Bu sorunun cevabını bilen var mı?
Bütün açık oturumlardaki tüm bilim adamlarına, her kanalda ve her farklı gündeki programda bu soru soruluyor. Cevap var mı? Yok.. Varsayımlar var.. Vaka sayısı, iyileşen sayısı, ölenlerin sayısı, bizden önce salgının girdiği ülkelerin son durumu.. gibi durumları ileri sürerek şu kadar hafta/ay/gün sonra bitebilir.. Nerede biter, en kısa zamanda nasıl biter? İzalasyon, mesafe, temas.. #evdekal kurallarına uyarsan biter.. Nerede? Bu kurallara uyan ülkelerde biter.. Uymayan ülkelerde ne olur? Bitmez. Bu bir bulaşıcı salgın. Kimden bulaşıyor? İnsanlardan.. Arada sinek, kuş, arı yok.. insandan insana.. Biz de bitti ama 911 kilometre sınırımızdan, salgının bitmeyen Suriye’den insanlar sınırlardan bir şekilde bize geliyor. Ve yeniden salgın insanlara bulaşabiliyor.

Kimse kimseye geçmez; sınırları kapatır, seferleri durdurur, uçuşları yaptırmayız… Bu nasıl olabilir ki? Kardeşin kardeşe, komşunun komşuya, ülke içinde bir şehrin bir diğer şehre, ülkenin ülkeye ihtiyacı var.. Bu ihtiyaç olmayı yaradan öyle ayarlamış ki, sorma.. Petrol senin ülkende yok, olan ülkeye muhtaçsın.. Doğalgaz sende çıkmıyor, çıkan ülkeye ihtiyacın var.. İnsan vücudunun deniz ürünlerine ihtiyacı var senin denizin olmadığı için deniz ürünlerine sahip olan ülkeye ihtiyacın var. Çölde su yok, çöle su getirmen gerekiyorsa, suyu olan ülkeye ihtiyacın var.

Yaradan öyle yaratmış ki, herkes herkese muhtaç. Yaradan, düşman olma, dost ol, birbirinizle iyi geçinin, saldırma, zorla alma, rızasını alarak ve karşılığını ödeyerek al, yoksa sana gönderdiğim, var oluşları ile göstermeye çalıştığım bilgileri değerlendiremez ve uymazsan nasihat etmeyi bırakırım diyor. Kısaca “bin nasihatten bir musibet iyidir.” Korona virüsü musibet olarak karşımızda. Ancak bu salgın nasıl ve ne zaman gidecek bilmiyoruz. İnşallah kısa zamanda kurtulur ve herkes/tüm ülkeler ders çıkarır.

Peki ne oldu/ne oluyor bu salgınla? Salgın, neleri yapmamız ya da yapmamamız gerektiğini anlattı bize.
Büyük benim diyen ülkeler, petrolü, doğalgazı, kıymetli madenleri olan ülkelere zulüm ediyordu ve bu gelirlerine silahı ile ortak oluyor/olmaya çalışıyordu.

10 bin kilometreden Amerika askerlerini İran’a, Irak’a, Suriye’ye gönderemiyor artık. Füzeleri olduğu yerden gönderemiyor. Uçakları, gemileri gönderemiyor;  gönderirse, döndüğünde tedavi ettiği (ki edemiyor) hastalık geri gelecek.
Bu virüsle Cenabı Mevlam;
Ey Amerika, Rusya ve Avrupa ülkeleri Suriye’de savaşı bitir, mazlum halka yaptığın zulmü bitir yoksa bu salgını devam ettirir ve binlerce kilometre uzaklardan, uçamazsın, yürüyemezsin, yüzemezsin, aklını başına al, zulüm bitsin
dedi. 
Zulüm eden bütün ülkelere seslendi. Çin’e, Doğu Türkistan’a, Uygur Türklerine, Arakan’a zulmü bırak dedi. İsrail’e, Filistin’e saldırma artık sen de bu zulmü bitir dedi. İnşallah bu vesileyle de biter.
Bakın dünyanın en zenginleri olan, İtalya, İspanya, İngiltere, Amerika çöktü. Virüs, savaşa/zulme devam edersen, seni bitirmeye devam ederim diyor.

Tabi yalnız ülkelere ders olmamalı, her bireyin ders alması gerekiyor. Sadece tüketmek yerine üretmeliyiz. Ailelerin müsrif ve sınırsız alışverişlerini, AVM çılgınlıklarını bitirdi/bitirmeli. AVM’den giyecek alamıyoruz, çünkü almış olduklarımızı bile giyemiyoruz. Sadece yiyecek derdine düştük onda da eve belirli miktarda yiyecek sokabiliyoruz. Şu an itibarıyla başkasına aldırıyorsun.
Tatiller ne oldu? 4 yıldızlı olmaz 5 yıldızlı otel olmalı diyorduk.. Ne oldu? Sıfır yıldızlı #evdekal’maya devam ediyoruz. Artık bir düşün lüks tatiller sana fayda sağlamıyor. virüsten seni kurtaramıyor.

Sokaklarda istediği gibi gezen ‘ay kızlar’ da yok. Onlarda evlerinde yalnız yaşamaya başladılar. Bağıra çağıra sokaklarda içki içip nara atanlar da bitti. Çünkü sokağa çıkamıyorlar. İnşallah fuhuş bitti/biter. Kumar bitti. Gazino, pavyon, meyhane işleri bitti. Çünkü bu tür iş yerleri kapalı. İnşallah ders alınır da bir daha açılmaz. Tecavüzcüler sokağa çıkamaz oldular, kurbanlarını bulamaz oldular. O da inşallah ders olur biter.

Bitenler var öğrenilenler var; temiz olunması gerektiğini ve buna bağlı olarak hijyenliği öğrendik. Kısaca aile içi iletişimi arttırdık. Yaşlılara yardımı öğrendik. Az yapıyorsak arttırmamız gerektiğini öğrendik.
Rabbim bize, “her insanın ölümlü olduğu ve sonunda kime döndürüleceğimizi” böylece bir kez daha hatırlattı. Bu vesileyle, inşallah Allah’a isyan etmemeyi, dua etmeyi öğrendik. Ya Mevla ne büyüksün sen..
#EvdeHoşKalın. Nisan 2020. #Anamur’dakievindekalİsmetKADIOĞLU.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.