Evet, bu Savaş 3.dünya savaşı. Maalesef savaşın başladığı tarihten şu ana kadar galibi Kovit-19 gözüküyor. Nereye kadar/ne zamana kadar sürecek Allah’tan başka kimse bilmiyor. Ne zaman ve ne yapılırsa bitecek; düşmanı nasıl yenip galip geleceğiz bilinmiyor. Ben ne dersem ve ne istersem o olacak diyen Amerika, Rusya, Çin, Avrupa, pes etti pes edecek duruma geldi. 

Ve işin ilginç tarafı nasıl hareket edersek galip geleceğiz bilinmiyor, bilinen usuller de günlük değiştiriliyor. Çünkü düşmanı tanıyamıyoruz. Onun şartlarında savaşmak gerekiyor. Senin Sihaların yok ve ben seni bu yönünle alt ederim diyemiyoruz. Savaşta önce düşmanın gücünü bilmek gerekir. Gücünü bilmediğin düşmanı hangi güçle yeneceksin. Elimizdeki silahtan düşmanın gücü fazla. Onu öldürebilmek için, onun gücünün üstüne çıkmak lazım. Maalesef şu ana kadar o güce erişemedik. 

Dünya perişan; virüse teslim oldu.. Cenazeler, İtalya, Amerika sokaklarında, İspanya’nın yaşlı bakım evlerinde terk edilmiş durumda. Ölecek olanlardan tedavi etmek için tercih edilenler var.. Hastaların bir kısmı iyileştirmek için tedaviye alınırken, bir kısmı ölüme terk ediliyor. 

Bu arada savaş verilirken birçok kararsızlıklar içinde durmadan ve farklı şekilde taktik değişikliği yaşanmakta. Bu çaresizlik ve çırpınma karşısında; bunca felaket ve kötü haberler izlenirken, sevdiklerimizi kaybetmemizi çaresizlik içinde izlerken, kötü niyetli insanların sosyal medya üzerinden yaptıkları pis yayınlar var. Bu ve benzerleri üzüntümüzü ve çaresizliğimizi daha fazla artırıyor.

Para pul, varlık, askeri güç, mevki makam, ırk, soy sop, düşmana üstünlük ölçüsü olamıyor. Düşman bu farklılıkları dikkate almıyor. Benim elime geçenin kim olduğu benim için önemli değil diyor. Savaş, hiçbir üstünlüğü/farklılığı tanımayan bir düşmanla yapılıyor. Düşman, benim için herkes, tüm dünya insanları eşittir diyor. Düşmanın düşmanı sadece Türkiye değil. Düşman tek; karşısında tüm milletler/devletler. Tabi ki teslim olmayacağız. Alınan kararlara uymak zorundayız. Biz büyük ölçüde devletin uyarılarını dinliyor ve uyuyoruz. Kısmen de olsa kurallara uymayarak,  kendilerinden başka kimsenin sağlığını düşünmeyenlerin olduğunu da görüyoruz. Dünyanın her yerinde var. Bu durum polis ve asker zoru ile giderilmeye çalışılıyor. Ama esas çözüm insanların kurallara dayatmadan uymasıdır. 

Sağlık kurulu toplantıları sonunda, alınan kararların duyurusu yapan Sağlık Bakanımızın bizlere, bu savaşta, düşmana karşı fert fert kullanmamız gereken silahı veriyor. Ve bu silahla yenebileceğimizi söylüyor. Zaman zaman bize verilen silahların bazıları değişkenlik gösterse de değişmeyen üç silah; temas içinde olmayacağız, araya mesafe koyacağız ve kendimizi izole edeceğiz. Takip edenleriniz vardır, iki gün Haber Türk ve CNN’de konuşturulan Prof. Dr. Mehmet Çilingiroğlu virüs konusunda birçok değişik sorularda bilgisine baş vuruldu, görüşü alındı. Karşılıklı bir takım olumsuz durumlar oluşsa da; son konuşmasında(CNN’de) bas bas bağırdı ve tüm gücünü ortaya koyarak, bir ay evden çıkmayınız dedi. Kısacası bu 3.dünya savaşında düşmana karşı tek silahımız #evdekal. Sabrın sonu selamet, selametin sonu cennet. Kal kardeşim.

Herkesin sorduğu ve merak ettiği soru, bu savaştan ne zaman galip çıkacağız? Yalnız biz Türkler değil, dünya bunu merak edip soruyor. Ben de soruyorum ne zaman bitecek bu savaş? Bu savaşın anlaşması, bulunacak aşı ve ilaç sayesinde mi olur acaba? Ne bileyim belki düşmanın/Kovit-19’un ömrü sona erer ve savaşı kazanırız.  Eğer ki bir takım tahminlerle, sebebi ne olursa, Mayıs sonu bu salgın sona erer ve Haziran’dan itibaren yaz mevsimi tam yaşanmaya başlanırsa, şükredeceğiz.
Ben şunu da iyi biliyorum ki; belli kesimlerin densizlikleri, savaş durumunda olduğu gibi salgın bitip normal zamana geçince de devam edecek. Yok efendim, devlet vatandaştan almaz verir, yok asker sokakta olsun diyerek, yönetenlerin bu işi yapamadığı densizliklerinin devamını getireceklerdir.
Bu zor günlerden yararlanmaya çalıştıklarında, merkezi hükümetmiş, yerel hükümetmiş arzularını dillendirmeyi bir şekilde gündem de tutmaya çalışacaktırlar. İnşallah biz de hastalıktan kurtulmuş olacağız ama hastalıkla değil, bunlarla yaşamaya alışmamız gerekecek.

Temas, mesafe ve izole.. İşte bunların üçünü de kapsayan tek şart, #evdekal. Kal kardeşim hastanede ölümüne kalmak yerine bir ay eninde kal.
Allah’ım büyüksün, veren de alan da sensin; tüm insanlığı bu kötü düşmandan sen kurtarırsın.. Ders alan almıştır inşallah. Almayanların da öbür dünyası var. Sen bunu bilensin.. Herkese sağlık zenginliği dilerim. Dua..
Hoş kalın. Nisan 2020, Anamur. #evdekalismetkadıoğlu. #evdekaltürkiye.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.