MEHMET MÜEZZİNOĞLU AKARYAKIT PARALARINI KENDİ KESESİNDEN ÖDEME ERDEMİNİ GÖSTERMELİ!..
HİKMET SOFU
27 Mart 2016 Pazar günü, serhat şehrimiz Edirne, muhteşem(!?) bir reklam şov yaşamış, eşi bulunmaz Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu sayesinde!?
Bu yazı hem AKP’lilere, hem AKP’li milletvekillerine, hem Müezzinoğlu’na, hem AKP’li bakanlara, hem de devlette israfın kökünü kurutma sözü veren Başbakan Davutoğlu’na bir tebrik yazısıdır(!?), aynı zamanda da göreve davet uyarısıdır!..
Pek tabi, iktidarın icraatlarını denetlemekle yetkili başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Devlet Denetleme Kurulu üyelerine, sorumlu tüm makamlara ve de egemen Türk Milletinin akıl sağlığı yerinde, mümeyyiz cezai ehliyete haiz bütün fertlerine bir davet…
 
17 İLE DAĞITILACAK 102 AMBULANS EDİRNE SARAY İÇİ ER MEYDANINDA
27 Martta Edirne’de Sarayiçi Er Meydanında yapılan törenle 102 ambulansın dağıtımı yapılmış… Edirne Vali Vekili Beyazıt Tanç ve Sağlık Bakanlığı Acil Hizmetler Genel Müdürü Hikmet Selçuk Gedik’in de katıldığı törende Müezzinoğlu 102 ambulans dağıtımını gerçekleştirmiş. Afyonkarahisar, Aksaray, Ankara, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Çankırı, Çorum, Düzce, Edirne, Eskişehir, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova’ya dağıtılacak ambulansların kontak anahtarları Müezzinoğlu ve protokol üyeleri ambulans sürücülerine vermiş…
Haberden anladığımız, 102 ambulans Edirne’ye getiriliyor. Şov Edirne’de yapılıyor. Şovdan sonra ilgili illere gönderiliyor… Neden? Niçin? Bu israfın sorumlusu kim? Yoksa Müezzinoğlu iktidarın geleceğine dinamit mi koyuyor? Yoksa iktidar kendi ayağını mı kurşunluyor? Bunun hesabını kim soracak? Egemen milletin kurumları niçin suskun?
 
AKARYAKIT PARALARINI MÜEZZİNOĞLU MU ÖDEYECEK?!..
Edirne’ye verilen ambulanslar dışındakilerin neden o kadar yol tepilerek Edirne’ye getirildiği; ve de Edirne’den Aksaray, Kırşehir, Çorum, Balıkesir, Ankara, Eskişehir vb illere gidiş için akaryakıt paralarının Müezzinoğlu’nun cebinden ödenip ödenmeyeceği merak konusu!? Egemen milletin haklarını, egemen milletin yetki verdiği kurumlar, iktidardan ve Müezzinoğlu’ndan sormalı… Hesap sorulmaya başlamadan önce de Müezzinoğlu görevinden istifa etmeli. Etmiyorsa Davutoğlu tarafından görevinden alınmalı… Ve bu ambulansların Edirne’ye geliş ve Edirne’den gidiş için harcanan akaryakıt masrafları milletin alınteri vergilerinden oluşan ‘hazine’den ödenmemeli, Müezzinoğlu’ndan tahsil edilmeli. Müezzinoğlu akaryakıt paralarını kendi kesesinden ödeme erdemini göstermeli!..
Bu arada bu aziz millet, millet olarak yaşayacaksa tek kuruşu bile israf ettirmemeli, hesabını yapmalı, cezasını kesmeli…
 
REKLAMLARA BAYILIYORUM, MİLLET DE BAYILIYOR!..
KENNEDY-NİXON: 1960 ABD başkanlık seçimleri için, Kennedy-Nixon ikilisi arasında geçen televizyon programını seyredenler Kennedy’i başarılı bulmuşlar, aynı programı radyodan dinleyenler ise Nixon’u beğenmişler Kennedy’yi ise başarısız bulmuşlar, seçimi televizyonda görüntüde başarılı olan Kennedy kazanmış. İşte görüntünün gücü!..
 
ÖZAL: Özallı yıllarda, Özal’ın seçim kampanyasını yürüten Erkan Zenger, İstanbul Eyüp’te Özal’ın konvoyunun önünde şöyle anons yapmaktadır : “Eyüp Sultan’ın torunu Turgut Özal geliyor!”. Özal bir ara zevkten dört köşe bir halde sorar Zenger’e, “Zenger, ben nereden Eyüp Sultan’ın torunu oluyorum?” Zenger cevap verir: “Önemli olan halkın algısı!..”
(Dürüst reklamcıları tenzih ederek) işte reklamcılık böyle veya şöyle bir şey: “Anneme reklamcı olduğumu söylemeyin o beni genelevde piyanist sanıyor…”
 
HİTLER ALMANYA’SI, GÖBELS: ‘YALAN ATIN, MUTLAKA İNANAN ÇIKACAKTIR’
Joseph Göbels, Hitler Almanya’sında Nazi diktatörlüğünün ‘Halkı Aydınlatma ve Propaganda’ Bakanı idi. Göbels, ‘Büyük Yalan’ tekniğiyle ün saldı.
Reklamcılar için şu sözleri meşhurdur: “Eğer yeteri kadar büyük bir yalan söyler ve bunu sürekli tekrarlarsanız, halk buna önünde sonunda inanacaktır…”
 
İNSANLARIN BEYİN TEMBELLİĞİ SÜRDÜKCE HER İSTEDİĞİMİZİ YAPABİLİRİZ
Ve işte üzerinde düşünmemiz gereken Göbels’ten birkaç inci:
“Basını, hükümetin kullanabildiği dev bir klavye olarak düşünün.
Propagandanın sevimli ve doğru olması beklenmez. Amaç insanları ikna etmektir. Propaganda popüler olmalıdır, entelektüel olarak hoşa giden değil.
En parlak propaganda tekniği, tek bir temel amacı sabit tutmaktan geçer. O amacı defalarca tekrar etmek gerekir.
İnsanların beyin tembelliğini gördükçe, her istediğimizi yapabileceğimizi anladık. Yalan atın, mutlaka inanan çıkacaktır.”
 
RADYO OLMASAYDI İKTİDARA GELEMEZDİK VE ETKİN KULLANAMAZDIK
Ve Göbels’ten bir inci daha: “Radyo olmasaydı, iktidara gelemezdik ve geldikten sonra iktidarı etkin olarak kullanamazdık”.
Bu ‘inci’yi Hitler kabinesinin Silahlanma Bakanı Albert Speer bir başka inciyle açıklıyor:
“Radyo sayesinde 80 milyon Alman’ın özgür düşünme imkanını ellerinden aldık”.
Kim bilir Göbels, televizyon, internet, sosyal medya çağını yaşasaydı neler der, neler yapardı? (30.3.2016)

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.