HAYALLER GERÇEK OLSA ZAMANI DURDURURDUM
HİKMET SOFU
“Rüyalar gerçek olsa sabah olmasın diye güneşi durdururdum” diye bir şarkı sözü var…
İnsan için en büyük kayıp durdurulamayan zaman!..
Bir bardak çay içimi zamanınız var mı?
Gelin bir lahza başımızı iki elimizin arasına alıp, gözlerimizi kapatıp, her an ilerlemeye devam eden zamana engel olamamamızı düşünelim:
Yaptığımız, yapacağımız, yapamayacağımız işler. Yapmamız ve yapmamamız gerekenler.
Karımız, kazancımız, kaybımız… Başardıklarımız, başaracaklarımız, başa baş gelenler, kaybettiklerimiz, kaybedeceklerimiz, ‘ah’lar, ‘vah’lar, ‘töh’ler ve ‘tüh’ler…
 
HER EYLEMİMİZ NOT EDİLİYOR VE RAPOR OLARAK SUNULUYOR
BİLİYOR MUYUZ, BİLMİYOR MUYUZ? BİLİYORUZ AMA UMURSAMAYANLARDAN MIYIZ? EYVAH
Ve gelin her zaman diliminde; her yaptığımız işle, eylemle, ağzımızdan çıkan sözle, yüzümüzde oluşan mimiklerle, vücut dilimizle, tutuğumuz kalemle, tuşlarına vurduğumuz klavyeyle kaybettiklerimizi, başa baş kaldıklarımızı ve kazandıklarımızı not edelim…
Laf olsun diye, insanları üzmek veya güldürmek için söylediklerimizi de, söz, bakış, duyuş dahil.
Siyaset adına yaptığımız fedakarlıklar, iyilikler, güzellikler, bencillikler, vurgunlar, hortumlamalar, adam kayırmalar, torpiller, hainlikler, kurduğumuz tuzaklar!.. Güzelliklere, iyiliklere yardımcı olmak elimizle, dilimizle veya duamızla. Ya da çirkinliklere yardımcı olmak elle, dille, sessiz kalarak-göz yumarak ya da dua ederek… Seçilen, seçmen veya rey kullanmayarak kaçanımız farketmez… Yaaaa işte eksiği var fazlası yok aynen böyle. Yani politika, siyaset adı altında belde ve ülke yönetimi için eylemlerimiz de asla bu hesabın dışında değil!..
Biz yazmasak da, hesaplamasak da adil iki katip bunları not ediyor ve rapor olarak sunuyor…
Gücüne-kuvvetine, malına-mülküne, parana-puluna, gençliğine-güzelliğine, boyuna-posuna, saçına-sakalına sakın ola güvenme. Bunların her biri birer imtihan, birer sınanma malzemesi. Değerlendirebilenler mutlu, değerlendiremeyenler bedbaht…
 
ZAMAN İNSANA HEP GALİP GELİR
Zamanı durduramamak, insanların bazıları için gerçek bir kurtuluş, sınanmanın sonucu kat be katla mükafatlandırılıp ödüllendirilmek. Bazıları içinse koşar adım cehennem.
Durdurulamayan zaman bir gün gelir insana galip gelir: İnsan ölür, zaman işlemeye devam eder… İnsan olan insan hazırlıklıdır bu ölüm anına.
Ya insan olmayan insan? Göğsüne çökünce Azrail. Vakti gelince ‘zaman’ın ölüm anı, ölüm zamanı. “Her can ölümü tadacaktır”(*)
Gelin bir daha düşünelim. Bir daha düşünelim, bir lahza başımızı iki elimizin arasına alıp, gözlerimizi kapatıp geleceğimizi. Geleceğimizi düşünelim. Nerede olmak isterdik yarın: Cennet’te mi yoksa Cehennem de mi? Bir ihtimal daha var: Araf…
Demiş ki bir bilge; “Dünya üç gündür. Dün, bugün ve yarın. Dün geçti. ‘Yarın’ın geleceği belli değil. Sen bugününü iyi değerlendir!..”
 
……………………………………
(*) “Her can ölümü tadacaktır. Sonra döndürülüp Bize getirileceksiniz.” (Ankebut, 57)
ŞU AYETLER İLGİMİZİ ÇEKEBİLİR
Ey Dâvud, biz seni yeryüzünde bir halîfe yaptık. O halde insanlar arasında hak (ve adalet)le hükmet. (Hükmünde) hevâ (ve hevese, hissiyyâtı)na tâbi olma ki bu, seni Allah yolundan saptırır. Çünkü Allah yolundan sapanlara hesap gününü unuttukları için pek çetin bir azap vardır.” (Sad, 26)
“Bir de sur üfürülmüştür ne baksınlar kabirlerinden Rab’lerine doğru akın ediyorlar.” (Yasin 51)
"O gün insanlar, yaptıkları kendilerine gösterilmek için bölük bölük dönerler" (Zilzâl, 6).
"Allah, herkesi kazandığının karşılığını vermek üzere (diriltecektir). Şüphesiz Allah, hesabı çabuk görendir" (İbrâhim, 51)
Biz kıyamet günü için doğru teraziler kurarız; hiçbir kimse hiçbir haksızlığa uğratılmaz. Yapılan amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, onu getirir (tartıya koyarız). Hesap görenler olarak da biz kâfiyiz.” (Enbiya, 47)
"Kim zerre miktarı bir hayır işlemişse, onun mükafatını görecektir ve her kim de zerre miktarı kötülük işlemişse onun cezasını görecektir." (Zilzâl, 7-8).
"Kimlerin mizanı (tartısı) ağır basarsa, işte asıl kurtuluşa erenler onlardır. Kimlerin de mizanı hafif gelirse, artık bunlar da kendilerine yazık etmişlerdir, ebediyyen cehennemdedirler" (Mü'minûn, 102-103)

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.