HAVADAN PARA HORTUMLAMAK UĞRUNA 10 İNSANIMIZI KAYBETTİK
HİKMET SOFU
 
30 MİLYONLUK İSTANBUL AKIL KARI DEĞİL!..
TOKİ AVANTAJLARI
‘AZİZ DOSTUM! MALL OF İSTANBUL’U VE ALİ SAMİ YEN STADYUMUN’DAKİ İNŞAATI YIK’
İstanbul Mecidiyeköy'de yıkılan Ali Sami Yen Stadı'nın arazisine yapılmakta olan Torunlar Holding'e ait rezidansta işçileri taşıyan inşaat asansörü 6 Eylül akşamı saat 19.45’te 32. kattan düşerek zemine çakıldı. Cinayet gibi olayda 10 işçi feci şekilde can verdi. Ölenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz…
İnşallah iktidar bu olaydan ders çıkarır, gereken tedbirleri alır ve bundan böyle bu ve benzeri olaylarda insanlarımızı kaybetmeyiz. İş kazalarında dünya liderliğine yarışmayız inşallah… İktidarlarımız TOKİ aracılığıyla müteahhitlerine havadan para kazandırmaktan vazgeçerler mi acaba?
 
30 MİLYONLUK İSTANBUL AKIL KARI DEĞİL!..
Bu arada söz dünya liderliğinden-birincilikten açılmışken Türkiye gökdelen inşaatlarında Avrupa 1.si… Ve yapılan gökdelenlerin 20 kattan sonrasının sağlamlık-dayanaklılık güvencesi de yokmuş iyi mi… İstanbul gökdelenleri en çok olan şehrimiz ve iktidarımız Türkiye’yi İstanbul’a yığmak için hebire koşuşturarak ecdat mirası bu güzeler güzeli şehri tüketmekle, İstanbul’a yeni ucube beton şehirler kurmakla meşgul. Hedef 2023’te 30 milyon nüfuslu bir İstanbul(!?) Oysa İstanbul daha şimdiden iflas etmiş ve İstanbul olmaktan çıkmış durumda… İstanbul trafiği Global Dur-Kalk Endeksi sonuçlarına göre sürücü başına yıllık 31 bin 200 adet dur-kalk ile dünya 1.si. Yine worldcitiescultureforum.com‘un 2013 raporuna göre İstanbul’un halka açık yeşil alan (park ve bahçeler) oranı sadece %1,5. Bu oran Hong Kong’ta % 41, Londra’da %38,4, Berlin’de % 14,4, New York’ta % 14, Paris’te % 9,1…
Şimdi de 6 Eylül’de 10 canımızı kaybettiğimiz Ali Sami Yen stadına yapılan gökdelenle ilgili bir yazıdan alıntıyı sizlerin dikkatinize sunmak istiyorum. Aşağıda Ali Bulaç’ın, Zaman’da 11.9.2014 tarihinde yayınlanan köşe yazısının bazı bölümleri:
 
“AZİZ DOSTUM!
Aziz’i 1970’lerin başlarında Divanyolu’nda her hafta sonu katıldığım rahmetli Nurettin Topçu’nun sohbetlerinde tanımıştım.
Bu hafta Mecidiyeköy’de 10 kişinin hayatına mal olan kazanın olduğu Torunlar İnşaat’ın yönetim kurulu başkanı Aziz Torun’dan söz ediyorum. Aziz Torun, bilinci açık, İslamcı gelenekten gelme, kültürel ve entelektüel birikimi yüksek, insaf ve vicdan sahibi bir insan. Eğer fikri sahada yürümeyi seçseydi bugün Türkiye’nin sayılı entelektüelleri arasında yer alırdı. Ancak o ticaret yapma, ekonomik faaliyete katılma yolunu seçti.
Aziz Torun, bir muhafazakârın bütün iyi niyetine rağmen nasıl sistem içinde müthiş bir dönüşüme uğrayabileceğinin tipik örneği. … TEM yolu üzerinde inşa ettirdiği o müthiş Mall of İstanbul’u görünce şehrin güzel yüzüne gaddar birinin attığı yumruk aklıma gelir. A.Sami Stadyumu’nun yerine dikilen gökdelenlerin her biri, yüce Allah’ın gökkubbesini delmeyi hedeflemiş savaş füzeleri. Gökdelenler, yerde temerküz etmiş kudretin göklere meydan okumasıdır ve bu meydan okumayı dindar muktedirler yapıyor.
Aziz dostuma “uçuk kaçık bir önerim” var: Önce 10 işçinin her birinin ailesine bir ev al, sosyal güvencelerini sağla. Sonra Mall of İstanbul’u ve Stadyum’daki inşaatı yık, ilk önce İnsan Yayınları oradan çıksın. Mecidiyeköy’ün ortasına yüzlerce ağaç dik, ailelerin gelip nefes alacağı çay bahçeleri yap. Sermayeni Anadolu’ya kaydır; şehirleri şenlendir; Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı modellerle orta sınıfı canlandır. Bütün gökdelen sahipleri de öyle yapsın, yoksa Ad ve Semud kavmini yerle bir eden İlahi azab gökdelenleri ve AVM’leri yerle bir edecek!” (Ali Bulaç, Zaman, 11.9.2014)
 
“TOKİ AVANTAJLARI
*TOKİ avantajları proje başlamadan imar planları ile başlıyor. TOKİ hiçbir belediyeye sormadan imar planı hazırla hakkına sahip. Özel sektör tek başına ise belediyenin planına uymak zorunda.
*İnşaat projesi ile ilgili hukuku bir süreç olduğunda TOKİ adı yine kalkan görevi görüyor. Herhangi bir kişi ya da sivil toplu kuruluşu TOKİ ya da TOKİ iştiraki Emlak Konut adına plan iptal davası açarsa inşaatın durmaması için acil yeni bir plan yapılıyor ve süreç devam ediyor. Eğer özel sektör bir dava ile muhatap olursa inşaatı 2 yılı bulan sürelerde bekliyor. .
*TOKİ ve Emlak Konut bir inşaat projesi için verilen emsal hakkını değiştirebiliyor. Söz gelimi belli alanlar emsal dışı ibaresini koyarak inşaat alanını 2-3 katına çıkarabiliyor. Özel sektör tek başına ise 1 emsal yere 1.01 yapamıyor ve yapmaması da gerekiyor. .
*TOKİ projelerinde imar harcı, plan harcı gibi bedelleri ödenmiyor. İnşaat süresinde ödenen harçlar bir inşaat projenin toplam maliyetinin yüzde 3-4’üne denk geliyor. Milyonluk projelerde bu oranın oldukça önemli bir rakama denk geldiğine dikkat çeken inşaat sektörü temsilcileri, “Aynı lokasyonda benzer projelerin aynı fiyatla satıldığını düşünelim. Bu projelerden biri TOKİ projesiyse bilin ki TOKİ ile iş yapan müteahhit yüzde 4 fazla kazanıyor” diyor.
*Özel sektör herhangi bir şahıs ya da kurumla kat karşılığı iş yaptığında yüzde 18 KDV ödüyor. TOKİ projelerinde ise o projedeki evlerin katma değerine göre vergi oranı belli oluyor. Söz gelimi şirket 150 metrekareden küçük ev yaptıysa ve TOKİ ya da Emlak Konut projesiyse yüzde 1 KDV ödüyor. .
*TOKİ projeleri Yapı Denetim Kanunu’ndan muaf. Yani TOKİ ile ortak müteahhittin şantiyesini dışardan biri denetlemiyor.” (Hürriyet, Tapudan kaçış, 13.9.2014)
 
TOKİ BİNALARI ÇÜRÜK MÜ?
Tüm bunlar olurken TOKİ’den daire alan vatandaşların da şikayetleri dur durak bilmiyor. Vatandaşların ilk görebildiği ve şikayetçi olduğu konular şöyle: Kimisi mutfak, lavabo ve banyo giderlerinden şikayetçi olurken; kimisi kapı ve pencerelerinin kalitesizliğinden şikayetçi… Sayıştay raporları da vatandaşın şikayetlerinin haklılığını destekler nitelikte… Şu da basına yansıyan bir haberden alıntı:
“Çalışma Bakanı Faruk Çelik, facianın yaşandığı inşaatın arazisini ihale eden TOKİ’nin denetim sorumluluğundan kaçamayacağını belirtirken, Sayıştay’ın 2012 yılı denetim raporunda pes dedirten eksiklere yer verildi. TOKİ’nin müşavir firmalar aracılığıyla denetlediği bazı şantiyelerinde inceleme yapan Sayıştay uzmanları, Burdur’daki 500 kişilik ve Konya Akören’deki 300 kişilik öğrenci yurdu inşaatlarında C25 olarak dökülen beton dayanım değerlerinin düşük çıktığını tespit etti. Uzmanlar, müşavir firmalara ceza kesilmesini istedi. Bursa’da 1.000 kişilik yurt şantiyesindeki incelemede de beton numune alma tutanağında müşavir firmaya ait hiçbir bilgi ve imzanın bulunmadığı belirlendi. Raporda, TOKİ adına Anadolu’da kontrol görevini üstlenen müşavir firmaların denetlenemediği vurgulandı. Ayrıca ihale alan şirketlerin 1.109 inşaattan 148’sini tamamlayamadığına dikkat çekildi.” (basın, 13.9.2014)
Tabi bir kamu kuruluşu olan TOKİ’den bu şikayetlerin cevabını veya hesabını istemek hakkımız. İktidarın da görevi…
 
TÜRKİYE İŞ KAZALARINDA 1.
Türkiye, 100 bin çalışan başına ölümlü iş kazalarında Avrupa birincisi, dünyada ise üçüncü. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre El Salvador ve Cezayir’in ardından işçi ölümlerinde üçüncü sırada olan Türkiye’de her yıl ölen işçi sayısı bin kişinin üzerinde. ILO verilerine göre ölümle sonuçlanan iş kazası oranları Türkiye’de çok yüksek. Türkiye’de ölümle sonuçlanan iş kazası oranları ‘100 binde 20,5’ iken bu oran Norveç, İsveç, İsviçre ve Danimarka gibi ülkelerde ‘100 binde 2’ oranının altında.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.