ÖLDÜRDÜĞÜMÜZ ŞEHİRLER, MEDENİYET KATİLİ İNŞAATOBURLAR VE BİZ!..
HİKMET SOFU
Sultanahmet’in, Ayasofya’nın, Kapalı Çarşı’nın veya Süleymaniye’nin yok edilmesini ister miydiniz? Bir şehrin tarihi kimliği nasıl öldürülür? İstanbul, Bursa, Konya, Sivas, Erzurum, Edirne, Mardin, Şanlıurfa’yı; Roma, Paris veya New York’tan farklı kılan nedir ve bu şehirlerimize has nadir hakim kimlik sürdürülmeli mi, sürdürülmemeli?
 
TARİHİ ŞEHİRLERİMİZİ ÖLDÜRDÜK, YENİ ŞEHİRLERİMİZ DE ÖLÜ DOĞDU…
Canlı cansız yaratıklar arasındaki dengeye dikkate etmedik; tabi ortamı katlettik, tarihi şehirlerimizi öldürdük yeni şehirlerimiz de ölü doğdu…
Medeniyetimizin muhteşem mühürleri olan Sultanahmet, Ayasofya, Topkapı Sarayı, Kapalıçarşı, Beyazıt Camii, İstanbul Üniversitesi ve Süleymaniye’yi gölgeleyen beton yığını çirkinlik abidesi kuleleri nasıl değerlendirirsiniz? Veya baş mimar Mimar Sinan’ın Selimiye’sinin Ataşehir’deki kötü kopyasına ne dersiniz?..
 
MEDENİYET KATİLİ İNŞAATOBURLAR VE BİZ!..
Ve İstanbul’a küçümseyerek tepeden bakan şu yerden bitme kulelerin mimarlarına, projeleri tasdik eden belediye görevlilerine, izin veren iktidarlara, yapan müteahhitlere, yaptıran mülk sahiplerine ne dersiniz? Ve dahi tüm bu olup bitenlere elleriyle, oylarıyla yardım eden veya seyirci kalarak yardımcı olan biz insanlara ne dersiniz? Bunun hesabını nasıl vereceğiz?
Tarih ne diyecek bu nesle: Seyirci, bencil, bana neci, medeniyet katili, aç gözlü, rantiyeci, paragöz, inşaatobur veya inşaatobez mi?
 
İKAZLAR MUHALEFETİN İKTİDARA DÜŞMANLIĞI MI?
Acaba iktidar istihdam oluşturmak ve sermaye birikimi meydana getirmek için yeşil ışık yaktığı inşaat canavarlığıyla medeniyetimizin, tarihimizin ve tabi güzelliklerimizin köküne kibrit suyu döktüğünü ne zaman farkedecek? ‘Rantiyeciliğe devam’ ısrarı, yapılan bunca yapıcı ikazı muhalefetin iktidar düşmanlığı olarak görmek mi akıllarını başlarından mı alıyor yoksa?
 
İÇİNDE YAŞAYANLARIN RUHUNU SIKAN, BİRİLERİNE PARA BASAN BETON YIĞINI KULELER
Şehirlerimiz nasıl olmalı, kurulmalı, gelişmeli, büyümeli ve geleceğe taşınmalı? Mimarlarımız, şehir planlamacılarımız, belediyelerimiz ve iktidarlarımız şehirlerimizin geleceğini planlayamazlar mı?
Ne dersiniz, şehirlerimiz yemyeşil parklar ve bahçeler içinde mi olacak yoksa içinde yaşayanların ruhunu sıkan, aç gözlere para basan, yere meydan okuyarak göklere yükselen beton yığını kulelere mi teslim edeceğiz?
 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.