YALAN ve YALANCI

Kötülüklerin padişahı yalan: Yalan, gerçeğin karşıtı, kişinin doğruluktan dürüstlükten ayrılması, olmayan bir şeyi olmuş gibi göstermesi demektir. Aldatma ve sahtekarlıktır.

İnsanlar toplum içerisinde onur ve saygınlığının yok olmaması için yalan söylememeli ve hile yapmamalıdır. Yalan söyleyen kişiden uzak kalmalıyız. Yalan söyleyen kişi konuştuğu kişiyle göz temasından kaçmaya çalışır. El ve kollarını daha az kullanır. Konuşurken ter döker, elinde peçete terini siler. Şaşırıp öyle mi der ve aynı anda mutluluk rolleri yapabilir. Gülücükler göndermeye çalışır. Gerçek duygu ve düşünceler dil sürçmesi ile ortaya çıkabilir. Konuştuğu insanı yani sizi ikna edebilmek için, fazladan ve lüzumsuz bilgi vermeye devam eder. Kullandığı kelimeler yuvarlak olup sorulan sorulara da haddinden fazla tepki verir. Öfkesini kontrol edemez. Niçin yalan söyleyeyim, gerçeği söylemek gerekirse, gibi sözler kullanır. Sorulan soruları sık sık tekrar ettirir, sorunuza soruyla cevap verir.
Herkesin duyduğu gördüğü ve kendisinin de izlediği görüntüleri dikkate almadan, insanları sazan yerine koyarak bas’İT lik yapar. Çünkü yalan söylemek basit kişilerin yapabileceği bir davranıştır.

Özü sözü doğru olan, inancı gereği inandıklarını yapan insanlar toplum tarafından sevilen kişilerdir. Yalancılara karşı güven duygusu olmadığından toplum tarafından bu tür insanlar sevilmezler. Ailede, ticarette, devlet idaresi ve memurlukta, toplumun her kurumunda/kesiminde insanların birbirlerine karşı doğru dürüst davranmaları bir görevdir. Özellikle yönetici konumundaki kişiler yalan söylememelidir.

Peygamberimize bir yakını Ya Resülullah ben içki, kumar ve zinadan uzak kalmak istiyorum ne yapmalıyım deyince peygamberimiz “Benim için yalanı terk et” diye cevap verir..

Birlikte yaşayan herkes, dinli dinsiz, Kürdü Türkü, yaşlısı çocuğu birlikteliklerini devam ettirebilmeleri, yani yanındaki ile geçinebilmesi ve çatışmanın olmaması için birbirlerine saygılı olmaları şart. Ama en önemlisi bütün kötülüklerin başı, padişahı, ve sorumlusu yalandır.

Doğru ile yalan, kalp de birbiri ile boğuşan iki düşmandır. İçi dışına, sözü işine uymamak, nifaktandır. Nifakın kendisi ise yalandır. Kısaca yalan, insanları birbirine düşürür, güven duygusunu yok eder, toplum içerisinde karışıklıklara sebep olur, dostlukları yıkar, yerine düşmanlık duygularını koyar. Yalan er geç ortaya çıktığı için yalancılar toplum içerisinde, saygı duyulmayıp sevilmeyen kişiler durumuna düşerler.

Yalancıya ben oy vermem

Bu konuyu neden işledim? Usulsüzlük ve şaibelerle 18 gün İBB koltuğunda oturan CHP’li İmamoğlu, YSK’nın ‘yeniden seçim’ kararından sonra sürekli yalanlarını sürdürdü. “Hakkım yenildi” algısı peşinde koşarak, bir açık oturumdaki konuşmacıya göre 21, bir diğerine göre de 48 tane yalan söyledi. Ve yalan olduğu tespiti karşısında da pişkin bir görünümle başka bir yalanla

yalanını kapatmaya çalıştı. Valiye İT’lik yaptı, bunu da kendisine aynen iletin sözlerini televizyonlar durmadan saatlerce kendi sesiyle verirken ikinci bir yalan, öyle demedim bas’İT’lik yaptı dedim dedi. İnsanlar aptal ya inandı..


Soruları Binali Yıldırım istedi dedi, İsmail Küçükkaya istemedi dedi. Yıldırım da yalan; elinde belgesi varsa ispat etsin yoksa özür dilesin dedi. İmamoğlu’ndan başka yalanlarla öyle değil böyle dedim kıvırtması oldu.

Yunanistan’ın Ethnos gazetesinin “İstanbul’u fetheden Yunanlı: Ekrem İmamoğlu” başlıklı manşetiyle ilgili soru üzerine “Uydurma bir internet sitesi. Araştırsaydınız keşke” dedi. Ancak Yunanistan’ın en büyük gazetelerinden Ethnos’a İmamoğlu’nun röportaj verdiği ortaya çıktı.

İmamoğlu, CNN Türk’te katıldığı programda çekim yapan 4 kameramanın işine son verildiğini iddia etti. CNN Türk ise “Kameramanlar görevlerinin başında” açıklamasıyla bu sözlerinin de yalan olduğu ispatlandı.

Seçim gecesi söylediği “YSK benim güvendiğim tek kurum, sonuna kadar güveniyorum” sözleri Habertürk televizyonunda hatırlatıldığında, yayın kaydına rağmen “Hayır” dedi ve bu sözlerini de inkar etti. Zira YSK’nın ‘yeniden seçim’ kararını tanımadığını söylerken, YSK güvendiği tek kurum olamazdı. İnkar etmeliydi ve onu yaptı.

“Google’a Ekrem İmamoğlu yazıldığında Ak Parti’nin reklamı çıkıyor” iddiasında bulundu. Bu da yalan. Bu arama yapıldığında böyle bir sonuç çıkmıyor.

Kendisine çay getiren çaycı için, “Bana çay getirdi diye İBB personelini Sultanbeyli’ye sürdüler” dedi. Bu da yalanlandı. Zira kendisine, 18 gün boyunca Beylikdüzü Belediyesi’ndeki personeli olan Çoşkun Dilli hizmet etmiştir. Yalan..

Tartışma programında Anadolu Ajansının verileri vermediğini ve bunun sebebini sürekli gündemde tutmaya çalıştı. Sanki mazbatayı Anadolu ajanı verecekti de kendisine verilmemiş gibi. Tartışmada Binali Yıldırım’ın “Bütün oyların yeniden sayılmasını CHP itirazlarla engelledi” sözüyle ilgili İmamoğlu’na, “Niye engellediniz” sorusuna “Biz itiraz etmedik” dedi. Bu da yalan zira CHP iki kez itirazda bulundu.

Yine Atatürk tablosu yalanı. Kendi adamları indirip götürmesine rağmen belediye yönetimi tarafından kaldırıldığını iddia etti. Yani Atatürk’ü de kullandı.

Tartışmada, 75 bin öğrenciye ayda 400 TL burs vereceğim konusunu söyledi. Gerçekte belediyeler öğrenciye burs veremez. Zira 2008 yılına kadar verilir iken CHP Anayasa Mahkemesine bu konu için iptal davası açtı ve Mahkeme iptal etti. Sayın Yıldırım kendisinin nasıl vereceğini gündeme getirdi ki bunun da ileride yalan olduğunu görecektik. İki anahtar vadinde bulun kardeşim. Engel olan mı var. Nasıl olsa sizin için yalan/kandırmak ve ortaya çıkınca yüzünüz kızarmadan kıvırabiliyorsunuz. Şehir, yalansız, hilesiz, emin insana teslim edilir. İstanbullular inşallah bu kadar yalana evet demez. Ve bana göre demeyecekler. Yalancıya oy verilmez. Herkese yalansız bir dünya diliyorum. Sağlıklı ve yalansız günler.
Hoş kalın. 20 Haziran 2019, Ankara. İsmet Kadıoğlu.

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.