GAZNELİ MAHMUT VE BİR YOLSUZLUK HİKAYESİ
HİKMET SOFU
Şeytan elbette şeytanlığını yapacak… Düşman da elbette düşmanlığını… Fitne-fesat şebekeleri elbette kazan kaynatacak, kazan kaldıracak…
Bunlar bizim düşmanımızın işi, bunlar şeytanın tuzağı diye BİZ, BİZİM ADAMLARIMIZIN YANLIŞLARINA GÖZ MÜ YUMACAĞIZ? Görmezden mi geleceğiz? Bunlar bizden diye koruyup, kollayacak mıyız?
 
MUHALEFET EN TABİİ HAKTIR!..
Bu arada şunu da vurgulayalım: Muhalefet de elbette muhalefetini yapacak ve muhalefetin adam gibi, doğru dürüst muhalefet yapmasının yollarını, imkanlarını iktidar kapatmayacak bilakis açacak… Kimse muhalefetin söyledikleri dedikodu, fitne-fesat diyerek muhalefeti susturma yoluna girmemeli… Bilinmeli ki iktidarların doğruları, yanlışları, hataları üzerine ilim yapmak, konuşmak, fikir beyan etmek, yönetime biz gelirsek bu yanlışları düzelteceğiz, şöyle şöyle de yapacağız demek fitne-fesat değildir… Bilakis bu bir cihattır…, ‘Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.’, ‘Mümin bir kötülük gördüğünde eliyle düzeltir, buna gücü yetmezse diliyle düzeltir, buna da gücü yetmezse kalbiyle buğzeder.’, ‘En büyük cihad zalim sultan karşısın da hakkı söylemektir.’, ‘Mümin, Mümin kardeşine mazlum da olsa, zalim de olsa yardımcı olur… Zalim kardeşine de zulm etmesine engel olarak yardımcı olur.’
Ve bilinmeli ki, çevreye zarar vermeyen, anarşiye, silaha, teröre yönelmeyen ve yöneltmeyen her türlü gösteri, sazlı-sözlü, yazılı muhalefet en tabii haktır!... Hiçbir gerekçe iktidara bu hakkı gaspetme yetkisi veremez…
 
“SUÇLU HER KİMSE YAKALAYIN VE İDAM EDİN! AMA BEN GELMEDEN GÖMMEYİN!”
Anlatılır ki, Gazneliler devletinin büyük hakanı, Gazneliler devletini İran’a, Hindistan’a ve Orta Asya’ya hükümran kılan Gazneli Mahmut (998-1030), bir gün ülkesinde bir yolsuzluğun, ahlaksızlığın vukubulduğunu duyar…
Emir verir ve der ki, “Suçlu her kimse hemen bulun, yakalayın ve idam edin! Ama ben gelmeden sakın ha sakın defnetmeyin!”
Derken adamı bulurlar ve idam ederler. Sonra da 59 yıllık ömrünü seferden sefere koşarak zafer meydanlarında geçiren Hindistan fatihine haber gönderirler… “Uğursuzu yakaladık ve öldürdük. Defnetmek için zatı alinizi bekliyoruz…”
Gazneli Mahmut gelir, ölünün yüzünü açar, bakar ve “Allah’a hamdolsun” der… Anlatılır ki, meğer Sultan Mahmut, olayın failinin oğlu olacağından şüpheleniyormuş. Baba yüreği ile eğer fail oğlum çıkarsa cezalandıramam endişe ve korkusu ile “Suçlu her kimse hemen bulun, yakalayın ve idam edin! Ama ben gelmeden sakın ha sakın defnetmeyin!” demişmiş…
 
ADALETİN OLMADIĞI İKTİDAR ZULMDÜR!..
Hakkın, hukukun, adaletin olmadığı yerde ilmi gelişme, ekonomik gelişme, ilerleme, yücelme mümkün değildir…
Adaletin olmadığı iktidar zulmdür. Onun için buyrulmuştur ki: ‘Adalet mülkün temelidir.’, ‘Küfr ile olur ama zulm ile olmaz.’, ‘Bir anlık adaletle hükmetmek 70 bin nafile ibadetten yeğdir.’, ‘Kızım Fatma da olsa elini keserdim.’
Kitabımız bize ışık tutuyor. Tarih bize yol gösteriyor. İşte Hz. Ömer’in adaleti, işte Hz. Ali’nin bir Yahudi ile yargılanması ve şahit yetersizliğinden suçlu bulunması, işte Fatih Sultan Mehmet’in bir Hıristiyan mimarla yargılanması ve suçlu bulunması ve işte Gazneli Mahmut’un emri: “Suçlu her kimse hemen bulun, yakalayın ve idam edin!” buyruğu…
Bize düşen her işimizde, her sözümüzde, her eylemimizde adalet!..
Her şeyin başı adalet!..

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.