1 Mayıs geldiğinde arı gibi çalışan işçinin videoları paylaşılıyor, sahne kuruluyor. Mikrofonlar açılıyor, cümleler özenle seçiliyor. “Alın teri”, “emek”, “dayanışma”… Her yıl aynı kelimeler, aynı mesajlar. Bu yıl da değişen bir şey olmadı. Ama değişmeyen asıl şey, bu sözlerle gerçekler arasındaki uçurum.

Çünkü mesele ne söylendiği değil, ne yaşandığıdır.

Bugün “emeğin bayramı kutlu olsun” diyen bir anlayışın, kendi çalışanına nasıl davrandığına bakmadan bu sözleri değerlendirmek mümkün mü? Sosyal medya paylaşımına dahi müdahale edilen, memurun, işçinin en basit ifade alanının bile baskı altına alındığı bir ortamda “dayanışma”dan söz etmek, en hafif tabirle gerçekle bağını koparmış bir söylemdir.

Daha açık konuşalım:
Eğer bir yönetim, çalışanını susturarak düzen kuruyorsa, orada emekten söz edilemez.
Eğer insanın insani durumu—hastalık, engellilik, yaşam şartları—görmezden geliniyorsa, orada adaletten bahsedilemez.

Ama gelin görün ki; tam da bu tablo içinde en yüksek sesle “emek” vurgusu yapılıyor.

İşte bu yüzden bu mesajlar kutlama değil, hiciv gibi okunuyor.

Çünkü emek, sadece kürsüde anıldığında değil; zor zamanda korunduğunda anlam kazanır.
Çünkü dayanışma, afişte değil; uygulamada kendini gösterir.
Çünkü adalet, söylemle değil; davranışla ölçülür.

Bugün vatandaşın gördüğü tablo net:
Söz var, icraat yok.
Paylaşım var, samimiyet yok.
Gösteri var, gerçek yok.

“Sosyal demokratlık” etiketiyle konuşmak kolay.
“Halkçı” olduğunu söylemek de öyle.
Ama mesele tabelada yazan değil, sahada yaşanandır.

Ve sahada görünen şu:
İşçinin sesi kısılmış, memurun alanı daraltılmış, insanın nefes alanı daralmış.

Böyle bir tabloda 1 Mayıs kutlaması yapmak, emeği onurlandırmak değil; emeğin anlamını boşaltmaktır.

Artık kimse bu dili satın almıyor.
Çünkü bu şehirde insanlar artık şunu çok iyi biliyor:
Emek, sadece bir gün hatırlanıyorsa, o bir bayram değil, bir vitrin çalışmasıdır.

Vatandaşın beklentisi açık ve net:
Laf değil, hizmet.
Gösteri değil, adalet.

Ve en önemlisi;
emeğin gerçekten değer gördüğü bir düzen.

Çünkü aksi halde kutlanan şey 1 Mayıs değil,
sadece algıdır.

#anamur