İlk yerli otomobil ‘Devrimin’ ilginç öyküsü.. Güzel! Güzel olmasına da; dertli.. Tıpkı, tayyare, silah üretimindeki garip öykülere benzer bir öykü.. Bu öykünün hepsinin ilginçliği/enteresanlığı; derdi Türkiye olanlar içindir.. Ve bu öykü, azmin, sabrın ve inancın öyküsüdür.. Arkasında çok az bir siyasi duruşun olması halinde nelerin yapılabilirliğini ispat edenlerin öyküsüdür bu öykü..
Bu öykünün içinde isimsiz kahramanlar da var. İşte Devrim otomobilinin yapımında olamayan/olmasına engel olunan ama esas fikrin sahibi olan Prof. Dr. Necmettin Erbakan da var bu öyküde..

NECMETTİN ERBAKAN
Gümüş Motorlarının üreticisi ve yerli otomobilinin yapılmasına vesile olan Necmettin Erbakan; 1926’da Sinop’ta dünyaya gelir. İlk öğrenimini Trabzon’da tamamlar. İstanbul Erkek Lisesi’ni 1943 yılında birincilikle bitirir. Üniversiteye sınavsız giriş hakkını kazanmasına rağmen sınava girer. Sınavdaki aldığı başarısı sebebiyle İTÜ Makine Fakültesi’ne 2.sınıftan başlar. 1948 yılında mezun olur ve üniversitede asistan olarak göreve başlar. Dersi, sadece Doç. ve Prof. olanlar verir olmasına rağmen, Erbakan’a özel bir izin çıkarılarak Makine Fakültesi’nde ders vermeye başlar. 1951 yılında Almanya’ya gönderilir ve doktorasını tamamlayıp, Türkiye’ye döner. 1954 yılında, 27 yaşında, Türkiye’nin en genç doçenti olur.
1956-1963 yılları arasında 200 ortaklı ilk yerli motoru üretecek olan Gümüş Motoru kurar ve üretime geçer. 1965’te de profesör olur.

DEVRİM OTOMOBİLİ
Yerli otomobillerinin yapılabilirliğinin öncüsü Erbakan, Devrim otomobilinin yapılmasına vesile olmuştur. 1956 yılında Gümüş Motor AŞ’yi kurarak burada Türkiye’nin ilk yerli motorunu üreten Erbakan, 1960 yılında Ankara’da yapılan Sanayi Kongresinde, Gümüş Motorun yaptığı imalatları sunumunda, Türkiye’de otomobil yapımı fikrini ortaya atar. Bu fikir, o zamanın yönetimince kabul görür. Eskişehir Demiryolları atölyesinde ‘Devrim Otomobili’ adıyla ilk yerli otomobilinin 130 gün gibi bir zamanda yapılması talimatı verilir. Zira 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’na yetiştirilmesi istenir. Ancak, bu fikrin sahibi olan Erbakan’ı bilinmeyen sebeplerle, Ulaştırma Bakanlığı, Devrim otomobilinin yapımında dışlanır. Sebebi? Bilinmiyor..
Erbakan bu fikri ileri sürüp kabul gördüğünde, “Bu iş öyle iki ayağı bir pabuca sokarak yapılacak bir iş değil” dediği için bu görevde yer verilmemiştir denir.. Bu otomobil yapma görevi, Devlet Demiryolları uhdesinde ve imalat yeri olarak da Eskişehir Cer Atölyesi seçilmiştir.

Eskişehir’de gece gündüz çalışılması sonucu Devrim’in iki tanesi 29 Ekim tarihine yetiştirilir. Araçlar, 29 Ekim gece yarısı trenle Ankara’ya doğru yola çıkarılır. Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin konmaz. Araçlara asıl benzin alımı, meclise giderken yol üzerindeki benzin istasyonundan alınması planlanır. Bu durumdan, otomobili taşıyanların haberi olmadığı için benzin alınmaz. Meclis önüne gelindiğinde Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Devrim’in direksiyonuna geçer. Ama Devrim biraz gittikten sonra durur.  Bu otomobili Türkiye yapamaz diyenlere gün doğar. Devrimin yapılmasını istemeyen çevre ve basın; Cemal Gürsel’in bu olayın önemli olmadığı anlamında esprili şekilde söylediği; “Biz, batılı kafayla otomobil yapar, doğulu kafasıyla benzin koymayı unuturuz” sözleri alaylı bir şekilde manşetlere taşınır. Devrim arabasının bozulduğu/çalışmadığı yazılır.

Yazılır yazılmasına da, gerçek öyle değildir. Cemal Gürsel diğer Devrim ile Anıtkabir’e gitmiştir. Arızalandığı iddia edilen öbür Devim de, hipodromda yapılan geçit törenine katılır. Yerli otomobilinin yapılmasını istemeyen kişi/kurum ve yandaş basın; onca harcanan paraya yazık olduğunu yazarlar. Bunca olumsuz haberlerin sonucu, Devrim otomobilinin üretimi gündemden kaldırılır.
Aslında bej renkli Devrim otomobili 17.000 kilometre yapmış şekliyle, Eskişehir TÜLOMSAŞ bahçesinde, özel bir camekanda koruma altındadır.

Devrim otomobilinin üretimine izin verilmemesinin değişik nedenleri olduğunu görüyoruz. Cezmi Karasu, “Güçlü otomobil lobileri buna izin vermediler” diye yazıyor. Aslında, Ankara ve İstanbul sokaklarında ‘Devrim Otomobili’ gezdirilerek tanıtımı yapılır.. Cezmi Karasu, “o dönem seri üretime geçilme kararı alınıyor, satış fiyatı 30 bin lira olarak belirleniyor. İş sürüncemede kaldığı için bir süre sonra da unutuluyor. Güçlü otomobil lobisinin etkisinde kalıyor” diyor.
Tabi ilk örnekler ve seri üretim için fabrika kurmak gerekiyordu.. İki örnek için ayrılan paraya yaygara ederler. Fabrika için akıl almaz aleyhte kampanya yaparlar.. Böylece bir daha Devrim otomobili üretimi gündeme alınamaz. Otomobil, uçak ve silah gibi ağır sanayi kurulması isteyen işlerin arkasında, siyasi iradenin/ilgili kurumların durması gerekir. Toplumsal desteğin olması gerekir. Günümüzde; Anadolu Grubu, BMC, Kıraça Holding, Türkcell ve Zorlu Holding firmalarının yerli otomobil üretimini gerçekleştirmek üzere faaliyette olduğunu biliyoruz. İnşallah ileri aşamalarında lobiler engelleriyle karşılaşılmaz.
Hoş kalın. Temmuz 2020, Anamur. İsmet kadıoğlu.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.