TÜRK TİPİ BAŞKANLIK UÇURUR!..
HİKMET SOFU
-Türk tipi başkanlık, partili başkanlık!..
-Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Türk tipi başkanlık’ istiyor. Sebepleri de üç aşağı beş yukarı şöyle:
-Mevcut sistem ayak bağı oluyormuş... Acil durumlarda ani karar vermenin önünde engelmiş… Yürütmede iki başlılık oluşturuyormuş…
-Türkiye’nin gelişmesi, yükselmesi, teknolojiyi yakalaması engelleniyormuş…
 Cumhurbaşkanı ile başbakan aynı partiden olmasına rağmen bile sorun üzerine sorun oluyormuş…
-Bu sistemle cumhurbaşkanı partisini yönetemiyormuş, ülkeyi idare edemiyormuş, dünyaya liderlik yapamıyormuş…
-Şam’da Cuma namazı kılınamıyormuş, Esed alaşağı edilemiyormuş…
-pkk, pyd ve IŞİD susturulamıyormuş, hatta Türkiye’ye saldırıyorlarmış…
-Rusya ile ilişkiler düzeltilemiyormuş…
-İsrail’le barış, AB’den 3 milyar euro, Paralelle mücadele bu sistemle yürümüyormuş…
-Hem zaten, Rahmetli Demirel de, Türkeş de, Özal da ‘başkanlık sistemi’ istemişmiş!...
 
HESAP VEREN HAKANLAR, YARGILANAN BAŞKANLAR
-Başkanlık sistemi tarihimizde, geleneklerimizde varmış!..
-Olabilir ama tarihimizden kastedilen Osmanlı padişahları, Selçuklu sultanları, Türk hakanları ise; onlar ABD Başkanı kadar bile yetkiye sahip değillerdi!.. Her istediklerini yapamazlardı.
-Olabilir ama, Mimarı Fatih’ten şikayetçi olmaya ikna eden bir Fetih toplumu (millet) ve Fatih’in elinin kesilmesine karar veren adil bir baş yargıç, yargıcın kararına boyun eğecek kadar olgun bir Han vardı!..
-Olabilir ama tarihimizden kastedilen Asr-ı Saadet ise; ne Ebubekir, ne Ömer, ne Osman, ne Ali başına buyruk değillerdi… Sade bir vatandaş tarafından bile hesaba çekilebiliyorlar ve hesap veriyorlardı…
-Olabilir ama tarihimizden kastedilen Muaviye ise ve onun açtığı yoldan gidenlerse, işte burada duralım, sakinleşelim ve aklımızı başımıza alalım, düşünelim!..
-Bu yol Erdoğan döneminde olmasa bile bir başkasının devrinde diktatörlüğe çıkar! Frensiz, takozsuz, zincirsiz, güvenliksiz bir arabada sürücü koltuğuna oturup gaza basacaksınız ve arabayı uçuracaksınız!
 
UÇMAK İSTİYORUM(!?)!..
-Bu uçuşun sonu yardır, uçurumdur. Hem kendinizi, hem milleti, hem de devleti uçurursunuz!.. Yazık! Çok yazık!..
-Böyle bir uçuşa sizi sevenler müsaade edemez, milleti sevenler müsaade edemez, devleti sevenler müsaade edemez!.. İnsan olanlar müsaade edemez.
-Erdoğan, koca reistir, müthiş iyi sürücüdür, çok iyi pilottur, uçurmaz!..
-İyi de… Erdoğan kıyamete kadar baki değil ya… O gidince yerine gelenin uçurmayacağına kimden veya nerden garanti var?
-Sonracığıma, Osmanlı imparatorlarından daha fazla yetkiye sahip olduğunu söylediğimiz ‘ABD tipi başkanlık’ta bir sürü fren sistemi var!..
-Bir kere 3 ayaklı bir fren sistemi var: Yasama, yürütme, yargı…
-Yargı, ABD başkanına karşı ayağa bile kalkmaz…
-ABD başkanı, Senato onaylamadan Türkiye’ye veya bir ülkeye büyükelçi bile atayamaz…
-ABD başkanı, Senato onaylamazsa ek bütçeyi yürürlüğe sokamaz. Memurları aç bırakır, aylıkları ödeyemez…
-vs… vs… vs…
-Fren, takoz, zincir, engel, bariyer, tuzak, kapan, yargı, senato…
-Yani?!..
-Yani diyeceğim o ki, ‘başkanlık sistemi’ cumhurbaşkanı için ayak bağı olur!.. Elini kolunu bağlar!.. Meğer ki ‘Erdoğan tipi bir başkanlık sistemi’ ola, o başka!..
-Yani diyeceğim o ki, şu anda cumhurbaşkanının kullandığı yetkiler ABD başkanından da, Osmanlı İmparatorlarından da, 4 Halifeden de çok fazla!..
-Üstüne üstlük, bu kadar yetkiye karşılık sorumluluğu da yok denecek kadar az!
 
‘ASLI YOK YAYLASINDA BİN BEŞ YÜZ KOYUNUM VAR BENİM’
-Offffffffff, sıktı bu ABD tipi, Osmanlı tipi, Halifelik tipi başkanlık sistemi…
-Ülkenin bu kadar sorunu varken!.. Milletin birliği ülkenin bütünlüğü tehlikede iken, pkk’ya cezası verilememişken, işsizlik sorunu çözülememişken, adalet kan ağlarken…
-Üffffff! Hiç de çekilmiyor bu başkanlık da başkanlık…
-Bir de Kılıçdaroğlu’nun, ‘kan dökmeden başkanlık getiremezsin’ ajitasyon söylemi yok mu? Bu Kılıçdaroğlu kime çalışıyor sahi?
-Kılıçdaroğlu-Bahçeli-Demirtaş muhalefeti mi? Böyle muhalefete Erdoğan ve AKP dua edip duruyor yıllardır…
-Neyse şimdi geçelim beceriksiz muhalefeti…
-Cumhurbaşkanı Erdoğan hala ‘başkanlık’ta ısrar ediyorsa eeeeeeee napalım yani?!..
-Ben de referandum da ‘Erdoğan tipi başkanlık sistemi’ne ‘hayır’ desem de halk ‘evet’ derse, itirazlarıma rağmen halkın kararına saygı duyarım, karara beğenmesem de uyarım…
-Halk uçarsa ister istemez halkla beraber ben de uçarım…
-Cumhurbaşkanını yalnız bırakmayalım, ne olur ne olmaz belki bir fırsatını bulur uçarken yardımımız dokunur!..
-Madem fren miren yok durduracak. Hiç olmazsa tekerine taş koyarız havalanırsa, havadan düşmesin diye…


Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.