KLOZET SİYASETİNE SON VERELİM
HİKMET SOFU
SEÇİM KAZANILSA NE OLUR; ASIL SINAVI KAYBETTİKTEN SONRA
İNSANIN İSTİKAMETİNİ MENFAAT RÜZGÂRLARI DEĞİL, KUTUP YILDIZI BELİRLER
 
ÇİRKİN POLİTİKA İFLAS ETMİŞ PARTİLİ ÜRETİYOR!..
“Evet çalıyorlar, evet hırsızlar! Ama ben yine de oyumu onlara vereceğim” diyen dindar taraftarlar üreten bir politika iflas etmiştir, kadrosunu da, liderini de bu dünyada da öteki dünyada da iflas ettirmiştir…
İslam Peygamberi Hz. Muhammed’i (sas) kendilerine hizmetkar yapıp elinden başbakanlık makamını alanlar! Allah’ın sıfatlarını üzerinde taşıyanlar! ‘Bakara-makara(!?) bir ayet sallayan’lar üreten bir politika iflas etmiştir, kadrosunu da, liderini de iflas ettirmiştir. Hem dünyada hem ahrette…
İflas edenler ne zaman uyanacak? Biz ne zaman iflas edenler üreterek bu suça ortak olmaktan vazgeçeceğiz? Çirkin politikayı ne zaman bırakacağız? Uyanın ey akıl sahipleri!.. Uyan ey içimizdeki insanlık!..
 
DAVA ADAMLARININ MİSYONU! OĞUZLARIN MİSYONU
Nerde kaldı, Oğuz’un misyonu? Nerde kaldı Osman Gazi’nin Orhan’a vasiyeti? “Adaletsizlik, fitne, fesat ve anarşiden; gökte mavi gök çökse, yerde yağız yer delinse; onu hak, hukuk ve adalet içinde yeniden tanzim edip düzeltmeyi” görev bilmek; ‘nizam-ı âlem’den kendini sorumlu saymak nerde kaldı?..
Gelin ecdadımızın muhteşem mirasına, misyonuna sahip çıkalım…
 
TABELA MÜSLÜMANLIĞI İSLAM DEĞİLDİR!..
‘Adalet’in, ‘hukuk’un sus(tu/turuldu)ğu yerde hiçbir müspet insani gelişmeden söz edilemez. Adil olmayan ayıplı seçim kanunu, anti demokratik siyasi partiler kanunu ve ayıplı seçim barajları ile istikrar değil ancak otoriter-despot yönetimler korunur, demokrasinin köküne kibrit suyu dökülür!..
Lafla peynir gemisi yürümez! Tabela Müslümanlığı İslam yerine geçmez. Allah’ın insanlara verdiği insan hak ve hürriyetleri yasaklanamaz! Haberleşme hürriyeti kısıtlanamaz. Tabela Müslümanları hakiki Müslümanları aldatamaz! İnsan bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz! Kanan da, yanılan da; bu kadar yalan, dolan, hırsızlık, israf, haksızlık, adaletsizlik, istifa karşısında bir gün gelir uyanır!.. Millet uyanır!.. Gelin laf ebeliğine son verelim...
 
SİYASETİ KLOZETE İNDİRGEYENLER
Hazır milletin malı diye yiyip israf etmekten karın ağrılarına tutulanlar… İşçinin alın teri ile gökdelen tabutlar dikerek ilahlık yarışına katılanlar! İşçiliği köleliğe dönüştürüp sendikacılığı bitiren sendika ağaları ve iktidarlar. Aç gözlülükten işçileri kömüre gömenler… Milletin tamamını işçilikten öte kendilerinin kölesi yapmak isteyen gözü doymaz kapitalist haramoburlar… Etnik-dini-mezhebi ayrımı körükleyenler, siyaseti klozete indirgeyenler, ‘adalet’i sıfırlayıp yargı görevini üstlenenler. Devlet müessesesini tüketerek parti devletine dönüştürmek isteyenler! Gelin hep birlikte bir karar alalım, klozet siyasetine son verelim.
 
YENİ BİR DİN(!?) İCAT EDENLER
Devlet baba, devlet ana adaletini ahlakını şefkatini kaybedip sadece küçük bir grubu kollayanlar. Dinde aşırı gidenler! İslam’ı kendi menfaatlerine alet edenler! Dini milli kavramların içini boşaltıp yerini maddiyat, çıkar ve egoizmle oldurarak yeni bir din(!?) icat edenler! Anayasa ve kanunları başkalarına uygulayıp, kendi ve taraftarları için yok sayanlar! Muhteşem tarihi mirasımızı ve medeniyetimizi seçim malzemesi yaparak tüketenler! Hak arayanları, ‘hukuk nerede?’ diyenleri, adalet peşinde koşanları tekme tokat kodese tıkanlar? Peygamber Hz. Muhammed’i (sas) kendilerine hizmetkar yapıp elinden başbakanlık makamını alanlar! Allah’ın sıfatlarını üzerinde taşıyanlar! ‘Bakara-makara(!?) bir ayet sallayan’lar… Tencere dibin kara, seninki benden kara kavgasındakiler. Ağızlarını bozup galiz hakaretler savuran, karşıtlarını dinden çıkaranlar(!?). Danışıklı dövüş içinde halkı tahrikten oy devşirmek isteyenler. Milleti kutuplaştırıp sevenlerini (fanatiklerini) ürettiği kadar karşıtlarını (düşmanlarını) da üretenler. ‘Evet çalıyorlar, evet hırsızlar ama öyle de olsa oyumu onlara vereceğim’ diyen dindarlar (taraftarlar) üretenler! Muhalefetten ‘legal görünümlü partiler’ diye bahsederek gayri meşru ilan etmeye çabalayanlar!..
 
AKLI(MI/NI)ZI BAŞI(MI/NI)ZA ALMAYACAK MI(YI/SINI)Z?
Var mı içimizde Allah’tan korkan, kıyamet gününü hatırlayıp aklını başına alan? Yok mu içimizde ‘emperyalizme, kapitalizme, komünizme, faşizme, diktatörlüğe karşı olduğu kadar sevdiği insanı ilahlaştırma tarafgirliğine hayır’ diyenler? ‘Bir yanlış gördüğünde eliyle, diliyle düzeltecek’ kahramanlar, ‘Zalim sultan karşısında hakkı söyleme’ iradesinde cesur yürekler doğurmuyor mu analar? Gelin ölmeden önce aklımızı başımıza alalım. İslam’ı menfaatlerimiz için istismar etmeyi bırakalım. Allah’ın dinini işimize geldiği gibi değil, Allah’ın emrettiği gibi anlayalım, yaşayalım…
 
HADİ MİLLETİ UYUTTUK, KENDİMİZİ NASIL KANDIRACAĞIZ?
‘Seçim kazanacağım diye gayet net ve açık bir şekilde haksızlık-hukuksuzluk-adalesizlik-adam kayırma-zulüm, suistimal-rüşvet, yalan-dolan, iftira-fitne-fesat, çalıp-çırpma, vergi adaletsizliği ve gelir dağılımı bozukluğunun devamlılığı ile oluşturulan ahbap-çavuş ekonomisi, rantiyecilik-kamu kaynaklarının hoyratça israfı, insafsızlık ve haramilik yapanları, insanları dini-mezhebi-ırki kutuplaştıranlara, dinimizin kutsal değerlerini politikaya alet edenlere arka çıkmanın veya rey toplayarak onlara yardımcı olmanın hesabını nasıl vereceğiz? Sınanmayı yani asıl sınavı kaybetmeyi hadi eşe-dosta, millete yutturduk, kendimize nasıl yutturacağız? Gelin insanları ötekileştirmekten ve İslam’ı kirli politikamıza alet etmekten vazgeçelim…
 
‘SEÇİM KAZANILSA NE OLUR; ASIL SINAVI KAYBETTİKTEN SONRA’
İnanan insan, iman adamı istikametini menfaat rüzgârlarına göre değil Kutup Yıldızı’na göre belirler, fırtınalı dev dalgalı karanlık gecelerde şaşırırsa O’nunla kendine çeki düzen verir. İnsanın Mü’min’in Kutup Yıldızı Kur’an’ı Kerim’dir. Kur’an’da haksızlık, adaletsizlik, fitne, fesat, adam kayırma, zulüm, hırsızlık, israf, yalan, rüşvet, gasp, kamu malını yemek yasaktır… Ve insan kim ne olursa olsun -zengininden fakirine, işçisinden işverenine, memurundan amirine, hakiminden savcısına, muhtarından cumhurbaşkanına- şu hitap hepimizedir: “Siz bu Kur’an’dan sorguya çekileceksiniz.”
 
ZAMAN TARİHİ KUTSAL MİSYONUMUZU HATIRLAMAK VE YÜKLENMEK ZAMANI
Zaman hem kendimize karşı hem de başka insanlara karşı -dini-mezhebi-kavmi ne olursa olsun- adil olmak zamanı. Şimdi haktan, hukuktan, adaletten yana olmak zamanı. Şimdi haklıdan, iyiden, doğrudan yana taraf olmak zamanı. Şimdi zulme, yanlışlara, yamukluklara ‘Dur!’ deme zamanı, ‘Artık yeter!’ deme zamanı. Şimdi ecdadımızın tarihi kutsal mirasına sahip çıkma zamanı. Şimdi insan olarak, millet olarak tarihi kutsal misyonumuzu yeniden omuzlama zamanı! Tüm engelleri aşmak, siyaseti kirleten partileri geçmek zamanı.
Şimdi ‘Muhteşem Türkiye’ seferberliğine çıkmak zamanı!.. Haydi ‘Muhteşem Türkiye’ seferberliğine!.. Haydi bilge Aykut Edibali liderliğindeki Millet Partisi’ne. Oy ver Millet Partisi’ne, hedef ‘Muhteşem Türkiye’ 


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.