Türk milletinin tarihi, Ergenekon’dan Çanakkale’ye hatta Kıbrıs harekâtına kadar zor zamanlarda ortaya koyduğu feraset, cesaret ve zafer kıssalarıyla bezelidir. Her olayda millet bir çıkış yolu bulmuş ama bunun için en ağır bedelleri ödemiştir. Bu sebeple genetik kodlarımızda bizleri bir arada tutan şey, zaferler değil çoğunlukla zafer uğruna verdiğimiz kayıplar olmuştur.

Çanakkale zaferinin 100 yılında da anma toplantılarına ve gösterilerine dikkat ederseniz en çok şehitlerimize gönlümüz yanar, mezun vermeyen liselerin hikâyeleri kalbimizi dağlar, “Hey 15’li” türküsünü dinleyerek acılarımızı tazeleriz.

İnancımız gereği ve şehitlik mertebesine olan teslimiyetimizden dolayı her zaman vatan için ölmeye hazır bir ruh halinde olmuşuzdur.

                Oysaki Çanakkale zaferinin aslında bizim için de önemli olması gereken bir yönü tarih bilincidir. Çünkü düşman bildiğimiz ordunun veya kültürün tarih bilinci bizden daha sağlamdır.

Mesela boğaza dayanan müttefik donanmasının komuta gemisinin adı Agamemnon’dur. Çünkü bu saldırı Avrupa için bir çeşit Truva savaşının devamıdır. Agamemnon da Yunan ordularını Truva (Çanakkale) kıyılarına getiren komutanın adıdır.

Ve yine savaş sonrasında teslim antlaşması olan Mondros Mütarekesi Osmanlıya özellikle Agamemnon zırhlısında imzalattırılmıştır. Batının bilinçaltında bir Anadolu-Avrupa savaşı, bir medeniyetler savaşı vardır.

                Eğer bizler Çanakkale zaferinin 100 yılını idrak ettiğimiz şu günlerde cephelerde mezun veremeyen liselilerin hikâyeleriyle üzülürken onların yerine “vatanı için düşünen, üreten ve tarih bilincine sahip, fikri ve vicdanı hür” bir nesil yaratamadıysak 100 yıl önce bedel ödenerek kazanılan zafer kalıcı olmamıştır.

Çünkü tarih boyunca yaşadığımız badirelere baktığımızda cephede mertçe kazandığımız her zaferimiz masada kolayca kaybedilmiştir. Her badirede aramızdan bir Bilge Kağan veya Mustafa Kemal Atatürk’ün çıkmasını beklemek yerine gençlerimizi milli şuur ile bilinçlendirmeliyiz!

Artık çağımızın savaşları ve işgalleri cephe savaşı ile değil bilgi ve bilim iledir. Bu çağda gençleri bilgi ve bilim ile donatılmamış hiçbir millet/devlet ne bağımsızlığını ne de varlığını müdafaa edebilir……


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.