SEÇİM Mİ, SAVAŞ MI?

Hakka, hukuka, adalete, nezakete uymayan…

İnsani erdemlere, güzel ahlaka yakışmayan…

Tehdit, şantaj, küfür, rüşvet, iftira, yalan, dolan dolu…

Milleti kutuplaştırıcı, bölücü, ayrılıkçı, zalim...

Bir dil ve üslupla bir birini çukura sokup çıkaran bir tavırla seçim mi olur?

İki ordu veya iki devlet karşılıklı savaş halindeymiş gibi parti ve adayların kırana kırana biri birine saldırdığı hiçbir ahlaki ve hukuki kaidenin tanınmadığı bir kavga ortamına seçim mi denir?

NASIL BİR SEÇİM?

Seçim dediğin, seçenin (seçmenin) özgür iradesiyle verdiği reyin her türlü sorumluluğunu üslendiği bir seçimdir…

Seçim, iki veya daha fazla aday arasından seçeni en iyi temsil edecek, verilen görevi hakkıyla yapacak, dürüst, erdemli, adil, cesur, çalışkan, ilim-irfan-ehliyet-liyakat sahibi birini tercih etmek işidir…

Seçim dediğin, seçileceklerin adil-eşit şartlar altında kendilerini ve yapacaklarını doğru bir şekilde yalansız-dolansız anlatmaları ve seçmenden kendilerini tercih etmelerini istemeleridir…

Seçim dediğin, seçileceklerin, seçmeni aldatmadan kandırmadan, kendilerini diğer adaylara karşı seçmenin tercih etmesini sağlama işidir…

Seçenin de, seçilenin de, seçimi kaybedenin de kazanacağı bir seçim! Edebi, erdemi, ahlakı, hukuku, adaleti olan seçim!..

SEÇİMLERE BİR İLİM, İRFAN, HAK, HUKUK, ADALET, AHLAK, ERDEM, KARAKTER KAZANDIRMAK ŞARTTIR!..

İktidar olmak da iktidara muhalefet yapmak da haktır. Bazı Müslüman grupların iktidara karşı muhalefet edenlere karşı çıkmalarının hiçbir gerekçesi yoktur (*)

Partiler ve adaylar, kendilerini anlatırken, bir birini denetlerken, uyarırken, eleştirirken, hesap sorarken; adil davranan, partizanlık yapmayan, taraf olmayan, biri birini nezaketle zerafetle düzelten, yönlendiren, yıkayan eller gibi olmalı, insan gibi davranmalıdır!

Değil midir ki Allah, Resul Musa’ya (as) Firavun denilen zalime bile güzel ve etkili söz söylemesini emrediyor!..

Edibali’nin deyimiyle “Siyaseti ibadetin kardeşi yapmalıyız!..” “Şeytani değil, Rahmani siyaset”

Gelin hiç olmazsa bu seçimden sonra milletçe ele ele verelim böyle bir seçimin temellerini atalım!..

Beldemiz, kamu kurumlarımız ve ülkemizin yönetimini tarafsız, çalışkan, ilim, erdem, ahlak, ehliyet sahibi insanlara teslim edecek bir seçim sisteminin temellerini atalım!

GELİN, SEÇİM YASALARINI, YSK YASALARINI, SİYASİ PARTİLER YASASINI YENİ BAŞTAN ADAM GİBİ YAPALIM VE UYGULAYALIM!..

Kendiniz için olmasa bile çocuk ve torunlarımız için, millet, devlet, vatan, bayrak, egemenlik için var mısınız?

YOKSA KOLTUK İÇİN SAVAŞA DEVAM MI?

………….

(*) İslam dininin iktidara (veya seçilmiş devlet başkanına/ imama) karşı muhalefeti yasakladığı gibi bir algı Muaviye’den itibaren çoğu iktidar sahibinin hoşuna gitmiştir…

Oysa ki, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali’nin halifelikleri döneminde bu halifelerin uygulamalarına karşı insanların nasihatları, uyarıları, ikazları, açıktan eleştirileri olmuştur.

Hatta hatta Müslümanların, Allah’ın Resulü Muhammed’i (sas) bile uyardıkları, ikaz ettiklerini biliyoruz…

İmam’ı Azam, İmam Ahmed b. Hanbel, İmam Malik ve bir çok İslam bilgini devrin halifelerini güzellikle uyarmışlar, ikazlarına uymayan halifelere karşı açıktan halkı uyarmışlar ve halifeye itaat etmemişlerdir…

İmam-ı Azam’ın “Bu halife bana ‘Şu caminin pencerelerini say!’ dese saymam” dediği meşhurdur…

Çünkü İmam-ı Azam’a göre o halife zalimdir, meşru değildir (meşruiyetini kaybetmiştir)…

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.