TBMM, ilki 1950 yılında olmak üzere 71 yılda 76 kez yurt dışına asker gönderilmesi için izin verdi. Bunlardan 7 tanesi Irak ve Suriye tezkeresidir. Bu tezkerelerin amacı; Irak ve Suriye’den Türkiye’ye yönelik terör tehdidi ve riskini yok etmektir.
TBMM’nin 4 Ekim 2012 tarihli kararıyla, Suriye’den Türkiye’ye yönelebilecek tehditlere karşı gerekenlerin yapılması hususunda, TSK’nin yabancı ülkelere gönderilmesine ilişkin hükümete yetki verildi. Bir yıl sonra da 4 Ekim 2013 tarihinde tezkere süresini uzattı.

2013’ten sonra Suriye ve Irak’a yönelik tezkereler birleştirilerek TBMM’ne sunuldu ve bu şekliyle 7 Irak ve Suriye tezkeresi meclisten geçti.

Bu kararların devamında; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak topraklarında, Türkiye sınırından yaklaşık 20 kilometre içerde, biri büyük 6 askeri üssü bulundurulmakta. Üsler, PKK kamplarının bulunduğu bölgeler arsında. Bu üslerde askeri birliklerimiz bulunmakta. Sınırımızı sınır ötesinde bulunan birliklerimiz korumakta.

Suriye’deki PKK ve DEAŞ teröristleri için, TBMM’nin izin verdiği tezkereler doğrultusunda; Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı Harekatı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatları yapılmış ve yaklaşık 10’dan fazla askeri gözlem noktasında, 20 bin civarında Türk askeri bulundurulmakta.

Sınır ötesi hareket neden yapılmalı ve evet neden çıkmalı? Savunmayı sınır ötesinde değil de sınırda yaparsan, sınırdan teröristler devamlı sızar. Yıllarca sınırdan sızan teröristlerden söz ettik ve içeride onları yok etmeye/etkisiz hale getirmeye çalışıp yüzlerce şehit verdik.

Sınır ötesinde kurulan üslerdeki esas amaç, geri dönülmemek üzere kalıcı üstler kurmak. Irak ve Suriye’deki üslerimiz 3-4 yıldır oluşturulmuş emek.. Son alınan tezkere kararıyla bu sınır ötesinden sınırımızı korumak için kurulmuş birlikler yerlerini korumaya devam edeceklerdir. Eğer tezkere hayır çıksaydı 3 yıllık planlanan emekler yok olacaktı. Bütün birlikler anında geri getirilecekti. Sınırımızı sınırda korumak zorunda olacaktık. Çekildiğimiz yerleri PKK/PYD/DEAŞ işgal edecekti. Sınır ötesi üsler sayesinde artık; Kilis’te, içerisinde cemaatin bulunduğu roketli saldırıya uğrayan tarihi cami olmamakta. Tezkerenin hayır çıkması durumunda sınırdaki kayıplarımız çok olacak, sınırlarımız içinde olaylar yeniden/hendek kazmalar yeniden devam edecekti. Kısaca; hiçbir zaman hudutlar sıfır hattında korunmaz. Eğer sıfır hattında sınırı korumaya kalkar birliklerinizi sınırda tutarsanız, birlikleriniz teröristlerin hedefi olacaktır.

CHP binasına asmış, “Hudut namustur.” Hudut namussa hududu huduttan koruma kardeşim. Koruyamazsın. Tecrübeler/yaşananlar ve uzmanlar bunu böyle olduğunu söylüyor/yazıyor. Huduttaki askerin güvenliği hudut ötesinde korunur. Bunun için de tezkere meclisten evet oyu ile geçmelidir.

Askeri birlikler sınırı korumak için; yurt dışında terörün merkezinde/kullanılmalıdır/kullanılmakta. Sınır ötesinde üslenmek de; tezkeredir. Bu durumda tezkereye hayır diyen CHP’nin, “sınır namustur” levhasını teşkilat binasına asmaya hakkı yoktur.

Tezkereye evet dersin sorumlulara bırakırsın. Sorumlular/iktidar yapamadıklarının bedelini öder. Yaparsa da mükafatını alır. Sınırı korumak milli meseldir. Milli meselelerde siyasi düşünülmez. Hayır diyerek PKK’nın siyasi uzantısının yanında olunmaz. CHP sandık hesabı yaparak HDP ile birlikte hareket etmiştir. Sandıkta millette bunu değerlendirecektir. PKK’nın siyasi uzantısı konumunda olan partiyle birlikte, PKK’nın arzusunu yerine getireceksin, sonra çıkıp “Kandili yerle bir edeceğim” diyeceksin. 

Tezkere hayır çıksaydı ne olacaktı: Hemen ertesi gün Suriye ve Irak’taki askerleri çekmek durumunda kalıp, sınırı sınırda korumak zorunda kalacaktık. Biz de her gün sınırdan içeriye sızan teröristlerden söz edecektik. Çatışma.. Şehit.. Şehit cenaze merasimine de hayır diyenlere tepki hareketleriyle muhatap olacaktık.

5 bin tırla silah gelirken, PKK, YPG, DEAŞ hazır senin askerlerinin çekilmesi halinde sınırımıza yerleşmeyi beklerken tezkereye hayır denmez. Hayır demekle; sınırımızda teröristlerin yerleşmesini ve dış güçlerin kontrolünde bölge ile karşı karşıya kalmamızı istemektir. Suriye’yi boşalttınız mı PYD, PKK, DEAŞ boşalttığınız yerlere yerleşecektir. Teröristler Türkiye’ye iç bölgeye sızacak ve teröristlere içerde müdahale olacak ve askeri şehitlerdeki zayiat çok fazla olacaktır. Güvenlik ortadan kalkacak. Güvenlik sağlanamaz durumda olacaktır.

Doğru, muhalefetin görevi iktidara muhalefetlik yapmak. Bunun için çok konu var. Tezkere bu konulardan biri değil. Milli konulardan beraber hareket edilir. Tezkereye muhalefetlik yapılmaz.

“Hudut namus” dediniz mi.. Hududu huduttan korudunuz mu kıpırdayamazsınız. Hudut/sınır “Kızılelma”dır.. Kardeşlik, inanç, dostluk huduttur. Hudut Kerkük’tür, hudut Libya’dır/Mavi Vatandır, hudut Bosna’dır, hudut Karabağ’dır. Gerekirse Kızılelma’ya asker gönderirsin ama teskereyle. Tezkere meclisten evetle olur. Hayırla oralara gidemezsin. Teröristler/düşmanlar senin hududundan içeriye sızmaya başlar. Kilometrelerce yaptığın sınır duvarlarına rağmen.

CNN’de Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programında konuşan eski CHP milletvekili Dursun Çiçek’e HDP niçin hayır oyu verdi diye sorulunca;”HDP, PKK’yı korumak ve kollamak için yani operasyon yapılmasın diye oy verdi” dedi.. Bunu anladık. Pekiyi CHP neden hayır dedi? Onun da PKK’yı kollamak için mi hayır dedi sorusu sorulmaz mı? CHP, tezkereye hayır diyerek PKK’yı kollamış oldu. Herhalde Cumhuriyet’e ihanet etmemiş oldu.. Kusura bakmayın millet aptal değil. İnşallah herkes her şeyin farkında.. Sandıkta bunlar mutlaka değerlendirilecektir.

Kılıçdaroğlu helalleşmeden  söz ediyor.. Kiminle..? Tezkereye hayır diyerek PKK’nın siyasi uzantısı HDP ile beraber olmuştur. Öyleyse önce Türk milletinden ve onun askerinden/ordusundan özür dileyip helalleşmelidir.
Sağlıkla kalın. Kasım 2021, Anamur. İsmet Kadıoğlu.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.