ERDOĞAN-DAVUTOĞLU İKTİDARININ İPİ ÇEKİLDİ
HİKMET SOFU
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Davutoğlu-Erdoğan iktidarının ipini 4 Mayıs’ta çekti. Davutoğlu-Erdoğan AKP iktidarı 21. ayında 22 Mayıs dönemecinde (virajında) bitiyor.
‘Pelikan Dosyası’ adlı bir blogda 1 Mayıs pazar günü ‘Selam olsun’ başlığıyla bir yazı kaleme alan/ alanlar Davutoğlu’nu, “Küresel güçlerin ülkemizdeki satrancında vezir görüntüsüne sahip basit bir piyon olmayı kabul etmiştir. Kavga budur. Kaybedeni de bellidir!” ifadeleri ile suçlayarak yazıyı noktalamışlar. Daha doğrusu yazıyı Davutoğlu Ahmet Hocayı bitirerek bitirmişler…
 
NEDEN?
*ABD’li basından Washington Post: “… ülkenin güçlü lideri Erdoğan, Davutoğlu’nun yerine‘arka koltukta’oturmaya razı olacak başka birini getirmek istiyor.”
Alman basınından Zeit Online: “Davutoğlu Erdoğan’a teslim oldu.”
*AKP Ankara Milletvekili Aydın Ünal: “Türkiye’nin iyi idare edilmediğini gördük. Güçlü cumhurbaşkanı ve güçlü başbakanın iyi sonuçlar doğurmadığını gördük. Cumhurbaşkanı ve başbakan ilişkileri hep sorunluydu.” “Bundan sonra gelecek başbakanın profili daha düşük olacak”
*Anlaşılan o ki Erdoğan başbakanlık görevini de yürütmek istiyor…
 
BU PELİKAN DOSYASI DA NERDEN ÇIKTI?
Erdoğan-Davutoğlu arasında olduğu iddia edilen çatlaklar son bir hafta içinde medyada sıkça yer aldı. Gelişmelerden bir kaçı şöyle: 29 Nisan’da il ve ilçe başkanlarını atama yetkisi Davutoğlu’ndan alınarak MKYK’ya devredildi. 1 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında sıkıntılı dosyalar bulunduğu dedikoduları sosyal medyada yer aldı.
‘Pelikan Dosyası’ adlı bir blogda, ‘Selam olsun’ başlığıyla yayınlanan ve Erdoğan-Davutoğlu ayrışmasını 27 maddede özetleyen yazı şöyle başlıyordu: “Hocanın ekibi yeterince konuştu. Hocalarıyla beraber yeterince ortalığı karıştırdı. Biraz da biz konuşalım mı? Biraz da, REİS için canını feda edecekler konuşsun mu? Çok az kişi aslında neler olduğunu biliyor.” Yazıyı yazan/lar yazıyı, “Küresel güçlerin ülkemizdeki satrancında vezir görüntüsüne sahip basit bir piyon olmayı kabul etmiştir. Kavga budur. Kaybedeni de bellidir!” iddiasıyla noktalıyordu. Daha doğrusu yazı Davutoğlu Ahmet Hocayı bitirerek bitiyordu.
3 Mayıs’ta Davutoğlu telefon görüşmesinde Erdoğan’a, “Arkadaşlar sizin bilginiz dahilinde imza topluyorlar” deyince Erdoğan “Normal, ben onların lideriyim” diye karşılık verdi. Aynı gün Davutoğlu 28 dakika süren AKP grup konuşmasında, “Nefsimi ayaklar altına alırım, bir faninin terk etmeyeceği düşünülen her makamı elimin tersiyle iterim.” … “Ben rekabet havası içinde bir kongreye gidilmesini istemem. Ak Parti’de çift başlı bir kongre taraftarı değilim.” diyerek veda edebileceği sinyalini verdi. Ve ardından 5 Mayıs’tan 4 Mayıs’a alınan Erdoğan-Davutoğlu görüşmesi…
Görüşme öncesi TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın hem Erdoğan hem de Davutoğlu ile görüştü. Davutoğlu’nun da Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve AKP Sözcüsü Ömer Çelik ile de fikir alışverişinde bulundu. Sonra da 1 saat 40 dakika süren Erdoğan-Davutoğlu görüşmesi gerçekleşti…
 
DAVUTOĞLU-ERDOĞAN İKTİDARI DÖNEMİ 22 MAYIS’TA BİTİYOR…
Erdoğan, Davutoğlu-Erdoğan ortaklığına dayanamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu arasındaki kriz kongre kararı ile noktalandı...
AKP’nin olağanüstü kongreye götürülmesi, bir hükümet krizi çıkmaması için Davutoğlu’nun kongre ve sonrası hükümet kuruluncaya kadar AKP’in ve hükümetin başında kalması kararı çıktı.
Görüşmede Davutoğlu’nun Başbakanlık görevi ile ilgili eleştirileri yanıtladığı ve icraatların doğruluğunu savunduğu, buna karşılık Erdoğan’ın kararlılıkla, yönetimde bir değişimin şart olduğu, artık bu işi bırak mesajını verdiği iddialar arasında.
Görüşmeden sonra Davutoğlu, Başbakanlık konutunda Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, kurmayları, danışmanları, bazı milletvekilleri ve AKP Konya İl Başkanı ile bir araya gelmesi ayrıntılardan bir kaçı.
Böyle giderse, 27 Ağustos 2014’te AKP Genel Başkanlığı ve 28 Ağustos 2014’te de Başbakanlık koltuğuna oturan Davutoğlu’nun kurduğu Davutoğlu-Erdoğan iktidarı dönemi (28.8.2014 – 22.5.2016) sona erecek.
 
KİMİN KARARI?
Bu arada, Davutoğlu 6-7 Mayıs tarihlerinde gerçekleşmesi planlanan Bosna-Hersek ziyaretini iptal etti…
AKP olağanüstü kurultayı 22 Mayıs’ta… Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın AKP kongresi ile ilgili olarak, ''Hayırlı olsun. Başbakan'ın kendi kararı..'' dediği medyaya yansırken, Davutoğlu’nun “Aramızda 4 yıllık bir hukuk oluştuğunu düşünüyorduk. Ama bunun kısa sürmesi benim tercihim değil, ortaya çıkan bir zaruretin neticesi.” iğnesi Davutoğlu’nun başbakanlıktan çekilmek zorunda bırakıldığının işaret fişeği… Ne diyelim: ‘Geldiği gibi gitti’ mi diyelim yoksa ‘getirildiği gibi indirildi’ mi veya ‘çıkarıldığı gibi düşürüldü’ veya ‘1 Kasım’da seçimle geldi, 5 Mayıs’ta düşürüldü’ mü? Davutoğlu bu kumpasa kendisi düşmüştü! Kendi düşen ağlamaz!...
 
DAVUTOĞLU’NDAN İĞNELER:
YÜZDE 50’YE YAKIN OY OLAN BİR GENEL BAŞKAN OLARAK ŞİMDİ BIRAKMAK ZORUNDAYIM.
BAŞARISIZ DEĞİLİM, DOLAYISIYLA BU TERCİHİ BEN YAPMADIM.
BENİ YARI YOLDA BIRAKANLARI NOT ETTİM”
*“1 Kasım seçiminde genel başkanı olduğum parti başarılı oldu.”
*“Aramızda 4 yıllık bir hukuk oluştuğunu düşünüyorduk. Ama bunun kısa sürmesi benim tercihim değil, ortaya çıkan bir zaruretin neticesi.”
*“Benim bu kararı almamda bir başarısızlık duygusu da, pişmanlık da yok.”
*“MKYK’da alınan kararı refik olmakla bağdaştıramadım.”
*“Erdoğan’a karşı bir siyasi hareketin içinde kesinlikle olmayacağım.”
*“Pazarlık esasına dayalı makam kabul etmem.”
*“Milletvekili olarak siyasete devam edeceğim.”
“Geride bıraktığım 20 ayda Cumhurbaşkanımızın istikamet verdiği gibi ‘güçlü cumhurbaşkanı, güçlü başbakan’ modalitesiyle çalıştım. Hükümet başkanı olarak tam puanla dolu bir icraat karnesine imza attım. Bunlara rağmen başarısız muhalefet liderleri koltuğunu korurken, yüzde 50’ye yakın oy olan bir genel başkan olarak şimdi bırakmak zorundayım. Başarısız değilim, dolayısıyla bu tercihi ben yapmadım. Beni yarı yolda bırakanları not ettim ancak bu benim bir Ak Parti neferi olduğum ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’la hukukumu her şeyin üzerinde tuttuğum gerçeğini değiştirmez. Şimdi bırakıyorum.”
 
‘STRATEJİK DERİNLİK’ PROFESÖRÜ ‘KİZİROĞLU’ DAVUTOĞLU AHMET HOCA
5 yıllık Dışişleri Bakanlığı’ndan sonra 28 Ağustos 2014’te Başbakan olmuştu Ahmet Davutoğlu. Erdoğan ile arasında ilk dikkat çekici kriz MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın milletvekili adaylığı ile başladı. Ardından çorap söküğü gibi gelen sorunlar şöyle: “Siyasi etik kanunu ve siyasetin finansmanında şeffaflık öngören kanun tasarısı” çıkarmaya kalkışması, ‘AKP’ye il ve ilçe başkanı bulamayız’ itirazı ile frenlenmesi. HDP’lilerle yapılan 28 Şubat Dolmabahçe açıklamasına 20 Mart’ta Erdoğan’ın karşı çıkmaya başlaması. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde aday belirleme sorunu. Bin Ali Yıldırım için imza kampanyası. 7 Haziran’dan seçimleri sonrası Davutoğlu’nun koalisyon isteği. AKP MKYK listesi oluşturulması. Çözüm sürecinin yeniden başlaması. Davutoğlu’nun olası ABD ziyareti… Dokunulmazlıkların kapsamının genişlemesi. Yeni Anayasa ve başkanlık sistemi. Atamalar gibi konularla bugüne geldi…
 
DAVUTOĞLU’NUN KARNESİ
Davutoğlu’nun 20 aylık Başbakanlığı karnesine dersleri sıralayıp notlayalım:
Tartışmalı ‘akil adamlar’ ve ‘çözüm süreci’, ‘Güvenlik paketi’, ‘Ergenekon davaları(!?), ‘Paralel yapı ile mücadele’, Yolsuzlukla suçlanan 4 bakanın ‘adalet’e havale edilememesi. Musul Başkonsolosluğu’muzun 49 personelinin IŞİDlı teröristlerin eline düşmesi ve 101 gün sonra MİT’in operasyonu ile kurtarılması. Süleyman Şah Türbesi’nin yerinde korunamayıp taşınması; 7 Haziran seçimlerinde milletin verdiği kararın beğenilmeyip çöp kutusuna atılarak 3 Kasım seçimlerine gidilmesi. Esed’siz Suriye’nin bir türlü gerçekleştirilememesi, Suriyeli Türkmenler ve Suriyeli mülteciler sorunu. IŞİD-pkk terörist saldırıları. ‘Çözüm sürecini silahlanma ve silah depolama süreci’ne çeviren pkk ve uzantılarına karşı Sur, Cizre, Yüksekova, Nusaybin, Şırnak, Silopi şehir merkezlerindeki hendek ve barikatları imha operasyonları…
 
NE?!..
‘Esed’i göndereceğim’ derken Esed gitmeden Davutoğlu 22 Mayıs’ta gidiyor mu ne?
‘Müsamere başbakanlık’ 21 ay sürüp bitecek mi ne?


 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.