NEREDE BU DEVLET, NEREDE BU İKTİDAR?
HİKMET SOFU
 
‘BİR BAŞARI HİKAYESİ’, 'İMRALI İLE MUTABIK KALINDI' ve
‘ÇÖZÜM SÜRECİ ZARAR GÖRMESİN…’ masalına
40 AŞKIN İNSANIMIZI KAYBETTİK ve
ŞİMDİ DE HAKKARİ’DE 3 MEHMET’İMİZ ŞEHİT…
İKTİDAR, MEHMET’İN ZİNCİRLERİNİ ÇÖZSÜN YETER! BAŞKA BİR ŞEY İSTEMEZ!..
 
Davutoğlu, "Hem Kandil hem de İmralı ile yol haritasında mutabık kalındı, ancak sonra 6-7 Ekim olayları oldu" demiş…
İktidara göre bu olaylar belki de çözüm sürecini sabote etmek için olabilir!.. 6/7 Ekim’de apo’nun talimatı, Kandil’in emri, Demirtaş’ın ‘sokağa çıkın’ çağrısı ile 40 aşkın insanımızı kaybettiğimiz, yüzlerce işyerinin ve kamu binasının tahribine rağmen…
 
DAVUTOĞLU: ‘ÇÖZÜM SÜRECİ ZARAR GÖRMESİN DİYE’
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 19 Ekim’de Dolmabahçe Başbakanlık Çalışma Ofisi’ndeki Akil İnsanlar Heyeti’yle görüşmesinde şöyle demiş: “Çok az silahlı unsurun çekildiğini biliyorduk ama çözüm süreci zarar görmesin diye deklare etmedik. Sonra açıkladık. Bu süreç tamamlansaydı bizim de Kobani’ye, PYD’ye bakışımız farklı olurdu.”
Davutoglu, çözüm süreci ile ilgili de şöyle demiş: “Ne zaman çözüm sürecinde yol alsak şu veya bu oluyor ve ortalık karışıyor. Birileri puslu havayı seviyor. Görevimiz puslu havayı dağıtmak. Bu noktada Akil İnsanlar Heyeti’nin yardımına ihtiyacımız var. Çözüm sürecindeki kararlılığımızda en ufak bir değişiklik yok. Çözüm süreci kamu düzeninin alternatifi değildir. Birileri ‘devlet operasyon yapmasın ama biz şehrin kenarlarında çadırlar kurup insanları hesaba çekelim, haraç toplayalım ve yavaş yavaş var olan hukuk düzenini aşındırarak kendi kafamızdaki düzene gitmeye başlayalım’ derse o çözüm süreci değildir.”
 
‘BİR BAŞARI HİKAYESİDİR’
Davutoğlu Kanal 7’de de; “Geçen sene 30 Eylül’de bile bize verilen sözler yerine getirilmediği halde demokratikleşmeden hız kesmedik. Neydi bize verilen söz? Silahlarını bırakıp çekileceklerdi. Silahlarını bırakmadılar, çekilmediler.” diyor… Ve Sayın Davutoğlu çözüm süreci için “Bir başarı hikayesidir” demeyi de ihmal etmiyor…
21 Ekim’de Milliyet’te yer alan ‘Davutoğlu'ndan eleştirilere istifa resti’ başlıklı haberden bir özet ise şöyle:
“Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Akil İnsanlar heyeti önceki gün Dolmabahçe'de bir araya geldi. 10 saatlik toplantının perde arkası bilgileri bugün ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre Başbakan, Akil İnsanların "Kürtlere karşı nefret dili" uyarılarına net cevap verdi.
Akil İnsanların verdiği bilgiye göre Davutoğlu, eleştirilere, "Kürtlere karşı nefret dili kullandığımı ispat edin, ben burada istifa ederim. Bizden biri kullandıysa, kim kullandıysa onu görevden alırım" karşılığını verdi. Başbakan, süreçle ilgili yapılan açıklamalarda söylenen her cümlenin "hükümet'i bağlayıcı" nitelikte olduğunu da ifade etti.
'İMRALI İLE MUTABIK KALINDI'
Davutoğlu, çözüm sürecinin yol haritasına ilişkin detay vermedi ancak toplantıya katılan bazı isimlere göre Başbakan, 6-7 Ekim öncesinde İmralı ile yol haritasında mutabık kalındığını açıkladı.
'SÜREÇ OLUMSUZ ETKİLENDİ'
Yol kesmeler ve adam kaçırmalar gibi süreci olumsuz etkileyecek olayların yaşanmaması konusunda da uzlaşma sağlanmıştı. Başbakanlık yetkilileri de Davutoğlu'nun, "Hem Kandil hem de İmralı ile yol haritasında mutabık kalındı, ancak sonra 6-7 Ekim olayları oldu" dediğini aktardı.” (Milliyet, 21.10.2014)
 
ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET, TERÖRİSTE LANET!..
25 Ekim günü yine içimize ateş düştü. Hakkari’nin Yüksekova ilçesi Cengiz Topel caddesinde 3 Mehmet’imiz şehit edildi.
24 Ekim’de Kars-Kağızman’da hidroelektrik santraline saldıran 3 pkk’lının öldürülmesinin ardından dün Yüksekova’da Haruna Karakolu’nda görevli Uzman Çavuş Ramazan Gülle (Konya), Yunus Yılmaz (Bingöl) ve Ramazan Köse (Artvin) Cengiz Topel Caddesi’nde yürürken arkalarından yaklaşan maskeli 3 kişi tarafından kafalarına ateş edilerek şehit edildi.
Ve pkk/kck ve destekçisi HDP’den internete düşen haince ve tehdit gibi bir açıklama: Yüksekova’daki olay Kağızman’daki olayın intikamı ve arkasının geleceği tehdidi…
HDP Genel Merkezinden yapılan yazılı açıklama: "23 Ekim’de Kağızman’da 3 HPG gerillasının infaz edilmesinden sonra bugün de Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 3 asker öldürüldü. Bu gelişmeler bizim için büyük üzüntü ve kaygı konusudur. Yaşamını yitirenlere rahmet, ailelerine başsağlığı, yakınlarına sabır diliyoruz. Yaşananlardan üzgün ve kaygılıyız. Çünkü yeniden canlarımızın yitirileceği, evlere ateşin düşeceği bir döneme yaklaşıldığını hissediyoruz. Kaygılıyız. Çünkü bu gelişmelerin Ortadoğu’nun bugünkü durumunda Türkiye’yi son derece tehlikeli bir ortama sürükleyeceğini biliyoruz.”
 
KOBANİ’DE IŞİD’DEN KAÇAN PKK’LILAR TÜRKİYE’DE DEVLET KURMA HEVESİNDE…
Eğer Türkiye’de iktidar varsa, eğer Türkiye’de devlet varsa, Ayn el Antep’te (Ayn el Arap’ta) IŞİD karşısında hiçbir varlık gösteremeyen, IŞİD’den kaçan korkaklar, Mehmet’im karşısında inlerinden burunlarını bile çıkaramadan; Mehmet korkusuyla inlerinde geberirler… İKTİDAR, MEHMET’İMİN ZİNCİRLERİNİ ÇÖZSÜN YETER! BAŞKA BİR ŞEY İSTEMEZ!..
“Bir ucun Şark’tadır, bir ucun Garp’ta / Sen varsın surlarda, nöbette Mehmet! / Adaletinle şereflendi üç kıta / Örnek, kahraman hayalin dünyaya Mehmet!..”
 
MİLLET NEREDE?
Ya millet nerede? Tüm bu olaylar karşısında bir kez daha görülüyor ki, ‘NEREDE BU DEVLET, NEREDE BU İKTİDAR?’ sorusu kadar hatta ondan daha elzem olan soru, ‘NEREDE BU MİLLET?’ sorusu. Evet, soru bu: ‘NEREDE BU MİLLET?.. Nerede Türkiye’nin sahibi millet? Nerede, Oğuzların, Saltuk Buğra Hanların, Selahattin Eyyubilerin, Alpaslan Gazilerin, İbni Sinaların, Osman Gazilerin, Fatihlerin, Tahtalan Giray Hanların, Kanunilerin, Barbarosların, Mimar Sinanların, Piri Reislerin, Mustafa Kemallerin mirasına sahip çıkacak kahramanlar? Nerede ilim, bilim, hak, hukuk, adalet, barış sevdalıları?
Millet eğer millet olsa 550 milletvekilini adam gibi yola getirir, adam gibi milletin vekili gibi çalıştırır ve Türkiye’nin başını beladan kurtartır. Türkiye devleti milletin tüm sorunlarını toplumsal mutabakatla çözmüş, çağdaş refahı yakalamış; ekonomide, adalette, sanatta, kültürde, medeniyette bölgesine ve dünyaya önderlik, rehberlik edecek saygın bir devlet haline gelmiş olur… Yaşasın ‘Muhteşem Türkiye!’

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.