Köy Enstitüleri kurulduğu gün ve sonrası kapatıldığı günden bugüne kadar tartışıldı ve tartışılmaya devam ediyor. Köy Enstitüsünü yıllar önce eleştirenlerden, bu günlerde badem gözlüydü, sırma saçlıydı güzellemesini yaptıklarına şahit oluyoruz. 80 yıl sonra ah keşke kapatılmasaydı diye güzellemeler yapılmasını anlamak mümkün değil.
Özellikle bugünlerde Fac.’de paylaşımda bulunan bir zamanların Ülkücü arkadaşlarıma rastlıyorum. “Ayıdan post, Rus’tan dost olmaz” sloganını yıllarca bağırmış/slogan yapmış Yüksek Öğretmeli arkadaşların bu tür paylaşımlarının amacının ne olduğunu anlamakta zorlanıyorum.
Köy Enstitüleri’ni kuranların ve taraftarlarının çağdaşlığı yakalamak için gerekliydi dediklerini biliyoruz. Olumsuzluk olarak görenlerde, “komün” hayatını teşvik ederek, ülkeye komünist getirmek için kurulmuştur dediklerini biliyoruz.

Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda, okuma yazma oranı çok düşük ve nüfusun çoğunluğu köylerde yaşıyordu. Tarım konusunu ele almak ve okuma yazma oranını artırmak amaçlı 1940 yılı itibariyle tarıma elverişli köylerde Köy Enstitüleri açıldı.
Açıldı açılmasına da, Sovyet benzeri yapılanmaya gidildi düşüncesiyle tartışmalı bir okul oldu.

O dönemin Milli Eğitim Bakanı 17 Nisan 1940’da “ziraat işlerine elverişli bulunan yerlerde, köy öğretmeni ve köye yarayan diğer meslek erbabını yetiştirmek amacıyla”, “Köy Enstitüsü” kurulması tasarısını Meclis’e getirdi. Tasarı, çoğunlukla Meclis’te kabul edildi. Bazı yerlerdeki Köy Öğretmen Okulları, Köy Enstitüsü adını aldılar. Öğretim süreleri en az 5 yıl olan bu enstitülere, köy ilkokullarını bitirmiş yetenekli köy çocukları alındı. Bu okulların kendisine ait tarlası, bağı, besi hayvanları, arı kovanları ve atölyeleri vardı.
Köy Enstitüleri 1946 yılında Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı görevinden alınmasına kadar faaliyetine devam etti. Milli Eğitim Bakanı olan Reşat Şemsettin Sirer bu okulları Köy Öğretmen Okulları’na dönüştürdü.

6 yıl süren II. Dünya Savaşı Avrupa’yı büyük yıkıma uğratmıştı. Bu arada Sovyetler bundan yararlanmaya çalışır. Amerika’ya göre, çaresiz kalan Avrupa devletlerini, komünist Sovyetler karşısında maddi olarak güçlendirmeliydi. Amerika tüm Avrupa’yı siyasi ve ekonomik işbirliği içine sokarak, Avrupa içerisinde komünist Sovyetlerin ilerlemesini durdurmak ister.

O zaman Amerikan Başkanı olan Haryy Truman, Marshall’ı dış işleri bakanlığına görevine getirir. Türkiye’nin de bulunduğu 16 Avrupa ülkesi, Avrupa’nın acil ihtiyaçlarını belirlemek üzere, Avrupa Ekonomik İşbirliği Konferansı adında bir örgüt kurulur. Amerika bazı sebeplerden dolayı, Türkiye’ye yardıma ihtiyaç olan ülkeler arasında yer vermez..

Türkiye, Marshall Planı içine alınmaması kararı üzerine, doğrudan ABD’ye başvurur ve kendisinin de dahil edilmesini ister. Bu istek üzerine Amerika; Türkiye’nin askeri gücü ve iç düzeni bakımından önemli bulur ve Avrupa Ekonomik İşbirliği Anlaşması imzalanmadan, Türkiye Marshall Planı içine alınmasına karar verir. Marshall Yardımı kapsamı; hibeler, krediler ve teknik yardımlar şeklindedir.

Türkiye, Marshall Yardımı’yla birlikte birçok alandaki girişimlerini bırakmak ve bazı malların üretiminden vazgeçmek zorunda kalır. Marshall Yardımı, ABD’nin Türkiye’yi ekonomik yönden kendisine bağlamasıdır.
Marshall anlaşmasında, üretim yapan silah, askeri mühimmat, uçak fabrikaları gibi fabrikaların kapatılması şartı yanında Köy Enstitüleri’nin de kapatılması şartı vardı. Ve 1954 yılında anlaşma gereği Köy Enstitüleri kapatılmak zorunda kalındı. Kapatıldığında ismi Köy Öğretmen Okulları’ydı.

Köy Enstitülerinde, kitaba, deftere dayalı öğretimin yerini iş için, iş içinde eğitim almıştı. O günlerde meslek okulları yoktu. Bu enstitüler, aslında bir nevi de günümüzdeki meslek okullarının temeli niteliğindeydi.

Kalktı.. Vay efendim şöyle iyiydi, böyle güzeldi, zeki köy çocuklarını okutuyordu, meslek sahibi yapıyordu; neden kapatıldı..?
Antalya Tıp fakültesi Hastanesinde ufak bir ameliyat oldum. En yetkili hemşire dedi ki; Antalya Araştırma Hastanesi bize göre daha donanımlı ve iyi dedi. Zira Tıp Fakültesi açılalı 40 yıl oldu, orası çok yeni ve cihazları en gelişmiş olanları dedi. Aynen bunun gibi, o günün şartlarında ara elaman/meslek sahibi kişileri Köy Enstitüsü aracılığı ile yetiştiriyorduk. Şimdi? Daha donanımlı, gelişmiş atölyelerle meslek liseleri açılmış. Ah, nerde o eski bayramlar demeye gerek yok..
Sağlıklı kalın. Şubat 2021, Anamur. İsmet Kadıoğlu.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.