KADIN-ERKEK HERKESE SİYASET!..
HİKMET SOFU
‘Alıştıra alıştıra’… Akil insan mı, çıldırmış insan mı? ‘Analar ağlamasın’ doğru ama pkk ve ‘apo serbest bırakılsın(!?) yargılanmasın ne demek!.. Bu şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaz mı? Allah’ın gazabına yol açmaz mı?..
Millet ülkemizi bu hallere düşüren partilere artık rey vermemeli, bunların günahına, vebaline kalbi ile reyi ile ortak olmamalı…
Bahsettiğimiz siyaset rahmani siyaset. Bu Peygamberlerin, velilerin, kurtuluşa erenlerin siyaseti. Bu anlamda siyaset, siyaset adamının ve insanların hem dışına, hem de içine nüfuz eder ona yanlış yaptırmaz, insanın hem dünya mutluluğunu sağlar, hem de kıyamet gününde yüzünü ak çıkararak âhiret kurtuluşunu sağlar...
Allah ve Resulü Hz. Muhammed (sas) bizim yolumuzu aydınlatacak, bizi içinde bulunduğumuz zilletten kurtaracak, dünya ve ahiret mutluluğumuzu sağlayacak yolu gösteriyor. Beldemizde, ülkemizde, bölgemizde ve dünyada barışı tesisi etmemize kılavuzluk yapacak anahtarları veriyor. İşte üzerinde çalışarak dersler çıkarmamız gereken uyarılardan sadece bir kaçı:
“Fitneden eser kalmayıncaya ve din de yalnız Allah’ın oluncaya kadar cihad ediniz.” (Bakara, 193)
“Allah size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir” (Nisa, 58)
“Ey İnsanlar! Emaneti sahibine veriniz, ehline vermezseniz, kıyameti bekleyiniz.” (Hz. Muhammed (sas) Veda hutbesi)
“Sizden öyle bir cemaat bulunmalıdır ki (onlar herkesi) hayra çağırsınlar, iyiliği emretsinler, kötülükten vazgeçirmeye çalışsınlar. İşte onlar muradına erenlerin tâ kendisidir.” (Âli İmran 104)
“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirinin yardımcısıdırlar. Onlar iyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çağırırlar.” (Tevbe, 71)
Şu sözler de ahir zaman Peygamberi Hz. Muhammed’den (sas): “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.” “En büyük cihad zalim sultan karşısında hakkı söylemektir.” “Sizden herhangi biriniz bir kötülük gördüğünde onu eliyle değiştirsin. Eğer buna güç yetiremezse diliyle değiştirsin. Buna da güç yetiremezse kalbiyle (buğz etsin). Buğz ise imanın en zayıf mertebesidir.”
İşte bu anlamıyla cihad, bazı alimlere göre namaz, oruç, hac, zekat gibi İslam’ın şartlarından biridir. Ve İslam Alimlerine göre iş başına iyi bir yönetimi getirinceye kadar çalışmak tüm Müslümanlar üzerine farz-ı ayındır…
Eğer insanlar bu görevlerini yapmazsa beldemizde, ülkemizde ve dünyada fesatçılar, bozguncular, egolarını tatmin ve şirk peşinde koşanlar gemi azıya alırlar…
 
SİYASET İNSANI HEM DÜNYADA HEM AHİRETTE MUTLU KILAR
Hz. Peygamber; “Din bir binadır, devlet onun bekçisidir. Devlet görevini yapmazsa bina harap olur.” buyuruyor. Bu söz üzerinde her insanın ciddi ciddi durması gerekir…
Siyaset, işleri sevk ve idare etmek, emir vermek, yasa çıkarmak, yasa koymak, ıslah ve terbiye temek manalarına gelir. Siyaset insanları ve ülkeyi hakka, hukuka ve adalete uygun olarak iyi ve güzel yönetme ilim ve sanatıdır gelmiş geçmiş en büyük siyasetçi Hz. Peygamber’dir.
Bu bahsettiğimiz siyaset rahmani siyasettir. Ve bu Peygamberlerin, velilerin, kurtuluşa erenlerin siyasetidir. Bu anlamda siyaset, siyaset adamının ve insanların hem dışına, hem de içine nüfuz eder ona yanlış şeyler yaptırmaz, insanın hem dünya mutluluğunu sağlar, hem de kıyamet gününde yüzünü ak çıkararak âhiret kurtuluşunu sağlar...
“Siyaset şeytan işidir” safsatasına gelince “Dinde siyaset, siyasette din yoktur” sözünün Hollandalı Her Gerung’a ait olduğu söylenir. Bu sözleri Müslümanlardan duymak cahillik değilse eğer İslam düşmanlarının ağına düşmektir. Veya iyi niyetle dersek bunu politika için kullanıyorlar diyebiliriz(!?) Çünkü politika iki yüzlülüktür diğer bir deyimle insan kandırma sanatıdır(!?)… Bunu yapan insan da Müslüman( nasıl Müslümansa !?) dahi olsa Kur’an’ın “İnandım de sonra da dosdoğru ol!” emrine muhalefettir…
 
SİYASET ŞEYTAN İŞİ OLSA HZ. PEYGAMBER DEVLET BAŞKANI SEÇİLİR MİYDİ?
Hiç siyaset şeytan işi olsa idi Hz. Peygamber Medine’ye gelince Müslümanlar, Yahudiler, Hıristiyanlar ve diğer topluluklar tarafından devlet başkanı seçilir miydi? Hz. Peygamber bu fiili sünnetiyle insanlara örnek olur muydu?
Hz. Peygamber Medine'de 1500 Müslüman arasında ‘ahdi kardeşlik münasebeti’ oluşturduktan sonra yaptığı en önemli iş Yahudi, Hıristiyan ve müşrik 11.500 kişiyle önemli bir işe girişti: Medine’deki otorite boşluğunu gidermek, başıbozukluğu, anarşiyi bitirmek, kabilecilik savaşlarına son vermek ve Medine’de sınırları belirlenmiş dış tehditlere karşı savunulacak bir vatan, yetkileri, sorumlulukları belirlenmiş bir vatandaş topluluğu(camia) ve otorite (devlet ve devlet başkanlığı) oluşturmak…
Böylece Hz. Peygamber, Medine’de, birbirleriyle kavgalı nizalı, değişik din, inanç, ırk ve kabilelerden insanları uzlaştırarak, anlaştırarak insanlığa örnek oluyordu.
Hz. Peygamber Medine’ye Hicret edince 622 yılında hem dini hem de siyasi otoriteyi kendisinde toplamış ve Medinelilerin birbirine karşı davranışları ile Medine’yi iç ve dış tehdit ve tehlikelere karşı nasıl koruyacaklarına dair bir sözleşmeyi (Medine Anayasası) bu topluluklarla birlikte imzalamıştı... Bu 52 maddelik vesikaya Muhammed Hamidullah, ‘yeryüzündeki ilk yazılı anayasa’ demektedir… (‘Yeryüzünde ilk yazılı anayasa’, Hikmet Sofu, Bayrak: 1252)
 
SAMİMİ SİYASETÇİ DEVLET ÇARKINI ANINDA DÜZELTİR
Bahaneye gerek yok. Lafa, boş lakırdıya milletin karnı tok!.. Tarihe 2. Ömer olarak adını altın harflerle hakkıyla nakşeden Ömer bin Abdülaziz, 3 sene gibi çok kısa bir zamanda Muaviye ile başlayan Emevi diktatörlerinin yaptıkları tüm yanlışlıkları büyük oranda düzletmiş, Fadek arazilerini aslına uygun kullanılır hale getirmiş… Haksızlığın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin kökünü kazımış, fakirliği fukaralığı bitirmiş, ülke zekat verecek insan bulamayacak kadar zenginleşmiştir…
 
AKİL İNSAN MI, ÇILDIRMIŞ İNSAN MI? ‘APO SERBEST BIRAKILSIN(!?)
İktidarı hep uyardık. Adını bile koyamadıkları, “Kürt meselesi mi desek, ne desek?” dedikleri meselenin adını Millet Partisi Genel Başkanı Sayın Aykut Edibali’nin ikazlarıyla ve teklifiyle ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ olarak düzelten iktidar maalesef bu projenin içini dolduramayınca doldurma işi iş bilmezlere kaldı. Evet ‘analar ağlamasın’ doğru ama! Ya uygulama nasıl olacak? Bu şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaz mı? Allah’ın gazabına yol açmaz mı?.. AKP ve Sayın Erdoğan milleti ‘Başkanlık sistemi ve anayasa’ tartışmaları ile meşgul ederken atı çalan Üsküdar’ı geçmesin?! Kiralık katil apo ve avanesi pkk emperyalistlerin elinde Türkiye’ye ve İslam dünyasının göbeğinde bir çıban başı olmasın!? Türkiye ve Ortadoğu bu ateşte yanmasın!?
İşte Sayın Başbakan’ın akil insanlarından bir kaçının naneleri: Akil insanlardan Hilal Kaplan bir televizyon programında “Türk bayrağından Türk kelimesi kaldırılsın” diyebiliyor. Yine başka bir akil insan Baskın Oran, emperyalist uşak katil apo için, “Başbakan ağzını düzeltsin, apo’ya terörist demesin!” diyor. Akil İnsanlar Güneydoğu heyetinin başkanı Yılmaz Ensaroğlu: “… Geçmişe takılırsanız da bu kez yol alamazsınız. Biz bu dengeyi oluşturmak istiyoruz. Burada taleplerde çok yoğun biçimde Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması, koşullarının iyileştirilmesi öne çıktı." diyor.
Akil insan Celalettin Can: ”Toplumsal bir meşruluk diye bir şey var. Her şeyi devletle başlayıp devletle bitirmeyin. Devlet gidicidir. Tarihsel bir kategoridir. Tarihin bir döneminde ortaya çıkmıştır. Belki başka bir döneminde olmayacaktır. Devleti bu kadar abartmayın.”
Bu akil insanlar kimin adına, kimin ağzıyla konuşuyor acaba? Bu akil insanlar pkk’lı katilleri savunmak ve vimle temizlemek için mi görevdeler?
Peki amaç ne? Türk-Kürt kavgası mı? Kukla pkk devleti mi? Sonra da Ürdün’den Ermenistan’a Büyük İsrail Projesi -arz-ı mev’ud- mu? Ve Sayın Başbakan, iktidar ve devlet niçin bu apo-pkk komedisini seyrediyor, hatta yardım ediyor?  Nasıl oldu da katil apo Başbakan Erdoğan’ın muhatabı oldu? -apo’nun Başbakan Erdoğan’a denk getirilmesi masalı, http://www.anamurbulten.com-
Bu iş Balkanlar’da baş gösteren komitacıları Türk bayrağına haç ekleyerek ayrılıkçılık davasından vazgeçireceğini zanneden ve bundan adı gibi emin olduğunu söyleyen ama bu gafleti ve cehaleti ile komitacıları azdırarak cihan imparatorluğumuzun parçalanmasına ve milyonlarca insanın katledilemesine ve bir Türk soykırımı yaşanmasına yol açan Mithat Paşa’nın işine dönmesin!?
 
VATANDAŞLARIMIZI GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ
Sözün burasında Türk Milleti’ne Millet Partisi’nin çağrısını hatırlatmak vicdan borcu: Millet Partisi Türk Milleti’ni tarihi kutsal misyonunu yeniden hatırlamaya ve yüklenmeye çağırır. Mete Han’dan, Saltuk Buğra Han’dan, Selçuk Bey’den, Selahaddin-i Eyyübi’den, Osman Gazi’den beri yüklendiği nizam-ı alem misyonu… ‘Türk’ün cihan hakimiyeti mefkuresi!’
Millet Partisi tüm insanları taraf olmaya çağırır. Ey insanlar, ey vatandaşlar sizler doğrudan, haktan, hukuktan, adaletten yana olduğunuzu göstermelisiniz. Ülkemizi bu hallere düşüren partilere artık rey vermemelisiniz. Bu partilere rey verecek vatandaşlarımızı da ikaz etmelisiniz. Tercihlerinizle, oylarınızla, katkılarınızla Millet Partisi’ne güç vermelisiniz. Millet Partisi’nin ‘Muhteşem Türkiye’ hareketine katılmalısınız. Ve belediye emanetini, iktidar emanetini, devlet emanetini Millet Partililere vermelisiniz ki beldemizi, şehrimizi ve ülkemizi siz yönetesiniz…
Burada bize ve size düşen görev aynen Halil İbrahim Peygamber’i yakacak ateşi söndürmek için ağzında bir damla su taşıyan karınca misali gibi, kuş misali gibi…
Hani kuş, karınca diyor ya, Ey beni sınamak için gönderen Allah’ım! Ben Nemrut’tan yana değilim, Senin yanındayım, İbrahim kulunun safındayım şahit ol ve kıyamet gününde beni zelil etme, cehennemden uzak kıl, Cennet’ine koy… Bu dünyada da bizi, ailemizi ve milletimizi koru…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.