DİMİTRİ CAMİYE GİTTİ
          1946 seçimlerinde oylar açıkta, herkesin gözü önünde atılıyor, oyların sayımı kapalı yerde, herkesten uzakta gizli yapılıyordu. Onun için olacak,  1946 seçimleri şaibeli olduğu söylenir ve ayıplıdır. Ben o tarihte henüz doğmamıştım.
          Bunun üzerine 1950 seçimlerinde, oyların kullanılması gizli, kapalı bir yerde, sayımı ise, açıkta herkesin gözü önünde olacak şekilde kanunlaştırıldı. Oyların gizli, kapalı bir kabinde atılması için her seçim sandığında bir kabin bulunması gerekiyordu. Ama kapalı kabinler yaptırmak dünyanın parası idi.  Zamanın hükümeti, oyların okullarda, camilerde kapalı bir yerde atılmasına karar verdi. İstanbul'da Hıristiyanların bol olduğu bir yerde adres soran birine:  “Dimitri mi ? Dimitri camiye gitti" demişlerdi. Camiye gitmişti ama namaz kılmaya değil.
         
SEÇİM VE SANDIK KURULU
          Seçim, bir kişi ya da grubun kendisine lider seçmek ya da kendisini yönetmek üzere seçim yapması işidir.
Seçme işlemi, kanunların gösterdiği şekilde verilecek oylarla yapılır. Seçimler sonucunda çoğunluğu elde edenin yönetim hakkı doğar. En çok oyu alan parti iktidar olup kurdukları hükümet aracılığı ile yürütme yetkisini kullanırken, diğer parti ya da partiler muhalefet görevini üstlenerek hükümet çalışmalarını denetler.
          Ülke parlamentosunun yenilenmesi, dolayısıyla gerektiğinde iktidarın değişmesini sağlayan seçime genel seçim denir. TBMM üyelerini belirlemek için yapılan seçimdir. Genel seçimlerde oy verecek olanlar, ülkeyi kimin yöneteceğine karar verir. Genel seçimlerde oy verecek kişiler seçim sandıklarının bulunduğu bir oy kullanma merkezine gider. Oy verecek kişiler, sandık kurulunun verdiği oy pusulaları üzerindeki partilerden, hangisinin ülkeyi yönetmesini istiyorsa tercihini ona kullanır ve sandık kurulu önündeki seçim sandığına atar.
          Seçimlerde her ilçede, bir ilçe seçim kurulu ve seçim bölgelerine konulacak her sandık için bir sandık kurulu bulunur. Bir sandık çevresinde oy verme işleminin düzenli yapılmasını sağlayan görevlilerden oluşan gruba sandık kurulu denir. Sandık kurulu üyelikleri; ilçe seçim kurulu, seçime katılan bütün siyasi partilerden, her sandık için, birer isim bildirmelerini ister. Siyasi partiler bu isimleri bildirir. Genelde öğretmenlerden ve devlet memurlarından oluşan, bir başkan, bir üye ve partilerin bildirdiği partili üyelerden sandık kurulu oluşur.                            

          Bir konuda zamanla elde edilen bilgi birikimine tecrübe ya da deneyim denir. Bir başka şekliyle tecrübe; bir konuya, müdahil olmak yoluyla, bilgili ve hazırlıklı olmaktır. Daha önce o konuyu yaşamış, yapmış olan kişilere tecrübeli insanlar denir. Davranışları canlı ve hareketli olan kişiye de dinamik insan denir.
         
Gençlik; harekettir, dinamizmdir, yeniliktir ve cesarettir, dinçliğin ve güzelliğin kendisidir. Gençlik sözü insana geleceği hatırlatır. Gençlik döneminde insan enerjiktir, dinamiktir, cesurdur, cesaretlidir, korkusuzdur, fedakârdır, şeffaftır ve açık sözlüdür ya da olmalıdır. Gençlik, çocuklukla yetişkinlik arasında en hareketli bir dönem olduğu gibi, insanoğlunun yaşamı süresince geçirmiş olduğu en iyi ve en güzel günleridir.
          
Son iki seçimdir sandık kurulu üyesi olmam istendi. Devlete karşı yapmam gereken bir görev olarak kabul ettiğimden, zevkle kabul ettim ve sorumluluğumu bilerek zamanında görev yerimde bulundum.
          7 Haziran seçimindeki başkan ve partiler adına görevli bizler aynı kişilerdik. Anamur İskele mahallesindeki Zehra Marulyalı YBO’da 1080 nolu sandıkta görevliydik. 1 Kasım seçiminde Türkiye genelinde seçim heyecanı azdı. Dolayısıyla sandık bölgelerinde oy kullanma anlarında insanlar daha sakin sessizce oylarını kullandılar. Örneğin daha önceki bir seçimde bir vatandaş yüksek sesle benim kime oy vereceğimi herkes bilir diye bağırarak, mührü kabine girmeden vurmaya kalkması ve buna benzer davranışlar olmuştu. Bu seçim bu tür davranışlarla karşılaşmadık. Ortam sakindi.
          Okul müdürü Mehmet Sak, kurul üyelerinin her türlü ihtiyaçlarını sessiz ve sakin bir şekilde karşıladı. Ben daha çok sandık kurulu başkanımız olan genç öğretmenimizden bahsedeceğim. Sonay Avşar; Okul Baş Yardımcısı. Sonay Hanım kızımızdan Allah razı olsun. Çok hızlı, düzgün, hiç karışıklığa fırsat vermeden herkesin görevini belirledi. Hepimiz de adaletli bir şekilde, herkesin hakkını koruyarak oyların kullanmasına yardımcı olduk. Tabi bunu sağlayan, dirayetli, sakin ve kararlı bir şekilde davranan başkanımız Sonay hanımdı. Sonay Hanım, Malatya Doğanhisar doğumlu. 7 Haziran seçiminde çalışma hızı ve tarafsız görev anlayışı hoşuma gidip sakin ve rahat ortamda vatandaşa oy kullanmalarını sağlamamızdan dolayı, oluşan ortamı köşeme taşıyacağımı söylemiştim. Ancak fırsat bulup yazamamıştım. Bu yazımı o vesileyle yazıyorum.  
          Sandık kurulundaki partiler adına görevli arkadaşlar fanatik davranışlar göstermeyen olgun kişilerdi. Kurulumuzda; Sonay hanım başkan, memur üye Seval Özkan (Sakinliği, çalışkanlığı, düzenli oluşu ve genç olmasından dolayı bir çok görevi üstlendi ve yaptı. Bundan dolayı ona da teşekkür ediyorum), ben, Mustafa Toslak ve Azmi Atalay isimleri sandık kurulu üyeleriydik.  

         
Başkan, görevli memur ve partili 3 arkadaşlar ile iyi muhabbet kurduk ve 10 saatlik birlikteliğimizde iyi vakit geçirdik. Görevli arkadaşların hiç birisi ben illaki şu görevi yapayım dayatmasında bulunmadan başkanın verdiği görevlendirmelerle, gergin olmayan ortamda seçmenlerin oy verme süresini olaysız tartışmasız tamamladık. Ve 7 Haziran seçiminde olduğu gibi, okulda ilk sayım işini bitiren sandık olduk. Bana göre bu hız, başkan Sonay öğretmenden kaynaklandı. Sağ olasın Sonay öğretmen. Bize örnek oldun, teşekkür ederiz.
         
Gerginlik genelde oyların sayımı sırasında olabilmekte. Ortamın sakinliği sandık kurulu başkanında biter. Eğer düzenli bir insan ise hiç karışıklık olmaz, fakat biraz gevşekse, oy sayımı sancılı yani problemli geçebilir. Hilenin en çok olabileceği yer oyların okunması esnası ve sonrasıdır. Büyük yerlerde gözlemci çok olduğundan oyların okunması sırasında hile olma olasılığı düşüktür. Küçük yerlerde sıkıntı olabilir ama bizde genel anlamda problem yoktu.
          SANDALYE YETER BİRAZ DA MASA
          Seçim sonuçları belli oldukça genel merkeze telgraf çakıyorlar:
          "Beş sandalye aldık"
          "On sandalye daha aldık."
          Seçim sonuçları belli oldukça sandalye sayısı da artıyor.
          "Elli aldık, altmış aldık, yüz aldık."
          Parti sekreteri sandalyenin milletvekili anlamına geldiğini bilmiyor, yanıt
veriyor:
          "Partiye bu kadar sandalye yeter, biraz da masa alın..."
          YAZI
          Bir gün bir çocuk 1. sınıfa başlamış. Bu çocuk akşam eve geldiğinde annesi yanına çağırmış. Annesi; kuzum bugün okulda neler yaptınız? diye sormuş.
Çocuk; anneciğim çizgiler çizdik bak demiş. Yalnız anne hiçbir şey görememiş ve
yavrum ama burada hiç bir şey yok demiş. Çocuk; öğretmen yazdı bende yazdım, öğretmen sildi bende sildim demiş. (Not: Torunum bu yıl 1. Sınıfa başladı)
          Bundan sonraki seçimlerin huzurlu, sakin, kavgasız ve demokratik ortam içinde olmasına örnek teşkil etmesi için bu yazımı yazdım. İnşallah iyi örnek olur. Hoş kalın. Kasım 2015 Antalya. İsmet Kadıoğlu.

 



 

 

 

 

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.