Defterde Mahalle, Gerçeklerde Köy…
Büyükşehir Yasası 2012’de kabul edilip, 2014 yerel seçimleri ile uygulanmaya başladığında Anamur’da,Bozyazı’da koro halinde aynı soru sorulmuştu : “Köyler mahalle olunca ne değişecek?”
Aradan yıllar geçti, bugünlere geldik. Anamur’un en yakın mahallelerinden başlayalım: Çarıklar, Bozdoğan, Evciler, Ormancık-Alaköprü, Bahşiş, Malaklar, Dişlen, Köprübaşı, Kızılaliler, Karadere, Alataş, Ovabaşı, Korucuk, Güleç, Çataloluk, Sarıdana, Ören, Demirören, Uçarı, Anıtlı… Tabelalarda “mahalle” yazıyor ama hayat hâlâ köy hayatı.
Bozyazı tarafında da tablo farklı değil. Karaisalı, Derebaşı, Tekedüzü, Kaledibi, Tekmen, Tekeli, Narince, Akcami, Kömürlü, Kızılca, Dereköy, Lenger, Elmakuzu, Ardıçlıtaş ve yaylalar… Hepsi kâğıt üzerinde mahalle; üretim biçimiyle, yaşam tarzıyla ise köy.
Uzak Yönetim, Yakın Sorunlar
Anamur’un, Bozyazı’nın Toroslara yaslanan bu mahalleleriyle yaylaları artık Mersin merkezli bir yönetim anlayışına bağlı. Ancak Mersin’e uzak bu yerleşimler için hizmet hâlâ uzakta, sorun ise kapının önünde. Yol bekleyen, su sıkıntısı yaşayan, altyapısı yıllardır yapılmayan yerler var.
Büyükşehir yasasından önce köy tüzel kişiliği; köyün merası, bütçesi ve ortak kararı vardı. Örneğin Sugözü’nün, Çukurabanoz’un, Elmakuzu’nun merası artık belediyenin tasarrufunda. Muhtar var ama yetkisi sınırlı; karar başka yerde alınıyor, sonuç buralarda yaşanıyor.
Üretim Köy, Giderler Şehir
İşin bir de ekonomik boyutu var. Köyken emlak vergisi ödemeyen, suyu daha uygun kullanan üretici; mahalle olunca şehirli gibi fatura ödemeye başladı. Muz üreten, çilek eken, yer fıstığıyla geçinen Anamurlu, Bozyazılıçiftçi de hayvancılıkla uğraşan kırsal bölge yerleşim alanları da aynı dertten muzdarip. Kısacası; üretim köy, giderler şehir.
Anamur’un, Bozyazı’nın uzak yakın tüm mahalleleri sadece birer yerleşim yeri değil; tarımın, emeğin ve alın terinin merkezleridir. Ancak Büyükşehir Yasası, bu kırsal yapıyı koruyacak özel bir model ortaya koyamadı. Köyler mahalle oldu ama kırsal kalkınma aynı hızla gelmedi.
Sonuç: Tabelalar Değişir, Derdi Köylü Çeker
Bugün Çarıklarda, Tekmen’de, Dereköy’de yaşayanlar hâlâ “köyüm” diyor. Çünkü mahalle olmak sadece isimle, asfaltla ya da kaldırım taşıyla olmuyor. Mahalle olmak hizmetle; köy olmak ise üretmekle olur.
Anamur ve Bozyazı örneği şunu açıkça gösteriyor: Her yeri şehir gibi yönetmek, her yeri şehir yapmıyor. İsimler ve tabelalar değişir; ama köylünün derdi yerinde kalır. Belki de artık şu soruyu daha yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:
Büyükşehir Yasası, Anamur ve Bozyazı’nın köylerine gerçekten ne kattı?
Sağlık ve esenlik dileklerimizle…Hoşça kalın.