Anamur Neden İl Olmalı?
Anamur Neden İl Olmalı?
Rahmetle andığımız tarihçi İlber Ortaylı, Anadolu coğrafyasının Roma, Selçuklu ve Cumhuriyet
dönemleri olmak üzere üç büyük imar hareketi gördüğünü belirtir. Ancak Anamur, Selçuklu mirası olan
Alaköprü, Akcami ve Mamure Camisi bir kenara bırakılırsa, halkın doğrudan faydalandığı bayındırlık
faaliyetleri açısından Cumhuriyet dönemi haricinde adeta unutulmuş bir bölgedir.
Yöredeki dağ yollarının çoğunun Roma dönemine kadar geriye gittiği söylenebilir; Osmanlı döneminde
ise bu geçitlere tahsisat ayrılsa da bakım ve onarım dışında kalıcı bir yapı bulunmamaktadır. Bugün eski yerleşiklere ait, turizm açısından büyük kıymet taşıyan Ören Antik Kenti dışında eser anlamında bir
varlık bulunmamaktadır.
Türklerin 1330’lu yıllarda Taşeli bölgesine yerleşmesinden bugüne, doğanın hırçın şartlarıyla boğuşan
yöre insanı, bu zorlukları aşacak dış faktörlere ve devlet desteğine her zaman ihtiyaç duymuştur. Türk
töresinde devlet, ‘babadır’ ; açları doyurmak, çıplağı giydirmek ve yurtsuza yurt bulmakla yükümlüdür.
Günümüzde devlet, bu görevleri, yasaya uygun çağdaş kurumlar ve icra organları eliyle
yürütülmektedir.
Ancak Anamur insanı, çalışmayı bir ibadet sorumluluğunda yapsa da hak ettiği hizmetleri talep etme
noktasında her zaman "edebinden mıdır nedir" mahcup davranmış ve kamu hizmetlerine ulaşmada
merkezden uzak olmanın dezavantajını yaşamış ve yaşamaktadır.
Bunun en somut örneği, bölge halkının kendi imkânlarıyla, el emeği; kilim, çuval ve heybe gibi ürünlerini
satarak inşaatı, yöre insanının bizzat katkılarıyla tamamlayabildiği Anamur Devlet Hastanesi’ni 1975’te
ancak yapabilmiş olmasıdır.
Atalarımız "Gözden ırak olan gönülden de ırak olur" demişler, Anamur, Mersin’e 220 km uzaklıktadır.
Günümüzde insansız hava araçları (uçangöz) ve anlık kayıt teknolojileri sayesinde bakımsız kusurlu
yollar, insanımızın hak etmediği ihmal edilmiş mezarlıklar veya doğaya atılan plastik atıklar artık gizli
kalmamaktadır. Estetikten yoksun şekilde yapılan "yasak savma" kabilinden hizmetler, merkezi
otoritenin nefesinin kırsala ulaşmadığını kanıtlar niteliktedir.
Anamur’un il yapılması için temel gerekçeler:
Demografik ve Kültürel Potansiyel: Anamur’un 66.930 kişilik nüfusu, 1987de kendisinden ayrılan
Bozyazı (26.832) ile birlikte il olma, bütün olarak düşünülmelidir. Yaklaşık 94 bin kişilik nüfus, 40
kilometrelik sahil şeridi, Ören Antik Kenti ve Mamure Kalesi gibi değerlerle bölge, güçlü bir turizm kenti
potansiyeline sahiptir.
Hizmetin Yerinden Yönetimi:
Yetişmiş insan kaynağı ve tarımsal üretim gücü göz önüne alındığında,
kamu hizmetlerinin halkın ayağına götürülmesi çok daha rasyonel bir yaklaşım olacaktır.
Coğrafi Uzaklık:
Mersin’e olan 220 kilometrelik mesafe ile Anamur, "iline en uzak ilçe" unvanını elinde
bulundurmaktadır. 538 kilometrelik Antalya-Mersin sahil yolunun ortasında yer alan bu bölgenin, her
iki merkeze de uzak olmasının yarattığı zorluklar ancak il statüsüyle aşılabilir.
Stratejik Konum:
Anamur, Taşeli coğrafyasının kalbi konumundadır. Ayrıca, Kıbrıs adasına en yakın
anakara (Anadolu) noktası (70-74 km) olması ve adaya su temini sağlaması gibi stratejik özellikleri,
bölgenin merkezi bir idari yapıyla yönetilmesini zorunlu kılmaktadır.
Tarımsal Verimlilik ve Ekonomi:
Başta muz olmak üzere örtü altı meyve ve sebze yetiştiriciliğinde öncü
olan Anamur, kıt ama kıymetli topraklarını daha verimli kullanmak zorundadır. Üretilen ürünlerin
Antalya, Konya, Karaman ve Mersin gibi büyük pazarlara hızlı ve güvenli ulaşması için etkin bir idari
mekanizma şarttır.
Ekolojik Koruma: Gözce Deresi’nden Kaledran Çayı’na kadar uzanan, hatta bu sınırları da aşan, kendine
has Akdeniz bitki örtüsü ve Toroslar’ın, Akdenize bakan mis kokulu sedir/katran ormanlarının
korunması ve görülmesi, ancak yerinden ve güçlü bir gözlemle mümkündür.
İl olma fikrinin bir heves olmadığı, bir ihtiyaç olduğu kanaatindeyim; bu değişim bölge insanına daha
kaliteli eğitim, daha iyi bir sağlık hizmeti, daha planlı bir çevre ile üretken, zengin ve yaşanabilir bir
kent vadetmektedir. Bu hedefe ulaşmak için başta Anamur ve Bozyazı’daki 82 mahalle muhtarı olmak
üzere esnaf, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve tüm Anamur sevdalıları bu fikri her platformda
diri tutmalıdır.
Bu meşru olduğunu düşündüğüm talebin yasalaşması, yöre halkının bu ideali ne kadar güçlü
sahiplendiğine bağlıdır. Olur, mu? olur. Coğrafyada yasayan insanların ne kadar istediğine bağlı; yerel
basında çıkan haberler beni bunları yazmaya götürdü.
Selam ve muhabbetle 05.07.2026