DAVUTOĞLU, NASIL BİR BAŞBAKAN OLACAK?
HİKMET SOFU
 
TERLEYEN BİR CUMHURBAŞKANI’ VE ‘TERLEYEN BİR BAŞBAKAN’ DÖNEMİ HAYIRLI OLSUN! TEK SANİYEMİZ BOŞA GEÇMESİN!..
Sayın Davutoğlu, 27.8.2014’te yapılan AKP’nin 1. Olağanüstü Büyük Kongresinde AKP Genel Başkanı seçildi. Ve 29.8.2014’te 12. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan tarafından 62. Hükümeti kurmakla görevlendirildi. Hayırlı olsun…
 
DAVUTOĞLU, HEM AKP GENEL BAŞKANI HEM DE BAŞBAKAN
‘Seçilmiş cumhurbaşkanı’, ‘başbakan’ ve ‘AKP Genel Başkanı’ Sayın Recep Tayip Erdoğan 21.8.2014’te son kez AKP MYK’sına başkanlık yaptı ve toplantı sonrası 27 Ağustos’ta yapılacak AKP Olağanüstü Kongresi’nde genel başkan adayının Ahmet Davutoğlu olacağını sonra da Davutoğlu’nun başbakanlık koltuğuna oturacağını söyleyerek AKP delegelerini yönlendirdi ve Davutoğlu’nun hem genel başkan hem de başbakan olarak görev yapacağını ilan etti (*).
Erdoğan’dan sonra kürsüye gelen Davutoğlu’nun, ‘devlet’ ve ‘devlet gelenekleri’ne, ‘paralel yapı’ ile mücadeleye, AKP’nin bir kadro partisi olduğuna ve Erdoğan’a bağlılığa vurgu yapan konuşmasında iki nokta önemliydi. 1- AKP’nin bir kadro partisi olduğunu iddiası. 2- AKP’nin milletimizi kucaklayan yegane siyasi yapı olduğu iddiası…
 
DAVUTOĞLU: ‘AK PARTİ HAREKETİ KÖKÜ TARİHİN DERİNLİĞİNE GİDEN, GELECEĞİ DE ATİDE İSTİKBALE YÜRÜYEN KÖKLÜ BİR DEVLET GELENEĞİ İÇİNDE ORTAYA ÇIKMIŞ VE BU KÖKLÜ DEVLET GELENEĞİNİ İNŞA VE İHYA ETMEK ÜZERE YOLA ÇIKMIŞ BİR KADRONUN HAREKETİDİR. SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ BU KADRONUN ÖNCÜSÜDÜR, LİDERİDİR’
Davutoğlu’nun konuşmasında AKP’nin bir kadro partisi olduğunu ve bu kadronun öncüsü ve liderinin Erdoğan olduğunu iddia eden bölümü dikkat çekiciydi. -Davutoğlu’nun bu iddiası her zaman müzakereye açık ve çok büyük bir iddia olarak kalacak. Çünkü kadro denilen şey TDK sözlüğündeki manasının çok daha ötelerinde bir anlam ifade eder ve bunu Sayın Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu da sanırım entelektüel kapasitesiyle çok iyi bilir. Hatta AKP yöneticilerine yöneltilen “Mücahit gibi geldiler, müteahhit oldular” suçlaması karşısında ve 4 bakanın yolsuzluk iddiaları karşısında savunmaların çok zayıf kaldığı, hatta gülünç kaldığı bir gerçek. AKP’nin bir kadro partisi olduğu iddiasını Sayın Davutoğlu’nun heyecanına ve aşırı övme refleksine yormalı herhalde. Davutoğlu’nun konuşmasında AKP’nin bir kadro partisi olduğunu iddia ettiği bölüm şöyle:
"AK Parti hareketi konjenktürel şartlarda çıkmış bir siyasal parti hareketi değildir. AK Parti hareketi kökü tarihin derinliğine giden, geleceği de atide istikbale yürüyen köklü bir devlet geleneği içinde ortaya çıkmış ve bu köklü devlet geleneğini inşa ve ihya etmek üzere yola çıkmış bir kadronun hareketidir. Sayın Cumhurbaşkanımız bu kadronun öncüsüdür, lideridir ve bu kritik süreçte gösterdikleri liderlikle de Türk siyasi hayatına yeni bir istişare kültürünü kazandırmıştır, bütün parti kademelerimizle birlikte. Bundan sonra daha da güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğimiz konusunda kimsenin tereddüdü olmamalıdır.”
 
‘MİLLETİMİZİ KUCAKLAYAN YEGANE SİYASİ YAPI AK PARTİ'DİR’ (!?)
Sayın Davutoğlu’nun konuşmasında diğer önemli bir iddiası da AKP’nin, “milletimizi kucaklayan yegane siyasi yapı AK Parti’dir” iddiasıdır ki bu iddia, AKP’nin bir kadro partisi olduğu iddiası kadar büyük bir iddiadır… Sayın Davutoğlu, bu iddiasına gerçekten inanıyorsa bu heyecanını ve inancını da gözden geçirmek ve bundan böyle frenlemek zorundadır. Çünkü Davutoğlu, AKP’ye rey vermeyen muhalefet seçmenlerini ve sandığa küsen seçmenlerimizi de hesaba katmak ve icraatlarında onları da AKP’ye rey veren seçmenlerden hiç ayrı tutmadan -ötekileştirmeden- uygulamaya almak zorundadır.
Rakamlarla konuşacak olursak, işte rakamlar: YSK’nın verilerine göre; 10 Ağustos 2014’te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 55.692.841 seçmenimizin 21.000.143’ü Sayın Erdoğan’ı tercih etmiş, 19.545.767’si diğer adayları tercih etmiş, 14.409.214 vatandaşımız da sandığa gitmemiştir. Bu verilere göre tüm devlet imkanlarının, medya baskılamasının, ekonomik katkıların ve psikolojik avantajın AKP adayı lehine olmasına rağmen Sayın Erdoğan’ı destekleyen 21.000.143 seçmenimize karşılık desteklemeyen 33.954.981 seçmenimiz bulunmaktadır.
Bu rakamlar göstermektedir ki AKP’ye gönül veren çok büyük bir seçmen kitlemizin yanında onlardan daha da fazla bir seçmen kitlemiz de AKP’ye ve Sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı adaylığına muhaliftir… Bu verilerden hareketle AKP’nin milletimizi kucaklayan yegane parti (tek parti) olduğu tabiri burada pek de şık değildir… Peki AKP, milletimizi kucaklayabilir mi? Elbette şartları yerine getirirse kucaklayabilir. Şartlar başka bir mütalaa konusu. Geçiyoruz…
Sayın Davutoğlu’nun konuşmasındaki, ‘milletimizi kucaklayan yegane siyasi yapı AK Parti’dir’ iddialı bölümü aynen şöyle:
“Eğer genel kongremizde ben göreve layık görülürsem hiç kimsenin tereddüdü olmasın ki son 12 yılda gerçekleştirilen büyük restorasyon hareketi hiçbir ara ve kesintiye uğramadan devam edecektir. İster ‘paralel’ yapı adı altında ister başka adlar altında kimler bu kutlu yürüyüşü durdurmak, kesintiye uğratmak isterse bilsinler ki; AK Parti kadroları onların karşısında tarihi bir kaya gibi duracaktır. 12 yıl içerisinde demokrasimiz bir inşa süreci yaşamıştır. Devlet geleneğimiz yeniden bir ihya dönemi yaşamıştır. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Devletimize ve milletimize zeval vermemesi için AK Parti’ye de zeval vermesin. Çünkü bugün artık AK Parti, devletimizin ve milletimizin yükselişiyle aynı anda zikredilmektedir. Çünkü milletimizi kucaklayan yegane siyasi yapı AK Parti'dir. Çünkü devletimizi bir fetret dönemini kapatarak tekrar inşa eden hareketin adı da AK Parti'dir. Allah bu yolda bizlere güç kuvvet versin, Allah utandırmasın."
 
SAYIN DAVUTOĞLU’NA GÖREVİ HAYIRLI OLSUN!..
Sayın Davutoğlu’na görevi hayırlı olsun. Bu görev milletimize, ülkemize, devletimize, İslam ve Türk dünyasına ve tüm insanlığa da hayırlı olsun…
Bu yazıyla Sayın Davutoğlu’na uyarı görevimizi yapalım istedik… İnşallah ‘Stratejik Derinlik’ yazarı Sayın Davutoğlu, dışişleri bakanlığı sırasında iflas ettirdiği ‘Stratejik Derinlik’teki hatalarını -73 gündür IŞİD elinde rehin Musul başkonsolosluğumuz görevlilerini, Mavi Marmara faciasında kaybettiğimiz 9 vatandaşımızın özür ve tazminatı beceriksizliğini, 1 ayda hallederiz diyerek girdiği 3 yıldır çıkmadığı Suriye çıkmazını, Gazze’de bir türlü durdurulamayan İsrail zulmünü, Kıbrıs handikapını ve bu yazıda sayamayacağımız onlarca büyük dış politika yanlışını- ve başbakan Erdoğan’dan miras kalan ‘çözüm süreci’ çözümsüzlüğünü başbakan olarak tekrarlamaz ve ülkemize, bölgemize, milletimize hayırlı hizmetler yapma imkanı bulur…
Türk Milleti ister ki ‘bir saniyelik zaman dilimimiz dahi zayi olmasın’. Onun için tekrar Sayın Davutoğlu’na başarılı ve hayırlı çalışmalar diliyoruz. Ondan yanlış bir faaliyet düşünemiyoruz. Her iyi çalışması hem kendi hanesine hem de milletimiz hanesine kar olarak yazılacaktır… (22.8.2014)
 
‘TERLEYEN BİR CUMHURBAŞKANI’ VE ‘TERLEYEN BİR BAŞBAKAN’ DÖNEMİ HAYIRLI OLSUN! TEK SANİYEMİZ BOŞA GEÇMESİN!..
(*) Sayın Davutoğlu, bu yazının ilk bölümü yazıldıktan birkaç gün sonra 27.8.2014’te yapılan AKP’nin 1. Olağanüstü Büyük Kongresinde AKP Genel Başkanı seçildi. AKP’nin kurulduğu 2002’den beri AKP Genel Başkanlığı’nı yürüten Sayın RT Erdoğan’dan Genel Başkanlık görevini devraldı.
‘Seçilmiş cumhurbaşkanı’ ve ‘başbakan’ Sayın Erdoğan 28.8.2014’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) -CHP’li milletvekillerinin protesto ederek TBMM Genel Kurulu’nu terketmeleri sonrası- TBMM Başkanı Cemil Çiçek’ten mazbatasını aldı ve ardından cumhurbaşkanlığı yemini etti. Aynı gün Köşk’e çıkarak Cumhurbaşkanlığı görevini 11. Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’den devralarak Türkiye Cumhuriyeti’nin 12. Cumhurbaşkanı oldu.
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan, AKP Genel Başkanı Sayın Ahmet Davutoğlu’nu 62. TC Hükümetini kurmak üzere görevlendirdi… Davutoğlu 29 Ağustos’ta hükümeti kurdu. Önümüzdeki hükümet programının okunması ve günlerde güven oylaması yapılacak… Tebrikler… Hayırlı olsun…
Burada tekrar etmekte fayda var. Türk Milleti ister ki ‘bir saniyelik zaman dilimimiz dahi zayi olmasın, boşa geçmesin.’ ‘Terleyen bir Cumhurbaşkanı’ ve ‘terleyen bir başbakan’a görevlerinde başarılar diliyoruz… Allah’a duamız Onlardan yanlış bir faaliyetin sudur olmaması. Sırtları kadar hatta sırtlarından çok daha fazla alınlarının, akıllarının terlemesi… Danışmanlarının, akıl hocalarının terlemesi ve milletimiz için, ülkemiz için, bölgemiz ve insanlık için iyi-güzel şeyler üretmeleri… İyi biliyoruz ki her iyi ve her başarılı çalışma hem kendi hanelerine hem de milletimiz hanesine kar olarak yazılacaktır…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.