HALİL İNALCIK: BATI ‘ŞARK MESELESİ’NDE ISRAR EDİYOR
HİKMET SOFU

25 Temmuz 2016’da, büyük tarihçimiz, düşünürümüz Halil İnalcık’ı 100 yaşında (26 Mayıs 1916, İstanbul - 25 Temmuz 2016, Ankara) kaybettik. Allah rahmet eylesin. Mekanı Cennet olsun. Büyük Türk Milleti’nin ve bilim/ ilim dünyasının başısağolsun.
Aşağıya tarihçimizin 4 Mart 2003’te Kültür Bakanlığı’nın 2003 Sanat ve Kültür Büyük Ödülü’nü aldığı törende yaptığı konuşmadan bazı paragraflar alıyorum. Bu kısacık mesajda ders alacağımız o kadar çok not var ki… Konuşma metninin tamamına alttaki (*) siteden ulaşabilirsiniz. (Hikmet Sofu)

DEVLETİMİZİN İKİ TEMEL TAŞI
“… Türk devletinin kuruluşunda iki vazgeçilmez temel prensip vardır: Anadolu’da Türklük bilinciyle kenetlenmiş bölünmez bir millet olmak; ikincisi, dünyaya nizam verme tekelini hiçbir zaman bırakmayan egemen Batılı devletleri ile tam eşitlik. … Başlangıçtan beri bu anlayış, devletimiz için asla, hiçbir koşulda ödün vermeyeceğimiz bir hayat ve beka prensibidir. … Bu prensipler Türk devletinin temel taşıdır; ondan geri adım attığımız an Türkiye Cumhuriyeti yıkılır.

‘ŞARK MESELESİ’ ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞMEMİŞ
İşte bütün bu oyun, Avrupa diplomasisinde ‘Şark Meselesi’ diye 1919’a kadar sürüp gelmiştir. …
Tarihçinin Gözlemi Şudur: Batı bugün de Türkiye’yi kendi politikaları çizgisinde yürümeye zorlamak için, etnik ayrılıkçıları kışkırtarak, tıpkı Osmanlı döneminde olduğu gibi, müdahaleci, vesayetçi, baskı metotlarını başka bir kamuflaj altında devam ettirmek peşindedir. … Tarihçiye göre Şark Meselesi alışkanlıkları değişmemiş görünüyor…
… Kore savaşı sırasında bir Amerikan karikatürünü hatırlıyorum: Türk askeri, masasında oturan Batılı önünde emir bekleyen bir er olarak çiziliyordu; bugün de para torbalarını kucaklayıp kaçan biri gibi algılanıyor.

… Gözlemlerim, Türkiye’nin bugün ağır bir kültür kimliği sorunu karşısında bulunduğuna beni inandırmaktadır. Açık bir gerçek şudur ki milletimiz, kültür kimliği bakımından iki kampa ayrılmıştır. … Bu uzlaşmaz ikiliğin, radikal yıkıcı hareketlere cesaret verdiği de inkâr olunamaz. Durum, etnik bölücülüğe bulaşarak memleketin geleceğini ciddi olarak tehdit eder bir ağırlık kazanmakta.

TÜRKİYE’MİZ UZLAŞMAYA, BİRLİĞE MUHTAÇTIR
… Türkiye’miz uzlaşmaya, birliğe muhtaçtır. Sağda veya solda, dini olsun siyasi olsun dogma, niteliği icabı, taassuba götürür, uzlaşmayı olanaksız kılar. Osmanlı bile, devlet idaresinde dogmatik değildi; örneğin şer’i baş vergisi cizyeyi Hıristiyan kitlelerin geleneğine uyarak şahsi değil, hane vergisi olarak almayı yeğ görmüştü. Osmanlılar devlet idaresinde, akla ve geleneğe uygun bir örfi kanunlar sistemini egemen kıldı. İdaresindeki halklarla uzlaşma aradığı içindir ki devamlı oldu.

‘TÜRKİYE YALNIZ BİR ÜLKEDİR’
… Yurdumuzu açıkça tehdit etme cüretini gösterenler var. Dünya, çok kırılgan bir muvazene içindedir. 19. yüzyıl ‘Şark Meselesi’ döneminde olduğu gibi, Batı dünyasının, Türkiye’nin sorunlarını inatla gündemde tutmakta olduğundan habersiz kalamayız. …
Yanılmayalım, strateji bakımından dünyanın çok nazik bir yerini işgal eden Türkiye, dünya milletleri arasında yalnız bir ülkedir. Tarihten gelen dinmez bir husumetin daima hedefi olmuştur, olmaktadır. …
Ortaçağ’da, Kudüs’e İsa’nın mezarına yönlenen Haçlı Orduları karşılarında yalnız Türkleri görmüştür. Bu tarihin bize bıraktığı alın yazısıdır. …

‘ŞARK MESELESİ’ METOTLARIYLA, ÜLKEMİZİ BÖLMEK İSTEYENLER
Batı halklarının bilinçaltında hiçbir zaman sönmeyen bir kin ve intikam ateşi yatıyor. Fransa’da, Almanya’da kitlelerin bilinçaltında belli bir Türk imgesi vardır. …
Bu düşmanlık o kadar derindir ki Büyük Britanya Başbakanı Gladstone 1876’da, gayz ve kinini, “Türkler, ancak varlıkları yok olmakla tarihe kendilerini affettirebilirler” diyecek kadar ileriye götürmüştür. … Batı, bugün de 19.yüzyıl ‘Şark Meselesi’ metotlarıyla, ülkemizi bölmek isteyen hareketleri koruması altına alıyor ve gizli açık destekliyorsa, bu tutum en ziyade bu tarihi düşmanlıkla açıklanabilir. …
Bugün Batı’da yayınlanan kitaplarda, az istisna ile Türk tarihi saptırılmış, daima olumsuz ifadelerle anlatılan bir tarihtir. Fransa’da, Amerika’da Türk tarihi üzerinde herhangi bir mektep kitabını karıştırın, aynı menfi, düşmanca hurafeleri bulacaksınız. …”
……………………………………………………….
(*) http://web.itu.edu.tr/~yayla/,
TÜBA Şeref Üyesi Prof. Dr. Halil İnalcık’ın, 4 Mart 2003’te Kültür Bakanlığı’nın 2003 Sanat ve Kültür Büyük Ödülü’nü aldığı törende yaptığı konuşma (Günce, Tüba Yayınları, Eylül 2003, sayı:27, Ankara 2003) www.tuba.cov.tr)



Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.