklerinin, karakolların içinden çıkmasınlar, gerginlik çıkmasın. Gerginlik yaratan kendileridir. Halk kendi nevruzunu kutlayacaktır" dedi.
‘MEŞRU OLMAYAN, ŞUÇ TEŞKİL EDEN KARARI HALKIMIZ TANIMAYACAKTIR’
Diyarbakır Valiliği'nin 19 Mart’ta nevruz kutlamalarına izin vermeyerek, 21 Mart gününe izin vermesini eleştiren Demirtaş, hükümetin bu yıl nevruzu açıkça yasaklamaya cesaret edemeyeceği için 21 Mart'ta kutlanması yönünde devlet kararı aldığını söyledi.
Hükümetin aldığı erteleme ve yasaklama kararının kendileri açısından meşruiyeti olmadığını belirten Demirtaş, şöyle devam etti:
"Bu idari karardır. Hukuki, kanuni hiç bir dayanağı yoktur. Meşru değildir. Meşruiyet olmayan, suç teşkil eden kararı halkımız tanımayacaktır. Ortada bir kanuna uygun durum söz konusu değildir. Tam tersine halkın nevruzu kutlaması hukuki, meşrudur. Valilik ve İçişleri Bakanlığı'nın kararları hukuki dayanaktan yoksundur. Suç işleyen bir hükümete karşı halkımız doğru tutum neyse onu alacaktır. Biz bir kez daha bütün nevruz kutlamalarına hiçbir şekilde engel ve yasak yokmuş gibi katılımın en güçlü düzeyde olması çağrısını yapıyoruz. İstanbul'da da aynı şekilde arkadaşlarımız hazırlıklarını devam ettiriyor. Ayın 19'u 20'si ve 21'ine ilişkin tüm planlamalarımız devam edecektir."
‘SORUMLULUK AKP HÜKÜMETİNİNDİR’
Demirtaş, hükümetin nevruz tartışmasında yürütülen ilk günden bu yana provokasyon peşinde olduğunu ileri sürerek şöyle dedi: "Bütün derdi halkın tedirgin olması, nevruzda alanlara çıkmaması için provokasyon yapmaktır. Bir hükümet, devlet provokatör olmuşsa, o ülkede hiç birimizin güvenliği yoktur. Hükümet şu anda yaptığı bu oyunlarla, bu kirli, çirkin provokasyonlarla ülkeyi germek dışında başka bir şey yapmıyor. Bütün bu sorumluluk AKP hükümetinindir. Nevruzu yasaklamak, baskı kurmak, gerilim yaratmak AKP'nin kirli politikalarının bir sonucudur.”
‘EVDE OTURMA ZAMANI DEĞİL, MEYDANLARI DOLDURMA VAKTİDİR, KÜRT HALKI SESSİZ KALIRSA 100 YIL DAHA KÖLE GİBİ YAŞAYACAKTIR’
Kürt halkına AKP'nin biçtiği rolün kölelik ve onursuzluk olduğunu söyleyen Demirtaş, halka, "Böylesine kritik bir dönemde onurlu geleceğine, kendi özgür geleceğine sahip çıkma adına meydanları doldurma vaktidir" dediklerini anlatırken şöyle konuştu: "Nevruz bunun en büyük fırsatıdır. AKP'nin yasağına karşı evde oturma zamanı değildir. Bu baskı ve faşizmi, bu onursuzluk dayatmasını kabul etmediğimizi göstermek için meydanları, alanları doldurma dışında bir seçeneğimiz yoktur. Bütün Ortadoğu halklarını, Kuzey Afrika'nın geleceği belirlenirken, Türkiye'de yaşayan Kürt halkı bu dönemde sessiz kalırsa 100 yıl daha köle gibi yaşayacaktır. Bütün hesap budur. Çocuklarımız, torunlarımız bizim çektiğimiz acıları çeksinler istemiyorsak, bu gidişatı durdurmak zorundayız. Bizler bir halkın kendi kaderini kendi elleriyle belirleme hakkını asla başkasına teslim etmeyeceğiz. Herkes bütün baskılara karşı onurlu bir duruş ve direnişi sergileme gibi tarihi bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Bizler bu tarihi sorumluluk için tüm seçilmişler olarak halkımızın emrinde olacağız. Halkımızın bize gösterdiği yol bizim için talimattır."
‘KARAKOLLARIN İÇİNDEN ÇIKMASINLAR’
Diyarbakır Valiliği'nin yasalara aykırı, yetkisini aşan bir iş yapmayacağını umut ettiğini ifade eden Demirtaş, şöyle dedi: "Ses cihazına el koymak suçtur. Mahkeme kararı, dayanak yok. Gidip ses cihazlarına el koyup Emniyet Müdürlüğü bahçesine çekmek suçtur. Valilik, emniyet suç işliyorsa, bizim tavsiyemiz yarın suç işlemeye devam etmesinler. Emniyet müdürlüklerinin, karakolların içinden çıkmasınlar. Gerginlik çıkmasın. Gerginlik yaratan kendileridir. Halk kendi nevruzunu kutlayacaktır. Umut ediyorum böyle yaklaşım içinde olmazlar, tavsiye de etmiyorum. Bize düşen şey AKP'nin haksız, hukuksuz yasağına boyun eğmek değildi. Geri adım atmamak bize, direnen halklara düşer. Geri adım atması gereken haksız, hukuksuz gayrimeşru tutum içinde olanlardır. Nevruz 1 gün değildir. Nevruz direniş ruhunun kendisidir. Bizim açımızdan 365 gün 6 saat Nevruz'dur zaten" diye konuştu.
(DHA)17.3.2012
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.