Anamur’da “Dragon Park” Tartışması: Hizmet mi, Hesaplaşma mı?
Anamur’da aylardır konuşulan Dragon Parkı projesinde çalışmaların başladığı ve 19 Mayıs 2026 tarihine yetiştirileceğinin ifade edildiği belirtiliyor. Elbette herkesin ortak temennisi; ortaya estetik, işlevsel ve Anamur’a yakışır bir eser çıkmasıdır. Bu şehirde yaşayan her bireyin beklentisi nettir: Kalıcı, nitelikli ve vizyoner bir hizmet.
Ancak sahadaki tablo, kamuoyunda farklı soruları da beraberinde getiriyor. Aylarca kazılmış, adeta harabeye dönmüş bir alan… Yılların ağaçlarının kesildiği, yürüyüş yollarının kenarındaki çalılık ve peyzaj bitkilerinin tamamen ortadan kaldırıldığı bir süreç… Oysa söz konusu alan, merhum Belediye Başkanı Suphi Alp döneminde ciddi bir peyzaj çalışmasıyla Anamur’a kazandırılmış; yüzlerce ağaç ve bitki dikimiyle sahil bandı nefes alan bir yaşam alanına dönüştürülmüştü.
Bugün gelinen noktada insan ister istemez şu soruyu soruyor: Yapılan müdahale bir yenileme çalışması mı, yoksa geçmiş dönemin izlerini silme çabası mı? Siyasette görüş ayrılıkları olabilir. Nitekim geçmişte belediye meclisinde yaşanan gerilimler, seçim dönemlerinde karşılıklı cepheleşmeler kamuoyunun hafızasında hâlâ taze. Fakat belediyecilik kişisel hesaplaşma alanı değil; şehir emanetine sahip çıkma makamıdır.
Kaldı ki mevcut tabloda yapılacak işin büyük kısmının zaten zemin düzenlemesi ve çimlendirme olduğu konuşuluyor. Eğer mesele sahile hizmetse, neden sahil bandının devamı niteliğindeki Devlet Bahçeli Parkı 2. Etap sonrası tamamlanmadı? Neden proje, Anemurium Antik Kenti sahiline kadar uzatılıp bütüncül bir vizyon ortaya konulmadı? İşte o zaman hizmetin adı olur, kalıcı bir iz bırakılırdı.
Öte yandan şehir merkezinde tablo pek iç açıcı değil. Yollar köstebek yuvasını andırıyor, çöp sorunu kronikleşmiş durumda, trafik düzensizliği sürüyor. Pazar yerleri ve mevcut park alanlarında bakım eksikliği göze çarpıyor. Şehrin genel disiplin algısı zayıflamışken, iki yıllık sürede somut ve büyük ölçekli bir yatırımın ortaya konulamamış olması eleştirileri artırıyor.
Yerel yönetimlerde temel ilke şudur: Her belediye başkanı, selefinden daha ileri bir hizmet standardı ortaya koymalıdır. “Yama” ve “makyaj” niteliğindeki uygulamalar kısa vadeli algı üretir; fakat şehir hafızasında yer etmez. Kalıcı başarı; stratejik planlama, kaynak yönetimi, önceliklendirme ve cesur kararlarla mümkündür. Siyasette başarı hikâyesi yazanların alternatifi konuşulmaz. Ancak sahada hizmetten çok söylem, üretimden çok görüntü varsa; doğal olarak alternatif arayışları da başlar.
Anamur halkı polemik değil, proje görmek istiyor. Rövanş değil, vizyon bekliyor. Geçmişi silmeye değil, üzerine koymaya talip bir anlayış görmek istiyor.
Dragon Park 19 Mayıs’a yetişir mi bilinmez; fakat asıl mesele takvim değil, ortaya konulacak eserin niteliğidir. Çünkü şehirler günü kurtaran hamlelerle değil, geleceği planlayan iradeyle büyür.