Dünya genelinde yaklaşık 1,2 milyar kadının 2030 yılına kadar menopoz sürecine girmesi beklenirken, bu dönem artık bir “kayıp” ya da “kaçınılmaz son” olarak değil; bilimsel verilerle yönetilebilen bir yeniden yapılanma süreci olarak ele alınıyor. Modern yaşamın kadın sağlığı üzerindeki olumsuz etkileriyle artan sıcak basmaları, uyku bozuklukları ve ruhsal dalgalanmalar, bütüncül sağlık yaklaşımları sayesinde yerini sağlıklı yaş alma stratejilerine bırakıyor.

Menopoz Bir Hastalık Değildir
Geleneksel bakış açısında menopoz, üretkenliğin sonu ve yaşlılığın başlangıcı olarak görülse de günümüz sosyo-ekonomik yapısında kadınlar bu dönemi çoğu zaman kariyerlerinin ve sosyal yaşamlarının en aktif evresinde karşılıyor. Ancak kronik stres, yanlış beslenme ve hareketsizlik gibi modern yaşam alışkanlıkları menopoz semptomlarını ağırlaştırarak, sürecin toplumsal bir sağlık sorununa dönüşmesine neden oluyor.

Bilimsel veriler, kadınların yaşamlarının yaklaşık üçte birini menopoz sonrası dönemde geçirdiğini ortaya koyarken; bu sürecin doğru yönetilememesi, iş gücü kaybından kronik hastalıklara kadar birçok riski beraberinde getiriyor.

“Genetik Kaderiniz Değil, Epigenetik Sizin Elinizdedir”
Longevity ve Fizik Tedavi Uzmanı Dr. Mehmet Portakal, menopoz yönetiminde öne çıkan epigenetik yaklaşımın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Menopozun yalnızca biyolojik bir takvimi yok; yaşam tarzıyla şekillenen bir epigenetik yaşı vardır. Menopoz, biyolojik saatin durması değil, bedenin yeni bir ritme uyum sağlamasıdır. Bizim amacımız genetik yapıyı değiştirmek değil, genlerin nasıl çalıştığını belirleyen epigenetik faktörleri doğru şekilde yönetmektir. Doğru beslenme, mikrobesin takviyeleri, stres yönetimi ve uygun fiziksel aktiviteyle yalnızca semptomları azaltmıyor, hücresel düzeyde yenilenmeyi destekliyoruz.”

Bütüncül ve Kişiye Özel Yaklaşım
Dr. Portakal, menopozu yalnızca hormonal bir eksiklik olarak görmediklerini belirterek, bu süreci bağışıklık, sindirim ve sinir sistemi dahil olmak üzere tüm vücut sistemlerinin yeniden dengelenmesi gereken bir dönem olarak ele aldıklarını ifade etti. Uyguladıkları “Yaşam Tarzı Tıbbı” yaklaşımının temel başlıkları ise şöyle:

Fonksiyonel Tıp Analizleri: Hormon dengesi, vitamin-mineral eksiklikleri ve inflamasyon düzeylerinin detaylı değerlendirilmesi
Kişiselleştirilmiş Beslenme Programları: Östrojen metabolizmasını destekleyen, kemik yoğunluğunu korumaya yönelik beslenme planları

Rejeneratif ve Destekleyici Tedaviler: Osteoporoz ve eklem sağlığı için fizik tedaviyle entegre uygulamalar
Ruh-Beden Dengesi: Uyku hijyeni ve stres yönetimiyle otonom sinir sisteminin düzenlenmesi
“Menopoz Kader Değil, Yönetilebilir Bir Süreçtir”
Menopozun hücresel yenilenme ve kişiye özel sağlık yönetimiyle çok daha sağlıklı bir döneme dönüştürülebileceğini vurgulayan Dr. Portakal, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“İnsanı bir bütün olarak ele alan bu yaklaşım, kadınların sadece tedavi edilmesini değil; kendilerinin en iyi versiyonlarını keşfetmelerini hedefler. Menopozun yarattığı sisli tablo dağıtılabilir. Daha enerjik bir beden, daha berrak bir zihin ve daha güçlü bir yaşam mümkündür. Menopoz artık kader değil, profesyonelce yönetilebilen bir süreçtir.”

Haber Resmi Haber Resmi

Haber Resmi