PKK, AKP İKTİDARINI VE BAŞBAKAN ERDOĞAN’I KANDIRDI MI?
HİKMET SOFU
pkk, kck ve BDP’lilere gittikleri emperyalist yolun yanlış olduğunu anlatacak aklı başında bağımsız hür bir iktidar lazım Türkiye’ye… Türkiye’yi, Türk milletinin aklıyla, Türk milletinin tarihi kutsal misyonuna uygun olarak Ankara’dan yöneten bir iktidar!..
AKP iktidarının ve Başbakan Erdoğan’ın ‘Açılım’ı iyi yönetemediğini söyleyip durdu, Türkiye’de aklı erenler… Ancak bu haklı ikazı ne Başbakan Erdoğan ne de Türkiye’yi yönetenler dikkate aldı… ‘Bir musibet bir nasihatten yeğdir’ demişler ama herhalde anlayanlara… Bir bakalım Güneydoğu’da olup bitenlere, Suriye’deki gelişmelere ve yine iktidarı uyarmaya devam edelim, belki kış uykusundan uyanırlar!..
 
‘BÜYÜK KÜRDİSTAN BİRLİĞİ’
İSTİHBARAT, BAŞBAKANI UYARMADI MI? YOKSA UYUDU, UYUTTU MU?
Oysa etnik bölücü, emperyalist kukla BDP, PKK, KCK ve belediye başkanları yıllar öncesinden hiç çekinmeden açık açık söylüyorlardı hedeflerini: “Kuzey Irak’ta özerk bir Kürdistan kuruldu. Başşehri Erbil’dir. Kuzey Suriye’de özerk bir Kürdistan kuruldu. Başşehri Kamışlı’dır. İran’da da özerk bir Kürdistan kurulacak. Başşehri Mahabad olacak. Türkiye’de de bir özerk Kürdistan kurulacak. Diyarbakır’ın ismi değiştirilerek “Amed” yapılacak. Başşehir Amed olacak. Bu 4 başşehir Avrupa Birliği’nde olduğu gibi yanlarına Ermenistan ve Ürdün’ü de alıp, sınırları da kaldırarak ‘ortak para birimine’ geçecek ve ‘Büyük Kürdistan Birliği’ hayat bulacak.” (1)
Açılım politikalarını AKP iktidarının ve BDP’nin nasıl yorumladığı ise uzun uzun müzakere edildi, daha doğrusu tartışıldı ülkemizde. Ama iş müzakere değil tartışma olduğu için güme gitti konu ile ilgili önemli bilgiler ve belgeler: Pkk ve BDP’nin hedefi şöyle özetlenmişti bir yazıda basamak basamak: 1. Yerel (territorial) ya da işlevsel (fonctionnel) yerinden yönetim.
2. İspanya örneği bölgesel devlet.
3. Ayrılma yoluyla federal devlet (federal devlet ya da konfederal).
4. Bağımsız devlet.
5. Hiçbiri olmaz ise ne olduğunu henüz bilmediğimiz alakürtçü bir devekuşu devlet.
Aslına bakarsanız, Kürtçülerin kafasındaki çözüm 5’ten 1’e doğru.” (2)
 
PKK’YA GİTTİKLERİ YOLUN YANLIŞ OLDUĞUNU ANLATACAK BİR İKTİDAR LAZIM TÜRKİYE’YE…
Açılım politikalarının ne olup ne olmadığı millete açıklanmadığı yıllardan 2013’ün Temmuz ayına geldik ama iktidarın ‘Açılım’ politikası hala puslu. PKK’nın politikası ise gayet açık… AKP iktidarının puslu politikası ülkemizi ve bölge barışını dinamitliyor… Milletin içine fitne sokuyor, ayrılık tohumlarını körüklüyor, insanları birbirine düşman haline getiriyor…
pkk, kck ve BDP’lilere gittikleri emperyalist yolun yanlış olduğunu, hayal olduğunu, serap olduğunu anlatacak aklı başında bağımsız hür bir iktidar lazım Türkiye’ye… Türkiye’yi Türk milletinin aklıyla, Türk milletinin tarihi kutsal misyonuna uygun olarak Ankara’dan yöneten bir iktidar!..
 
‘PEMBE TABLO ÇİZMEKLE BARIŞ GELMEZ’
İktidarın yanlış politikalarını eleştiren bir yazarın yazısının bir bölümü şöyle müsaadenizle: “Nedir bu şımarıklık Allah aşkına, Ekrem Dumanlı, Zaman, 15.7.2013,
“…
Pembe tablo çizmekle barış gelmez
Manzara ortada: Başbakan Erdoğan, çekilme sürecinin yüzde 15 gibi küçük bir rakama tekabül ettiğini söylüyor. Bu arada PKK silahlı militan sayısını artırıyor. Bölgedeki kaynaklara göre kış üslenmesine başladı bile. Basına yansıdığına göre Cizre'de ve Diyarbakır'da kolluk kuvvetlerini oluşturdu örgüt. Son 10 günde 47 şiddet eylemi gerçekleştirdiler. BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, katıldığı cenaze töreninde dört parçadan oluşan büyük Kürdistan'ın kurulacağını ilan etti. KCK başkanlığından alınıp silahlı birimin (HPG) başına atanan Murat Karayılan, hükümete bir hafta süre tanıdıklarını, aksi takdirde sürecin tıkanacağını söyleyerek adeta tehditte bulundu. Yeni KCK eşbaşkanlarından Bese Hozat, Öcalan'ın özgürlüğüne kavuşmadan sürecin devam edemeyeceğini söyledi... Yeni KCK yönetiminin beyan ettiği stratejilere bakar mısınız: İran'la ateşkese devam edilmesi, Suriye'nin kuzeyinde özerk yönetim kurulması, Kuzey Irak'taki Barzani yönetimine alternatif bir yapının inşa edilmesi ve Türkiye'de halkın sokağa dökülmesi. Ne anlaşılıyor bu kararlardan? Belli ki örgüt yeni bir belanın peşinde; üstelik sadece Türkiye'de oynanmayacak yeni senaryo.
Bu arada BDP'liler hükümete adım atmayı, “2. aşama”yı dayatmak istiyor. İçişleri Bakanı Muammer Güler “2. aşama için şartlar oluşmadı.” diyor. BDP büyük mitingler yaparak 2. aşama talebini daha gür bir sada ile duyurmaya karar verdi. Bölgede gerginlik had safhada; zira PKK, örgüte yeni katılan 2 bin 500 üye ile daha da güçlendiğini, Gezi Parkı olaylarının örgüte de moral olduğunu düşünüyor. Helikoptere ateş açmalar, öğrenci yurdunu yakmalar, yol kesip asker kaçırmalar…
Onca olumsuz hadise art arda gelişirken ve gerginlik -maazallah- katlanıp giderken bazı gazetecilerin süreçle ilgili pembe tablo çizmelerini anlamak çok zor. PKK yönetimi değişiyor, en iyimser yorumcular bile “Örgüt masaya yumruğunu vurarak pazarlık gücünü artırıyor.” diyor, KCK yeni lideri Cemil Bayık'ın İran bağlantısı endişelere neden oluyor vs. ancak pembe dizi hayranları hâlâ örgütün devlet kontrolü altında birtakım hamleler yaptığını yazıyor, konuşuyor. Bu nasıl bir iştir? Gerçekten örgüt kendi yapılanmasını devletin İmralı'ya hakimiyetinden dolayı istenen bir çerçevede yapıyorsa, şiddet eylemlerinin zuhur etmesini ne ile izah edeceğiz? İyimser yorumcuların/habercilerin kaynağı gizli değil; onlardan bir kısmı açıkça MİT'i zikrediyor bir kısmı da işaret ediyor. İyimser yorumlarında umarım haklıdırlar. Ancak Türkiye içi ve dışı pek çok faktör ve aktörü hesaba kattığınızda insanın yüreği ağzına geliyor. Endişe o ki, birileri yakında çamura yatarak Türkiye'yi büyük bir bela ile karşı karşıya bırakabilir. Komşu ülkelerden Türkiye'ye sızan ajanlar endişeleri daha da derinleştiriyor. Umudumuzu koruyalım; hatta sürecin başarılı olması için herkes katkıda bulunsun; lâkin sinsi bir planla yüz yüze gelebileceğimizi ve Türkiye'nin parçalanma sürecine doğru hızla savrulabileceğini ihtimal hesapları içinde düşünelim. Manzara ortada; makyaj üstüne makyaj yapılması sorunu çözmüyor; tam aksine mesele daha da karmaşık hale getiriliyor..” http://www.zaman.com.tr/ekrem-dumanli/nedir-bu-simariklik-allah-askina_2110529.html
…………………
(1)              Erdoğan Baydemir’i duyuyor mu, uyuyor mu? Hikmet Sofu, Egemen Milletin Sesi, sayı 149, 2012
(2)              ‘Açılım’ binbir gece masalına dönüştü bu işe AKP’liler bile şaştı, Hikmet Sofu,  Bayrak 1251, 2009

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.