Ya sabır. “Suriye’de/İdlib’de ne işimiz var?” Cevabı çok basit.. “Bahar Kalkanı Harekatı” ile güvenlik ve insani durumdan dolayı İdlib’deyiz. Her iki konuya da saldırı olduğunda, neleri göze alabileceğimizi ve Türk Ordusu’nun neler yapabileceğini, gücünün sahada ne olduğunu bu harekat bütün dünyaya gösterdi. Varlığımızın, gücümüzün, kapasitemizin bundan sonraki aşamalarını “köpeksiz köyde değneksiz gezenler” düşünsün. Suriye’de/İdlib’de ve Moskova’da ne işimiz var diyenler ve Esad düşünsün.

Anlaşma, savaşmamak için yapılır. Moskova’ya onun için gidildi. Ona da laf söylüyorsun. Neden gidiyorsun diyorsun..  Kılıçdaroğlu hem şehidimiz olmasın, şehitler tepesi boş kalsın istiyor hem de bakın ne diyor:
“Emperyal güçlerin maşası olanlar Türkiye’yi düzlüğe çıkaramaz. Putin’e meydan okur, Merkel’e meydan okur, Trump’a meydan okur. Onlar vururlar, koşa koşa ayaklarına gider. Benim askerime mermi sıkan herkes benim düşmanımdır. Ben niye ayağına gideyim? Topuğunuz kıçınızda Putin’e koşuyorsunuz.”

Ayıp.. Askerime silah sıkan tabi ki düşman. Düşmanla ne yapılır? Savaşılır. Savaş ne içindir; kutsalların ve değerlerini korumak için. Savaşta ne vardır? Silah ve mermisi vardır. Mermi savaşta taşa sıkılmıyor. Ve savaşanlar silahı karşılıklı sıkar. O zaman da şehit verirsin.

Putin’e koştuk.. Neden? Şehit vermemek için. Sonuç? Ateşkes sağlandı. Sürekli midir? İnşallah.. Bunu zaman gösterecek. Anlaşma kararları lehimize mi? Türk askeri çekilmiyor. BM’in kabul ettiği tüm teröristlerden bölge temizlenecek, rejim saldırırsa Türk ordusu da karşılık verecek.
Anlaşmalar, karşılıklı tavizlerin verilmesini gerektiren bir durumdur.

İslam/din, vatan, bayrak ve ülke savunması kutsallarımızdandır. Hak, hukuk ve adalet değerlerimizdir. Kutsallarımız ve değerlerimize karşı zulmü, baskıyı, saldırıyı önlemek için mücadele ederken ölmek şehit olmaktır. Şehitsiz ülke düşüncesi elbette insanların ölmemesi duası gibi düşünülebilir. Bu dünya gerçekleriyle bağdaşmaz. Zira düşman var, zulüm var, baskı ve saldırı var, haksızlık var. Bunların olmaması, ulaşılabilecek bir durum değildir. Sizin barış esaslı siyasetinizle ilgili değildir. Size karşı zulüm, baskı ve saldırı olduğunda kendinizi savunmak için harekete geçersiniz. Bu durum direk sizinle ilgili olmasa da haksızlığa karşı, insani duygularla seyirci kalamaz müdahale eder, bütün barış niyetinize rağmen kayıplar verirsiniz. Suriye ve İdlib’de olduğu gibi şehitler tepesine şehit göndermek zorunda kalırsınız.
Yıllarca başka bir ülkeyle savaşmadık ama terör saldırıları sebebiyle şehit verdik.

Türkiye, kendi güvenliğimiz ve bölge güvenliği için operasyon gerçekleştiriyor. Bize yönelen saldırıları etkisiz hale getirmeye çalışıyoruz. Güney’de PYD gibi bir terör devleti kurup bize karşı tehdit olarak kullanılmasını önlemeye çalışıyoruz.

Vatan için, bayrak için, din için savaşta düşmanla çarpışırken ölen askerlere şehit denir ve şehit tepesine konur. Şehit tepesinin anlamı en yukarda tepede, bulunduğu bölgenin her yerini gören yer demektir. Ne demiş Arif Nihat Asya, şehitler tepesi boş kalmayacak. Kılıçdatoğlu ne diyor; Millet İttifak’ı iktidar olursa Şehitler Tepesi boş kalacak. Doğru söylüyor; savaşmazsan şehit olmaz, tepe boş kalır. Nasıl savaşmazsın? İdlib’e gitmezsen.. Ne işimiz var İdlib’de der  asker göndermezsen..  Ama sen gitmezsen onlar gelir. “Gelsin memleketi onlara teslim ederim..” diyor adam.

Benim kimsenin toprağında gözüm yok, savaş taraftarı değilim diyorsun, ama onların senin toprağında gözü var.. Senin yok olmanı istiyorlar. Madenlerinde, doğalgazında, petrolünde, denizlerinde gözü var ve seni rahatsız ediyor. Hele bir de içinde ajanlar/casuslar ve taşeronlar oldu mu saldırı daha kolay. Küresel güçlerin bizim içimizde taşeronları var mı? Var. Suriye’de/İdlib’de ne işimiz var diyenler. Sana saldırdı ne yapacaksın? Şehitler tepesi boş kalsın diye memleketi teslim edeceksin, öyle mi?

Ülkemizin her köşesi şehit kanıyla kıpkırmızı kardeşim. Bu kanları çiğneyen kansızları seyir mi edelim? Sahip olduğun/olmak istediğin her şeyin bir bedeli olur. İstiklal Savaşındaki verdiğimiz yüz binlerce şehit kanı huzurlu yaşamanın bedeli olmuştur.
Hoş kalın. Mart 2020, Anamur. İsmet Kadıoğlu.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.